Hadisler ışığında:
Âlimler ve Allah Katındaki Yüce Makamları
“İnsanlardan Peygamberlik makamına en yakın olan kimse, alimler ve mücahitlerdir.”
“Âlimler peygamberlerin varisidir.”
“Alim ölse bile diridir, cahil diri olsa bile ölüdür.”
“İlim ibadetten üstündür.”
“Allah nezdinde ilim öğrenmek, Allah-u Teala yolunda, cihad, hac, oruç ve namazdan daha üstündür.”
“Âlimin yüzüne bakmak ibadettir.”…
Peygamberlik Makamına En Yakın Olan Kimse
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsanlardan Peygamberlik makamına en yakın olan kimse, alimler ve mücahitlerdir.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İlim talep eden kimse İslam’ın rüknüdür. Mükafatı da peygamberlerle verilecektir.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ümmetimin alimleri, İsrailoğullarının peygamberleri gibidir.”
Alimler Peygamberlerin Varisidir
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Alimler peygamberlerin varisidir.”
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Alimler peygamberlerin varisleridir. Zira peygamberler miras olarak dirhem ve dinar bırakmazlar. Aksine onlar kendilerinden hadisler geride bırakmışlardır. O halde her kim bu hadislerden bir şey öğrenirse, çok fayda elde etmiştir. O halde ilminizi kimden elde ettiğinize iyi bakın.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alimler peygamberlerin varisleridir. Gök ehli onları sever ve öldüklerinde kıyamet gününe kadar denizdeki balıklar onlar için mağfiret diler.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alimler yeryüzünün meşaleleri, peygamberlerin halifeleri, benim ve Peygamberlerin varisleridirler.”
İmam Ali (a.s), oğlu Muhammed’e şöyle buyurmuştur: “Dinde fakih ol (derin anlayış sahibi.) Zira ki fakihler peygamberlerin varisleridir.”
Alimlerin Mürekkebinin Şehitlerin Kanından Üstün Oluşu
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alimlerin mürekkebi ve şehitlerin kanı kıyamet günü birlikte tartılır ve alimlerin mürekkebi, şehitlerin kanından üstün gelir.”
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü olunca Allah-u Teala insanları geniş bir çölde toplar, teraziler ortaya konur. Şehitlerin kanı alimlerin mürekkebiyle tartılınca, alimlerin mürekkebi, şehitlerin kanından üstün gelir.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alimlerin mürekkebi, şehitlerin kanıyla tartılır ve mürekkeb kana üstün gelir.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alimlerin mürekkebi ve şehitlerin kanı birlikte tartılır. Alimlerin mürekkebi şehitlerin kanından üstün gelir.”
Alim Ölse Bile Diridir
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Mal biriktirenler, diri oldukları halde helak olmuşlardır. Ama ulema, zaman (dünya) baki kaldıkça bakidirler. Bedenler yok olmuştur; ama söz ve eserleri gönüllerde mevcuttur.”
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Gece ve gündüz baki kaldıkça alimler de baki kalır.”
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Alim ölse bile diridir, cahil diri olsa bile ölüdür.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cahiller arasında alim, ölüler arasındaki diri gibidir.”
bak. el-Mevt, 3741, 3742. Bölümler
İlmin İbadetten Üstünlüğü
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Benim nezdimde ilmin üstünlüğü, ibadetin üstünlüğünden daha sevimlidir.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İlim ibadetten üstündür.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim kendisi vesilesiyle batılı hakka veya sapıklığı hidayete döndürmek üzere bir ilim öğrenmek için (evinden) dışarı çıkarsa onun bu işi kırk yıl Allah’a ibadet etmiş kimsenin ibadeti gibidir.”
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın duyduğu ve (başkalarına) aktaracağı ve amel edeceği hikmetli bir söz bir yıllık ibadetten daha hayırlıdır.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İlmin azlığı, ibadetin çokluğundan daha iyidir.”
İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bir saatlik ilmi müzakere, bir gecelik ibadetten daha iyidir.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İlimle birlikte olan uyku, cehaletle birlikte olan namazdan daha iyidir.”
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çok ilimle birlikte olan az amel, az ilimle, şek ve şüpheyle karışık çok amelden daha hayırlıdır.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah nezdinde ilim öğrenmek, Allah-u Teala yolunda, cihad, hac, oruç ve namazdan daha üstündür.”
Alimin Abid İnsana Üstünlüğü
İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “İlminden istifade edilen alim, yetmiş bin abidden daha üstündür.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alimin abid insana üstünlüğü, ondordüncü gecenin ayının diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz, alimin abide üstünlüğü güneşin diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Abid olmayanlara üstünlüğü ise, ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah’ı bilen bir alimin bir rekatlık bir namazı, Allah’ı bilmeyen kimsenin kıldığı bin rekat namazdan daha iyidir.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alimin kıldığı iki rekat namaz, abidin kıldığı bin rekat namazdan daha iyidir.”
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bir alim, bin abidden ve bin zahitten daha üstündür.”
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “İlim sahibi kimse (kıyamet günü) beşyüz yıllık mesafedeki bir tepenin üstünde abidden daha önce gelir.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alimin bir saat sırtını yastığa dayayıp ilim ve işine bakması, abid insanın yetmiş yıllık ibadetinden daha iyidir.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alimin şehitten üstünlüğü bir derecedir. Şehidin abidden üstünlüğü de bir derecedir. Peygamberin alimlerden üstünlüğü bir derecedir. Kur’an’ın diğer sözlerden üstünlüğü ise, Allah’ın yaratıklarından üstünlüğü gibidir. Alimin diğer insanlardan üstünlüğü de benim insanların en düşüğüne oranla üstünlüğüm gibidir.”
Alimin Abidden Üstün Oluşunun Sebebi
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alim insan abidden yetmiş derece üstündür ki her derecenin mesafesi, bir atın yetmiş yıl koşturması, (neticesinde aldığı yol) kadardır. Bu üstünlüğün sebebi ise şeytanın insanlar arasında bir bidat bırakması halinde alimlin onu anlaması ve insanları ondan sakındırmasıdır. Ama abid insan ibadetiyle meşgul olduğu için ne bid’ata teveccüh eder ve ne de onu tanır.”
İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü abid insana şöyle denir: “Sen iyi bir insandın, hizmet ettin, geçimini halktan temin etmedin, o halde şimdi cennete gir.” Biliniz ki fakih, insanlara hayrını ulaştıran ve onları düşmanlarından kurtaran kimsedir…
fakihe de şöyle denir: “Ey Al-i Muhammed’in yetimlerinin sorumluluğunu üstlenen! Onların zayıf dostlarını ve takipçilerini doğru yola ulaştıran kimse! Dur ve senden faydalanan veya senden ilim öğrenen herkese şefaat et.”
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü olunca aziz ve celil olan Allah alim ve abidi diriltir. Bu ikisi aziz ve celil olan Allah’ın huzurunda durunca, abid olanına şöyle denir: “Cennete gir.” Alim olana ise şöyle denir: “Dur ve insanları iyi terbiye ettiğin için onlara şefaat et.”
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Alimin iki rekat namazı, cahilin yetmiş rekat namazından daha iyidir. Zira alim fitnelerle karşılaşır, ama ilmi vasıtasıyla onlardan (sağ salim) dışarı çıkar. Ama cahil, fitnelerle karşılaşınca, onda darmadağın olur.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Muhammed’in ruhu elinde olana andolsun ki şüphesiz bir alimin varlığı İblis için bin abidin olmasından daha ağırdır. Zira abid insan kendisini düşünür. Alim ise başkalarını düşünür.”
Alimin Vefatı
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alimin vefatıyla İslam’da bir gedik açılır ve gece ve gündüz birbiri ardınca geldiği müddetçe de bu gedik kapanmaz.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah-u Teala bu ümmetten bir alimin ruhunu alınca, İslam’da bir gedik açılır. Kıyamet gününe kadar bu gediği asla kapanmaz.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alimin ölümü telafi edilmeyen bir musibet ve kapanmayan bir gediktir. Şüphesiz alim batmayan bir yıldızdır. Bir kabilenin ölümü bir alimin ölümünden daha kolaydır.”
İmam Sadık (a.s), aziz ve celil olan Allah’ın, “Bizim yeryüzünün etrafından eksilttiğimizi görmediler mi? ” ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Maksat, alimlerin yok olmasıdır.”
Alimin Yüzüne Bakmak İbadettir
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alimin yüzüne bakmak ibadettir.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Alimin yüzüne sevgiyle bakmak, ibadettir.”
İmam Sadık (a.s), kendisinden Peygamber’in (s.a.a), “Alimlerin yüzüne bakmak ibadettir” sözü sorulunca şöyle buyurmuştur: “Maksat, baktığın zaman sana ahireti hatırlatan alimdir. Bunun tersi olan (bakışı sana ahireti hatırlatmayan) kimseye bakmak ise fitnedir (sapıklıktır)”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali’nin yüzüne bakmak ibadettir.”
ABNA.İR


more post like this