Allah Hakkında Cidal ve Bahsetmek Yasaktır
Ebu Basir şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Cafer (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) buyurdu ki: “Allah’ın yarattığı varlıklar hakkında konuşun; ama Allah’ın (zatı) hakkında konuşmayın; çünkü Allah, hakkında konuşmak kişinin şaşkınlığını arttırmaktan başka şeye yaramaz.”
***
Aynı senetle Ebu Ubeyde’den aktarılan diğer bir rivayette ise Ebu Cafer’in (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) şöyle dediği belirtiliyor:
“Her şey hakkında konuşun; ama Allah’ın zâtı hakkında konuşmayın.”
Allah Hakkında Cidal ve Bahsetmek Yasaktır
Keza aynı senetle Dureys el- Kunasi’den aktarılan diğer bir rivayette de İmam’ın şöyle dediği belirtiliyor:
“Allah’ın azameti hakkında ne isterseniz söyleyiniz; ancak Allah’ın zatı hakkında konuşmayın, çünkü siz O’nun hakkında ne konuşursanız O onlardan daha büyüktür.”

***

Yine aynı senetle Burey el- İcli şöyle rivayet etmiştir:

Ebu Abdullah (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) şöyle buyurdu:

“Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve alih) ashabının yanına gelerek şöyle buyurdu: ‘Neden bir araya geldiniz? Dediler ki rabbimizi zikredip onun azameti hakkında tefekkür etmek için bir araya geldik.’ Allah Resulü şöyle buyurdu: ‘Allah’ın azameti hakkındaki tefekkürü asla anlayamazsınız.”

***

Yine aynı senetle Fudayl b. Yesar, Ebu Abdullah’tan (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) şöyle duyduğunu rivayet etmiştir:

“Ey Âdemoğlu! Eğer kalbini bir kuş yerse onu doyurmaz ve eğer gözünün üzerine iğne deliği kadar bir şey konursa onu kapatır bu halinle mi gök ve yerin melekûtunu kalp ve gözünle tanımaya çalışıyorsun?

Eğer sözünde sadıksan öyleyse Allah’ın yaratıklarından olan bu güneşe bak ve eğer gücün varsa onu gözlerinle doldur (yani gözlerin tam açık olarak ona bak, eğer bunu başarabilirsen) o zaman senin söylediğin gibidir.”

***

Keza aynı senetle Muhammed b. Müslim, Ebu Abdullah’ın Allah Azze ve Celle’nin “Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür; üstelik daha da yolunu şaşırmıştır.” (İsra, 72) Ayeti hakkında şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Eğer bir kimseyi göklerin ve yerin yaratılması, geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişi, yörünge, güneş ve ayın dönmesi ve şaşırtıcı ayetlerin arkasında bunlardan daha büyük bir işin olduğu konusu hidayet etmiyorsa, o kişi ahirette daha kör ve üstelik daha da şaşın olacaktır.” Sonra söyle buyurmuştur: “Böyle kişi o göremediği şeylerden ötürü daha kör ve daha şaşkındır.”

***

Muhammed b. Müslim Ebu Cafer’in (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) şöyle dediğini rivayet etmiştir:

“Arştan aşağı şeylerden konuşun, arş üstü şeylerden konuşmayın; Allah Azze ve Celle’nin (zatı) hakkında konuşan bir kavim vardı da şaşırdı, öyle ki ona önünden sesleniyorlardı arkasından cevap veriyor, arkasından sesleniyorlardı önünden cevap veriyordu.”

***

Abdurrahim el- Kasir, Ebu Cafer’e (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) tevhit hakkında bir şey sorduğunu ve İmam’ın ellerini göğe doğru kaldırarak şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Cebbar Allah, yücedir. Şüphesiz kim ona (Allah’ın zatı hakkında düşünmeye) daldıysa helâk oldu.”

***

Süleyman b. Halid şöyle rivayet etmiştir:

Ebu Abdullah (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) buyurdu ki:

“Allah Azze ve Celle: “Ve şüphesiz en son varış Rabbinedir.” (Necm, 42) buyurmuştur. Konuşma gelip Allah’a dayandı mı orda durun, ötesine geçmeyin.”

***

Muhammed b. Müslim şöyle rivayet etmiştir:

Ebu Abdullah (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) buyurdu ki: “Ey Muhammed! İnsanlar, her zaman ve her şeyden konuşurlar. Öyle ki Allah hakkında bile konuşmaktan çekinmezler. Allah hakkında konuşulduğunu duyduğunuz zaman şöyle söyleyin:

“Tek ve benzeri olmayan Allah ‘tan başka ilâh yoktur.”

***

Ebu Ubeyde el-Hazza şöyle rivayet etmiştir:

Ebu Cafer (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) şöyle buyurdu:

“Ey Ziyad! Düşmanlık oluşturan tartışmalardan uzak dur; çünkü bu tür tartışmalar geride şüpheler bırakır, amellerin düzeyini düşürür, kişiyi alçaltıp helâk olmasına neden olur. Bir şey konuştuğu halde bağışlanmayabilir.

Geçmiş zamanlarda bir kavim vardı. Bunlar yükümlü tutuldukları bilgiyi terk ettiler; buna karşılık kendilerine yasaklanan bilginin peşine düştüler. Derken söz gelip Allah’ın zatına dayandı. Sonuçta şaşkına döndüler. Öyle ki bir adama önünden seslenildiğinde o arkasına dönüp cevap verirdi, arkasından seslenildiğinde önüne bakıp cevap verirdi.”

***

Süleyman b. Halit şöyle rivayet etmiştir:

Ebu Abdullah (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) Şöyle buyurdu:

“Sizden önce kendilerine verilen ilmi terk edip kendilerine verilmeyen ilmin peşine düşen bir kavim vardı, kısa bir süre geçmedi ki göklerin üstündeki şeylerden soru sormaya başladılar, sonra kalpleri hayrete düştü de onlardan birine önünden seslenildiğinde arkasından cevap veriyor, arkasından seslenildiğinde önünden cevap veriyordu.”

***

Aynı senetle Ebu Carud şöyle rivayet etmiştir:

Ebu Cafer (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) şöyle buyurdu:

“Allah’ın (zatı) hakkında düşünmeyi terk edin; gerçekten Allah’ı tefekkür etmek şaşkınlık ve hayretten başka bir şeyi arttırmaz, çünkü gözler Allah Azze ve Celle’yi göremez ve haberler Ona ulaşamaz. (ki onun zatı hakkında haber versin)”

***

Keza aynı senetle Süleyman b. Halit şöyle rivayet etmiştir:

Ebu Abdullah (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) şöyle buyurmuştur:

“Allah’ın (zatı) hakkında düşünmekten sakının; gerçekten Allah’ı tefekkür etmek şaşkınlık ve hayretten başka bir şeyi arttırmaz, çünkü gözler Allah Azze ve Celle’yi göremez ve ölçüyle vasfedilmez.”

***

Fudayl b. Osman Ebu Abdullah’tan (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) şöyle rivayet etmiştir:

“Allah’ın (zatı) hakkında konuşan bir kavim İmam Cafer’in yanına geldi. İmam Cafer Sadık (aleyhi selâm) şöyle buyurdu: ‘Allah’tan korkun ve Onun azametini koruyun ve bizim demediklerimizi demeyin; zira sizde deseniz bizde desek, eninde sonunda sizde bizde öleceğiz. Sonra Allah sizi ve bizi diriltecek ve sizi ve bizi istediği yere koyacak.”

***

Munzir es- Sevri, Muhammed b. Hanefiyye’den şöyle rivayet etmiştir:

“Bu ümmet Allah hakkında konuşmadıkça asla helâk olmayacaktır.”

***

Aynı senetle Dureys el- Kunasi şöyle rivayet etmiştir:

“Ebu Abdullah (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) şöyle buyurmuştur:

“Allah’ın (zatı) hakkında konuşmaktan sakının. Onun azameti hakkında konuşun, Onun hakkında değil, çünkü Allah’ın (zatı) hakkında konuşmak şaşkınlık ve hayretten başka bir şeyi arttırmaz.”

***

Zurare Ebu Cafer’e (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) şöyle dediğini rivayet eder:

“Halk arkamız sıra (Allah’ın) sıfatları hakkında çok konuşuyor, siz bu konuda ne buyurursunuz?” imam şöyle buyurdu: “hoş değil”, Allah Azze ve Celle’nin şu buyruğunu duymadın mı? “Ve şüphesiz en son varış Rabbinedir.” (Necm, 42) bunun dışındakiler hakkında konuşunuz.”

***

Zurare b. A’yen, Ebu Abdullah’tan (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) şöyle rivayet etmiştir:

“Saygın ve ulu bir padişah, bir gün meclisinde Rab Tebareke ve Teâlâ hakkında yakışıksız bir söz söyledi de anında ortadan kayboldu ve nereye gittiği öğrenilemedi.”

***

Muhammed b. Müslim, Ebu Cafer’den (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) şöyle rivayet etmiştir:

“Allah’ın zatı hakkında düşüncelere dalmaktan sakının! Fakat O’nun büyüklüğünü anlamaya çalışmak istediğiniz zaman, yarattıklarının büyüklüğüne bakın.”

***

Ebu Basir, Ebu Cafer’den (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) şöyle dediğini duyduğunu rivayet etmiştir:

“Çekişmek dini mahveder, ameli batıl eder, şek doğurur.”

***

Aynı senetle Ebu Basir, Ebu Abdullah’tan (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) şöyle rivayet etmiştir:

“Kelâm ehli (Allah’ın zatı hakkında konuşanlar) helâk olacaklardır ve Müslümanlar kurtuluşa ereceklerdir. Gerçekten Müslümanlar işte onlar asil ve soylu olanlardır.”

***

Ebu Basir şöyle rivayet etmiştir:

İmam Sadık (aleyhi selâm) şöyle buyurmuştur: “Sadece takvası olmayan veya şekke düşen kimse çekişir.”

***

Ebu Ubeyda, Ebu Cafer’in (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) kendisine şöyle dediğini rivayet etmiştir:

“Ey Ebu Ubeyde! Birbirleriyle (Allah’ın zatı konusunda) tartışıp, cidal eden kimselerden ve bize yalan isnatta bulunanlardan uzak dur. Gerçekten onlar kendilerine verilen ilmi terk ederek göklerin ilmini seçtiler.

Ey Ebu Ubeyde! İnsanlarla ahlâkları ölçüsünde geçinin ve davranışları ölçüsünde onlardan uzak durun. Gerçekten biz konuşma tarzını bilmeyen kimseyi akıllı kişilerden saymayız.” Daha sonra bu ayeti kerimeyi okudu: “Andolsun ki sen onları konuşma tarzlarından tanırsın.” (Muhammed, 30)

***

Cafer b. Muhammed Ebu Abdullah’ın (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) Resulullah’tan (sallallahu aleyhi ve alih) şöyle rivayet ettiğini nakletmiştir:

“Tüm cidal eden fitnecilerden uzak durun, gerçekten tüm fitneciler süreleri bitene kadar delillerini (fitnelerini) ilga ederler ve her ne zaman süresi biterse fitnesi onu ateşle yakar. Ve rivayet olunmuştur ki: “Hataları onu kendi kendisiyle meşgul ederek, yakar.”

***

Ali b. Bilal, İmam Musa Kazım’dan (aleyhi selâm) şöyle rivayet etmiştir:

Adama, yani Ebu’l Hasan’a (İmam Musa Kazım aleyhi selâm) dedim ki sizin babalarınızın “İnsanları din hakkında konuşmaktan sakındırdıkları” rivayet ediliyor. Sizin mütekellim dostlarınız tarafından: “ (Allah’ın zatı) konularında iyi konuşamayanların bu işten sakındırıldığı, ama bu konularda iyi konuşabilenlerin sakındırılmadığı” şeklinde tevil edilmektedir. Acaba onların tevil ettikleri gibi midir, yoksa değil midir?”

İmam Musa Kazım (aleyhi selâm) ona cevaben şöyle yazdılar: “İyi konuşan olsun, iyi konuşmayan olsun bu konularda konuşmasın, gerçekten onun günahı faydasından daha çoktur.”

***

Cafer b. Sema’e, bir çoklarından Zurare’nin şöyle dediğini rivayet eder:

Ebu Cafer’e (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm), Allah’ın kulları üzerindeki hücceti nedir? Diye sorduğumda şöyle buyurdular: “Bildiklerini söylemeleri ve bilmedikleri hususunda durmalarıdır.”

***

Ehu Tirbal, Ebu Abdullah’tan (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) şöyle duyduğunu rivayet etmiştir:

“Eziyet etmekten sakınmak, cidal ve bahsetmeyi azaltmak rızkı arttırır.”

***

Ali b. Yaktin şöyle rivayet etmiştir:

İmam Kazım (aleyhi selâm) şöyle buyurmuştur: “Dostlarına dillerini korumalarını, dinde çekişmeyi terk etmelerini ve aziz ve celil olan Allah’a ibadet hususunda çaba göstermelerini emret.”

***

Ebu Basir Ebu, Abdullah’tan (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) şöyle rivayet etmiştir:

“Şüpheci veya takva sahibi olmayanların dışında kimse birbiriyle çekişip münakaşa etmez.”

***

Aynı senetle Ömer b. Abdulaziz Ebu Abdullah’tan (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) şöyle rivayet etmiştir:

“Bu grup mütekellimler (birbirleriyle bahseden kimseler) kendi grupları arasında bulunanların en kötü olanlarıdır.”

***

Mufaddal b. Ömer Ebu Abdullah’tan (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) şöyle rivayet etmiştir:

“Ey Mufaddal! Kim Allah’ın nasıl olduğunu düşünürse helâk olur ve kim riyaset peşinde koşarsa helâk olur.”

***

Mes’ede b. Sadakat, Cafer b. Muhammed’den (aleyhi selâm) O’da babalarından Resulullah’ın (sallallahu aleyhi ve alih) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Allah, dinlerini kıt ve sınırlı tutanlara, yani hakkı batılla geçersiz kılmak için cidal edenlere lânet etsin.”

***

İsmail b. Ebu Ziyad, Cafer b. Muhammed’den (aleyhi selâm) O’da babalarından Resulullah’ın (sallallahu aleyhi ve alih) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Ben, hak üzere olsa da cidal ve tartışmayı terk eden kimseye cennetin en yüksek yerinden, ortasından ve bahçesinden bir ev garanti ediyorum.”

***

Kuleyb b. Muaviye şöyle rivayet etmiştir:

İmam Sadık (aleyhi selâm) şöyle buyurmuştur: “Sadece göğsünde olan şeyle daralan kimse çekişir.”

ABNA.İR


more post like this