İslam kaynakları

    1. home

    2. article

    3. Ayetullah Hasan Ali Nohudeki’den Kerametler

    Ayetullah Hasan Ali Nohudeki’den Kerametler

    Ayetullah Hasan Ali Nohudeki’den Kerametler
    Rate this post

    Ayetullah Hasan Ali Nohudeki’den Kerametler
    Şeyh Muhtar Ruhani anlatıyor:
    Bir gün fakir bir seyide kadın benden çarşaf ve başörtüsü isteğinde bulundu. Bende şu anda sizin isteğinizi yerine getirecek imkânım yok dedim.
    O gün Şeyh Hasan Ali Nohudeki’nin yanına giderek hacetimi arz ettim. İşim bitince mahzarından ayrılacağım sırada bana bir miktar para uzatarak: “Bu parayla o seyide kadın için çarşaf ve başörtüsü al.” Dedi…
    O seyide kadına vermem için ayrıca ona ilave olarak bir tümen [1] ile bir ‘men’ [2] pirinç havale kağıdı verdi. Bende Şeyh Nohudeki, o seyide kadının benden çarşaf ve başörtüsü isteğinde bulunduğunu nereden biliyordu? diye şaşkınlık içinde öylece kalmıştım.
    Yanından ayrılmak üzereyken birden aklımdan bir tümen ile pirinç havalesini daha sonra veririm diye geçirdim. O anda Ayetullah Nohudeki yüksek sesle bana: “Her ne dediysem yerine getir ve bir şeye karışıp müdahalede bulunma.” diye seslendi.
    Sen Ye İyileşecek
    Bir zabıta görevlisi naklediyor:
    Eşim uzun bir süredir hastaydı ve yaklaşık olarak altı ay önce hastalığı şiddetlenerek yatağa düştü, hareket edemiyordu. Bazı arkadaşların tavsiyesi üzerine Merhum Hacı Şeyh Hasan Ali Nohudeki’nin yanına giderek eşimin hastalığından bahsettim.
    Bana bir hurma vererek bunu ye diye buyurdu. Ben de: ‘hasta olan eşim’ dedim. Buyurdular ki “sen bunu ye eşin iyileşecek!” içimden şayet eşimin kurtulacağından ümitsiz olduğundan beni ümitsiz etmemek için böyle yaptı diye geçirdim.
    Yanından ayrılıp evimin yolunu tuttum. Kapıyı çaldım. Kapıyı hasta olan eşim elinde süpürgeyle açtı! Ben ‘ne oldu da yerinden kalktın?’ diye sordum.
    Dedi ki: ‘bir saat kadar önce yatakta yatıyordum. Birden sanki üzerimden bir ağırlığın kaldırıldığını hissettim. Şifa bulduğumu hissederek kalktım. Kalktım ve evin temizliği ile uğraşmaya başladım.’
    Hırsızı Tanıma Yolu!
    Ayetullah Şeyh Hasan Ali Nohudeki İsfahani’ni oğlu naklediyor:
    Bir gün Tahran’dan birisi babamın yanına gelerek evine hırsız girdiğini ve evinde ne var ne yok hepsini çaldığını söyledi. Babam bir süre sessizce kaldıktan sonra şöyle buyurdu: ‘Bugün Tahran’a git. Çarşamba günü sabah güneş doğmadan önce Hasan
    Abad meydanına git ve caddenin doğu tarafından dur. O esnada dört kişilik, beş kişilik ve yedi kişilik bir birinden ayrı gruplar oradan az bir fasılayla hareket edecek.
    Üçüncü gruptan yedinci kişinin koltuğunun altında bohçası olan bir adam var. O kişi senin evini soyan kişidir.”
    Evine hırsız giren adam daha sonra olayı şöyle naklediyor: “Şeyhin buyurduğu gibi yaptım. Hırsızı bularak mallarımı geri aldım.”
    Namazı İlk Vaktinde Kıl İşin Düzelecek
    Meşhed Belediyesinde üst düzey yetkililerden biri anlatıyor:
    Bir nedenden dolayı beni belediyedeki görevimden aldılar. Bende Ayetullah Nohudeki’nin yanına gittim. Bana ‘namazlarını ilk vaktinde kıl. İşin kırk gün sonra düzelecek’ dedi.
    Otuz gün geçti ve ben işimde hiçbir eser görmedim. Yeniden Ayetullah Nohudeki’nin yanına gittim. Bana ‘sana kırk gün demiştim’ diye buyurdu.
    Her ne düşündüysem hiçbir alamet ve ümit göremedim. Kırkıncı gün caddeye bakan bir kahvehanede oturmuştum. Meşhed’in eski belediye başkanı Muhammed Ali Ruşen, oradan arabasıyla geçiyordu. Ayağa kalkıp selam verdim. Arabayı durdurup bana:
    neden burada oturuyorsun? Meğer senin işin yok mu? diye sordu. Durumumu kendisine anlattım. Bana benimle gel dedi. Bende arabasına binerek onunla gittim. Valiliğe giderek hakkımdaki suçlamaların kaldırılmasını ve işime geri döndürülmemi istedi.
    Şeyh Nohudeki’nin söylediği gibi kırkıncı gün öğleden sonra işime geri dönerek göreve başladım.
    ABNA.İR
    ________________________________________
    [1] – İran para birimi.
    [2] – Bir çeşit ağırlık ölçüm birimi.