İslam kaynakları

    1. home

    2. article

    3. Ahund Horasani’nin Hayatı ve Olması Gerekenler

    Ahund Horasani’nin Hayatı ve Olması Gerekenler

    Ahund Horasani’nin Hayatı ve Olması Gerekenler
    Rate this post

     

    40 Yıl Boyunca Et Yemeyen Şii Müçtehit!

    Ahund Horasani’nin Hayatı ve Olması Gerekenler

    Ahund Horasani’nin kabrini kızını yanına defnetmek için elli yıl sonra kazarlar. Bu sırada Ahund Horasani’nin kabrinin duvarı yıkılır. O anda halk, Ahund Horasani’nin cesedini sapasağlam görerek şaşkına döner. Öyle ki Ahunt Horasani’nin tüm bedeni sapa sağlam, yüz şekli ve sakalları bile aynı olduğu gibi öylece kalmıştı…

    Şahitlerden birisi şöyle anlatıyor: O kadar şaşılacak bir durum ki Ahund’un elini kaldırıp kızının ellerinin üzerine bıraktım. Şeyhin elleri sanki uyuyan birisinin elleri gibiydi. Elleri hareket ediyordu…

    Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA-Bugün, Şia aleminin en büyük alimlerinden biri olan Ayetullah uzma Ahunt Horasani’nin ölüm yıldönümü. Ahunt Horasani adıyla ünlenen “Molla Muhammed Kazım Horasani” Şia aleminin gelmiş geçmiş en büyük alimlerinden biridir. O, 21 zilhicce 1329 yılında Necef-i Eşref’te melekut-u A’la’ya kavuşmuştur.

    40 Yıl Boyunca Et Yemeyen Şii Ayetullah

    Ahunt Horasani şöyle anlatıyor: “Kırk yıldır ne et yedim nede yeme arzusu duydum. Benim tek yiyeceğim düşünceydi. Ben, bu yaşantıdan razı ve kaniydim. Hiçbir zaman yaşantıdan razı olmadığımı sanacakları bir söz söylemedim. Mum almam için (o zamanın şartlarında mum çok önemli bir aydınlatma cihazıydı) bana bir miktar para verdiler, ancak ben o parayı kendimden daha fakir olana vererek kendim karanlıkta kalıyordum. Otuz yıldır benim tek yiyeceğim sıcak ve soğuk ekmektir.

    Şeyh Ensari’nin Öğrencisine Bağışladığı Gömleği

    Bir gün Şeyh Ensari’nin [1] ders toplantısı bitmişti. Üstat, Ahund Horasani’ye [2] bakarak şöyle dedi: “Ahund! Görüyorum ki çok müeddep oturuyorsun. O başını aşağı doğru eğmişti. Üzerinde gömleğinin olmadığı anlaşılmasın diye  abasını göğsünün üstüne doğru tutmuş ve kabasını da boynuna kadar çekmişti. Şeyh, öğrencisinin gömleğinin olmadığını anlamıştı. Zira tek sahip olduğu şey yırtık bir kaba [3] eski bir aba ve bir çift ayakkabıydı. Onun da altı yoktu. İçine bir şey koyarak zahmetle ayağını üste doğru çekerek giyerdi. Ayakları kirlendiğinden günde üç kere ayaklarını yıkardı.

    Öğrencilerden birisi onun bu durumunu görerek üzülür ve ona bir çift ayakkabı hediye eder.

    O gün, Şeyh Ensari öğrencisinin gömleğinin olmadığını anlar ve ona bir gömlek vermelerini emreder.

    Bir Babanın Öldükten Elli Yıl Sonra Kızına Elini Uzatması

    ————–

    [1] – Şeyh Ensari, Ahund Horasani’nin üstadıdır.

    [2]- Ahund Horasani’ni öğrencilik yılları.

    [3]-  Ruhani ve âlimlerin resmi kıyafetleri: Aba, Kaba (abanın altından giyilen bedenin her yerini kaplayan bir çeşit elbise) ve kabanın altından giyilen gömlektir.

    ————————

    Ahund Horasani’nin kabrini kızını yanına defnetmek için elli yıl sonra kazarlar. Bu sırada Ahunt Horasani’nin kabrinin duvarı yıkılır. O anda halk, Ahund Horasani’nin cesedini sapasağlam görerek şaşkına döner.  Öyle ki Ahunt Horasani’nin tüm bedeni sapa sağlam ve yüz şekli ve sakalları bile aynı olduğu gibi öylece kalmıştı…

    Şahitlerden birisi şöyle anlatıyor: O kadar şaşılacak bir durum ki Ahund’un elini kaldırıp kızının ellerinin üzerine bıraktım. Şeyhin elleri sanki uyuyan birisinin elleri gibiydi. Elleri hareket ediyordu. (kurumamıştı) herkes şaşa kalmıştı. Çünkü Ahund’un kefeni, yüzü öyle bir haldeydi ki sanki birkaç dakika önce onu kabre koymuşlar gibiydi.

    Ahunt Horasani’nin Evi ve Oğlunun Şikayeti

    Ahunt Horasani, temizliğe çok düşkündü. Yüz, eller, beden ve elbisenin temiz olmasına çok önem verirdi. Üç oğluyla birlikte dört odalı bir evde yaşıyordu. Her üç oğlu da evliydi. (her aileye bir oda düşüyordu) Bir gün oğullarından biri evlerinin küçüklüğünden şikayet etti. babası şöyle buyurdu: “Eğer bu şehirdeki evleri fakirler arasında paylaştırırlarsa bize bundan fazlası düşmez.”

    ABNA.İR