MMuhammed Reyşehri
Receb, 1403-21 Mayıs 1983
Mizan’ul Hikmet -4

4. Konu el-Ecel  Ecel-Vakit

el-Bihar 5/136, 4. Bölüm, el-Acal

bak.
el-Hırs, 102. Konu; el-Emel, 20. Konu ve el-Umr, 368. Konu; el-Kader, 431. Konu, el-Kaza, 443. Konu ve el-Mevt, 499. Konu

19. Bölüm
Ecel

1.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ecelleri (ömür müddetini) belirlemiş, bazısını kısa ve bazısını da uzun kılmıştır. Bazılarını öne almış, bazısını da ertelemiştir. Nedenlerini ölüme ilişik kılmıştır. (ecelin gelip çatmasını sağlar.)”
2.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ecel canların sürüklendiği yerdir. Ölümden kaçış ise ölüme erişmek demektir.”
3.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En doğru şey eceldir.”
4.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ecelden daha doğru bir şey yoktur.”
5.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En yakın şey eceldir.”
6.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ne güzel ilaçtır ecel!”
7.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın nefesi eceline doğru attığı bir adımdır.”
8.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim ecelini gözetirse fırsatlarını ganimet bilir.”

20. Bölüm
Ecel Sağlam Bir Kaledir

Kur’an:
“Hiç bir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır.”
“Bu işte bir şeyimiz (karar ve görüşümüz) olsaydı, burada öldürülmezdik”diyorlar. De ki: “Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı.”
“Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yaratmış, sonra da sizi çiftler halinde var etmiştir. Dişinin gebe kalması ve doğurması, ancak O’nun bilgisiyledir. Ömrü uzun olanın çok yaşaması ve ömürlerin azalması şüphesiz Kitaptadır. Doğrusu bu Allah’a kolaydır.”
9.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın kendini koruyan iki meleği vardır. Taktir (ecel) gelince melekler onunla ecel arasından çekilir. Şüphesiz ecel sağlam bir kaledir.”
10.    İmam Ali (a.s) (aniden korkutulmak istenince) şöyle buyurmuştur: “Allah bana sağlam bir kalkan karar kılmıştır. (Ölüm) Günüm gelip çatınca o kalkan benden ayrılır ve beni ölümün eline teslim eder. O zaman artık ne ok şaşırır ve ne de yara iyileşir.”
11.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Koruyucu olarak ecel yeter. Herkesin Allah tarafından koruyucuları vardır. Onu kuyuya düşmekten, başına bir duvar çökmekten, yırtıcı bir hayvana av olmaktan korurlar. Eceli gelince kendisiyle eceli arasını boşaltırlar.”
12.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Koruyucu olarak ecel yeter.”
13.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ecel sağlam bir kaledir.”
14.    Said b. Veheb şöyle diyor: “Bir gece Said b. Kays ile Siffin’de idik. İki ordu birbirini gözetiyordu. O arada Hz. Ali (a.s) geldi. Biz de hemen huzuruna vardık. Said b. Kays kendisine, “Ey Müminlerin Emiri! Bu saatte gelinir mi? Bir şeyden korkmadın mı?”diye sorunca Hz. Ali şöyle buyurdu: “Şüphesiz herkes için iki melek tayin edilmiştir. Bu melekler onu kuyuya düşmesinden, bir hayvanın kendisine zarar vermesinden veya bir dağın tepesinden düşmesinden korurlar. Ta ki taktiri gelir çatar. Taktiri (eceli) gelince de onu eceliyle baş başa bırakırlar.”

21. Bölüm
Her Şeyin Bir Eceli Vardır

15.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz her şeyin bir müddeti ve eceli vardır.”
16.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her şeyin kendisinden ileri geçemeyeceği bir eceli vardır.”
17.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah her şeye bir miktar tayin etmiştir ve her miktarın bir eceli/sonu vardır.”

22. Bölüm
Her Ümmetin Bir Eceli Vardır

Kur’an:
“Her ümmet için belirli bir süre vardır; vakitleri dolunca ne bir an gecikebilir, ne de bir an öne geçebilirler.”
“Yok ettiğimiz her bir memleketin elbette belli bir yazısı vardır. Hiç bir ümmet kendi süresini öne de alamaz, geciktiremez de.”
bak. Nahl suresi 61. ayet; Taha suresi 129. ayet; Ankebut suresi, 5. ayet; Şura suresi, 14. ayet; Müminun suresi, 43. ayet

23. Bölüm
Belirli ve Belirsiz Ecel

“O, sizi çamurdan yarattı, sonra size bir ecel tayin etti. Belirli bir ecel O’nun katındadır; sonra bir de şüphe edersiniz.”
18.    İmam Sadık (a.s) (yukarıdaki ayetin tefsirinde) şöyle buyurmuştur: “Belirsiz ecel askıya alınmış, durdurulmuş eceldir. Allah dilediği kadar öne alır ve dilediği kadar da erteler. Ama belirlenmiş ecel, bir Kadir gecesinden diğer Kadir gecesine kadar takdir edilen eceldir. Allah’ın şu sözü de bu anlamdadır: “Süreleri sona erince bir an bile geciktirilmezler ve öne de alınmazlar.”  Başka bir rivayette bu anlamdadır. Ama birinci ecelin belirli/kesin, ikinci ecelin ise belirsiz ve askıya alınmış ecel olduğunu bildiren İbn-i Müskan’ın rivayet nassı (Bihar, c. 5, s. 139), bu rivayet ile çelişmektedir. Allame Meclisi bu iki grup rivayeti çelişmeyecek bir şekilde bir araya toplamış (bak. el-Bihar, c. 5, s. 140), Allame Tabatabai ise İbn-i Müskan’ın rivayetini reddetmiştir. Ayeti de metinde naklettiğimiz şekilde tefsir etmiştir.”  bak. el-Mizan tefsiri, c. 7, s. 15

24. Bölüm
Belirsiz Eceli Uzaklaştıran Şey

19.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanlar ömrüyle yaşamaktan çok, iyilikleriyle yaşarlar, ecelleriyle ölmekten çok, günahlarıyla ölürler.”
20.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sadaka ile eceller uzar.”
bak. el-Umr, 2932. Bölüm


more post like this