Ayetullah Destgayb’ın Hayatından Kesitler O büyük arif, müminler ve halk için elinden gelen hiçbir şeyi onlardan esirgemedi.
AYETULLAH DESTGAYB (r.a) VE TOPLUM Ayetullah Destgayb (r.a) 1942 yılında üstadının izni ve tavsiyesiyle doğum yeri Şiraz’a döndü.
Şiraz’a gelişiyle Talibun Mescidi’nde cemaat namazı kıldırmaya başladı. Mübarek Ramazan ayının yaklaşmasıyla kısa bir zamanda terk edilmiş şehir mescidinin cemaatinin sayısında gözle görülür bir artış oldu.
Merkez Camii’nin bir bölümünü Ramazan ayına hazırladılar. Ayetullah Destgayb (r.a) aynı yıl Ramazan ayından sonra mümin ve fedakâr yöre halkını toplayarak birlikte canla başla çalışarak birkaç yıl içinde Merkez Camii’ni tamamen yenilediler.
Ayetullah Destgayb (r.a) güzel ahlakı ve ameliyle genç nesilleri camii ve cemaat namazlarına çekmeyi başardı. 1961’e kadar Merkez Camii’nde kültürel faaliyetlere başladı ve bunu başarıyla devam ettirdi. Daha sonra da çok sayıda mescit, medrese ve hayır kurumları inşa Kendisini tamamen halka ve müminlere hizmet etmeye adamıştı.
Fakat bu faaliyetlerinin yanı sıra maneviyat, dua ve münacattan da gafil olmadı. Hanımı onu şöyle anlatır: “Bazı geceler onun ağlama ve inleme sesleri beni uykudan uyandırırdı.
Sade yemeklerle yetinirdi. Çoğu zamanlar karnını peynir ekmekle doyururdu ve bazen de soğan ekmek yerdi. Hiçbir zaman bu halinden şikâyetçi olmazdı.” Bazı geceler samimi dostu Hacı Mümin ile dua ve münacatla meşgul olurdu. Ramazan ayında gecelerini sabaha kadar ibadet ederek ve dua okuyarak geçirirdi.
Ayetullah Destgayb (r.a) evinde son derece ahlaklı ve İslami kurallara riayet etmekteydi. Eşine karşı çok itinalı saygılıydı.
Çocuklarının annelerine karşı davranışlarına çok dikkat ederdi. Kızlarından biri babasını şöyle anlatıyor: “Babam sabah namazlarına bizleri kaldırırken gayet sakin ve ihtiramla seslenirdi. Yumuşak ses tonuyla; “yavrum kalk, sabah namazının vakti girmiştir” derdi.
Sabahları yürüyüş yapardı. Yürüyüşten dönerken ekmek alıp kahvaltıyı hazırladıktan sonra bizleri kaldırır ve hep beraber kahvaltı sofrasına otururduk. İlk lokmasında Besmeleyi yüksek sesle söylerdi ve her lokmadan sonra Allah’a hamd ederdi ve bizleri öyle yetiştirdi.”
AYETULLAH DESTGAYB (r.a) VE İSLAM DEVRİMİ Ayetullah Destgayb (r.a) İmam Humeynî’nin (r.a) 1961 yılında başlattığı devrim hareketine destek vererek İmam’ın samimi ve sadık yaranlarından oldu. Onun liderliğinde Fars bölgesinde inkılâbın zafere ulaşmasında aktif görevler üstlendi.
Ayetullah Destgayb (r.a), Şiraz’da İslamî programları Şah rejimine karşı büyük bir dirayet ve cesaretle uyguladı. İmam Humeyni’nin bildirilerini dağıtarak ateşli konuşmalar yaptı. İmam’ın konuşma kasetlerini ve bildirilerini tüm etraf şehir ve kasabalara dağıttı ve bazı kopyaları da İmam’a gönderdi. İmam kaseti dinledikten sonra şöyle dedi:
“Seyyid, bu hafta neler demiş, neler yapmış.” Ayetullah Destgayb (r.a) 15 Hurdad’da Şah rejimi aleyhine yaptığı konuşmasından sonra tutuklanarak Tahran’a zindana gönderildi. 1963 yılında Ayetullah Gazi Tabatabî (r.a) ile birlikte bir kez daha zindana kapatıldı. Şiraz bölgesinde Ayetullah Mahallatî (r.a) ve özellikle Ayetullah Destgayb (r.a) son derece nüfuz sahibiydi. Dolaysıyla rejim ve Savak bölgeyi sıkı bir kontrol altına almıştı.
“17 Şehriver” olaylarından sonra Şah son nefeslerini alırken tüm gücüyle inkılâpçıları baskı altına almaya başladı. Savak 17 Şehriver’den sonra gece Ayetullah Destgayb’in (r.a) evini kuşattı. Ağır bir şekilde hasta yatağında yatan Şiraz’ın taklit mercii Abdulhüseyin Destgayb’i (r.a) Tahran’a götürerek birkaç ay zindana hapsettiler.
Ayatullah Destgayb (r.a), İran İslam İnkılâbı’nın zafere ulaşmasıyla 1979 yılında Şiraz Cuma imamlığına atandı ve şahadetine kadar İslam ve inkılâp için tüm gücüyle hizmet etti. AYETULLAH DESTGAYB’IN (r.a) KERAMETLERİ 1-İmam Mehdi’nin (a.f) Vekili Vaktiyle Buşehir seyyidlerinden biri, iki oğlunu alarak Şiraz’a geldi. Havzada görevlilere
Ayetullah Destgayb’i (r.a) görmek istediğini söyledi. Niçin onu görmek istediğini sorduklarında önemli bir işi olduğunu söyledi. Israrla nedenini sorduklarında yanındaki çocuklarından birinin yüzüne bakarak şöyle dedi: Oğlum hastalanmıştı.
Buşehir’de hastaneye götürdüm, doktorlar hemen Şiraz’a hastaneye sevk etmemi söylediler ama param yoktu. Hüzün ve çaresizlik içinde ne yapacağımı düşünüyordum.
O esnada Hz. İmam Zaman’a (Aleyhisselam) tevessül ettim, münacatla meşguldüm ki İmam Mehdi’nin (Aleyhisselam) bana inayet ettiğini gördüm. Hazret bana şöyle buyurdu: Üzülme! Şiraz’a git, vekilim Ağa Destgayb (r.a) sana yardımcı olacaktır. Bu konuşmalardan sonra seyyidi Ağa Destgayb’in (r.a) evine götürdüler.
Ayetullah Destgayb (r.a) seyyidi görür görmez özel bir ilgi gösterdi. Hal hatırını sordu, Seyyid daha bir şey söylemeden Ayetullah Destgayb (r.a) ona şöyle dedi: “Çocuğu getirdin mi?
Şimdi durumu nasıl? Üzülme artık hastane masraflarının tamamını ben karşılayacağım.” 2-İsimsiz Mektup Şiraz Havzası öğrencilerinden biri şöyle naklediyor: “Şiraz Havzası’nda ders okuyordum. Evlenmek istiyordum, fakat maddi sıkıntılarım vardı.
Diğer taraftan Ayetullah Destgayb (r.a) da beni iyi tanımadığı için ondan yardım talep edemiyordum. Kendi kendime şöyle bir karar verdim: Ağa’nın huzuruna isimsiz bir mektup yazarak içimi dökeyim.
Bu amaçla isim belirtmeden bir mektup yazdım. İki üç gün sonra Ağa medreseye geldi. Öğrencilerin halını hatırını sordu ve medreseden ayrılırken bana bakarak şöyle dedi:
Ağa… İsteğin yerine getirildi, daha sonra bizim eve gel! Ben hayretler içinde şaşkına dönmüştüm, mektubu yazanın ben olduğumu nereden anladı dedim kendi kendime.
Çünkü bu mektuptan hiç kimsenin haberi yoktu. Daha sonra üstadın evine gittim bana bir miktar para verdi. O parayı evlilik için harcadım. Para ne eksikti, ne de fazlaydı; ihtiyacımı tamamen karşıladı.


more post like this