Ayetullah Mekarim Şirazi ve Ayetullah Cafer Subhani

Cinsi sapıklıkların psikolojik ve bedensel tehlikeleri

Bu konuda uzun geçmişi olan bir psikiyatrisin görüşü

Acaba mastürbasyon (istimna) zararlı mıdır?

Her ne kadar bir takım şuursuz doktor ve tahkik ehli olmayan psikologlar mastürbasyon gibi son derece çirkin bir ameli bazı gençler için zararsız gösterseler de bu amele müptela olmuş kimselerin bize ulaşan birçok mektupları ve gerek hissi ve gerekse harici bir takım gözlemlemeler gerçekte bu sözün, bir tür hissi hakikatleri ve gençlerin açıkça kandırıldıklarını göstermektedir.

Biz burada meşhur psikologlardan Dr. Çehrazi’nin araştırma ve delile dayalı bir makalesini  “Danişmend” adlı derginin 13. sayısından iktibas ederek yukarda söz konusu edilen sorunun canlı cevabı olarak değerli gençlerin hizmetine sunacağız.

“Cinsi konu” günümüz gençlerinin yüz yüze kaldığı meselelerden bir tanesidir. Gerçekte cinsi meyillerin kendini gösterdiği bu yaş merhalesinde gençler bir seri meraklı araştırmalardan sonra cinsi dürtülerin varlığından haberdar olurlar ve en küçük cinsi hareketlenmenin teşvikiyle gençlerin varlığındaki şehvet ateşi alevlenir.

Geçmişte “dini eğitim ve toplumsal gelenek ve görenek”lerin etkisi altında gençliğe yeni adım atanlar, cinsel dürtülerle yüz yüze kaldıkları zaman bir seri usullere bağlı kalıyorlar ve zorluk ve baskılara tahammül ederek kendilerini kontrol etmek suretiyle daha az cinsi dürtülerin etkisinde kalıyorlardı. Ne var ki günümüzde [1] cadde, sokak ve evlerde yer alan seksi manzaraların; broşür reklamlarının, çıplak resimler, dergiler, gazeteler, televizyon ve sinema filmleri ve oyalayıcı roman ve hikâyelerin cinsi dürtülerin harekete geçirilmesinde fevkalade bir etkisi vardır ve sonuçta yeni gençlik, şiddetli meyil ve cinsi azgınlıkların esiri olmuştur.

Bu etkenlerin esiri olan yeni gençlik, kendini gösteren cinsel dürtülerinin doyurulma yolunu aynı yaş grubuna sunmak ya da uykuda ihtilam olmak vesilesiyle fark eder ve bundan haz duydukları için söz konusu etkenleri yenilemek ister ve yavaş yavaş mastürbasyona alışır ve sonuçta gençlerin yaşamında büyük bir sorun oluşur.

Bazı doktor ve psikologlara göre mastürbasyon doğal bir şeydir ve hayvan ve insanın bu doğal ve sıradan işe ihtiyacı vardır.

Ne var ki bu kimseler, bu işin tekrar etmesi ve haftada belli bir sayıya ulaşarak gençlerde cisim ve ruhsal gelişimi açısından hangi ölçüde zararlara vesile olacağından habersizdirler (maalesef genellikle bu adet tedricen şiddetlenir ve bu dürtüleri harekete geçirme vesilelerine kolaylıkla ulaşılabileceği için defalarca tekrar edilmesiyle gençler çabucak müptelası olurlar).

Bu çirkin alışkanlığın kötü sonuçları ve bedenin güçsüz kalması

Son yıllarda yapılan araştırmalar ve özellikle binden fazla gençler üzerindeki incelemeler, mastürbasyonun hafife alınmaması gerektiğini göstermektedir. (Dikkat ediniz)

Bu konunun aydınlanması için ilk olarak cinsel bezlerin fizyolojik yapısını hatırlatacağız:

Bulûğ alametlerinden bir tanesi, yumurtalardaki bezlerde spermin üremesidir. Spermin her damlasında milyonlarca spermatozoit adında erkek eşey hücresi vardır ve yumurtalıkta üreyen bu bezler sperme mecrası yoluyla yumurtalıkların arkasında yer alan sperm torbasında birikir.

Sperm torbası zamanla dolar ve gelişme sürecinde olan gençlerin fiziksel gelişimlerinde etkili olan bu spermin bir kısmı beden tarafından cezp edilir ve aynı zamanda cinsi meyilleri harekete geçirir; ne var ki büyük bir çoğunluğunun dışarı atılması gerekir ve bu ise neslin üremesi için gereklidir.

Cinsi uyarıcılarla az karşılaşan ve gerek dini gerekse sağlıksal olarak uygunsuz uyarıcılardan kendilerini koruyan gençler, sperm torbası dolduğu zaman genellikle uyku esnasında ihtilam yoluyla spermlerini boşaltarak biyolojik dengeyi sağlarlar ve bu sebeple bu tür gençler için herhangi bir problem ortaya çıkmaz.

Ama cinsi uyarıcılarla sürekli iç içe olan gençler mahrumiyetin eşiğine ulaşarak mastürbasyonun tek çıkar yol olduğunu düşünürler. Dürtülerin hareketlenmesinden sonra mastürbasyonla kendilerini tatmin eder ve genellikle de bu hareketi tekrar ederler. Amelin tekrar edilmesi ve haftada belli bir sayıya ulaşmasıyla gençlerin psikolojik ve cinsellik dengeleri tabii şeklinden dışarı taşarak cinsi yetersizlikle sonuçlanan cinsi hareket düzeni bozulur.

Şöyle ki: Cinsi dürtülerin doyurulması tabii yoldan ve evlilikle gerçekleşirse gencin görmek, dokunmak ve diğer hissi yollarla cinsi hareketlenmeleri beyine ulaştırılır ve hissi yollarla beyne ulaştırılan cinsel sinyaller, fizyolojik etki suretinde cinselliğin yansımasını gerçekleştirir ve bu şekildeki ilişki doğal sürecinde gerçekleşmiş olur.

Ne var ki mastürbasyonda olay tam tersinedir ve özel bir manzaranın düşünülmesi ve belli bir yere dokunulması, doğal uyarıların yerini alır ve bu da cinsi dengenin tam tersine bir sistemin oluşmasına yol açar.

Bu amelin tekrar etmesiyle gencin bedeninde “dengesiz yansımalar” gerçekleşir ve doğal yoldan cinsi dürtülerini doyurmak istediği zaman yetersiz kalır; zira bu kimsede cinsi dürtüleri doğal yoldan doyurma yolu bozulmuştur. Bu sebeple taraf kendini evlilik zamanında güçsüz hisseder.

Söz konusu haletin şiddeti genci altüst ederek rahatsızlığın doğmasına vesile olur ve bunun tekrar etmesiyle gençte bir tür ruhi rahatsızlık başlar; bu haletin devam etmesi ise onun ruh ve şahsiyetini etkiler (elbette bu haldeki gencin vahşeti ve her şeyi bir birine karıştırması, aynı şekilde başka bir paniği doğurur, hâlbuki kötü âdetini terk etse,  soğukkanlılığını korusa ve çirkin alışkanlığının yerine güzel bir alışkanlık edinse söz konusu rahatsızlık tamamen tedavi edilmiş olacaktır).

Mastürbasyon müptelalılarının cisimsel bozuklukları

Konuyla ilgili dikkat edilmesi gereken bir başka konu da şudur: Daha önceden söylediğimiz gibi spermin bir kısmı beden tarafından cezp edilir ve gencin bedensel gelişmesini sağlar; bu gelişimin yalnızca bedene değil, ruhi gelişime de etkisi vardır.

Mastürbasyon hareketinin tekrar edilmesiyle dışarı atılan sperm cinsel bozuklukların oluşmasına vesile olmanın yanında zayıflık, şahsiyet zaafı, irade zaafı, azda olsa güç azalması, utanma, çekingenlik ve ruhi gücün azalmasına da sebep olur.

Bu iki konunun daha iyi aydınlanması için, mastürbasyona müptela olan kimselerin evlendikten sonra ya eşlerinden haz almadıkları ya da soğukkanlı ve cinsi güçsüzlük yaşadıklarına dair ifadelerini kendi dillerinden okuyalım:

Evli bir genç şunları söylüyor: “Karımı taparcasına seviyorum, ne var ki maalesef onunla cinsel ilişkiye girmekten lezzet alamıyorum ve bu mesele beni çok üzüyor.”

Evli bir bayan şunları dile getiriyor: “Üç aylık evli olmama rağmen eşime göre, neden kuru bir tahta parçası gibi olduğumu anlayamıyorum.”

Genç bir erkek şunları anlatıyor: “Buluğ çağlarında defalarca bu çirkin ameli yapıyordum; sonraları eşimle ilişkiye girmeyi başaramaz oldum, ama yalnız olduğum zaman hayal ve düşüncem beni tahrik ediyor.”

Bize müracaat eden iki gencin ifadelerine göre: “Bu ameli tekrar etmesinden dolayı kendi eşleriyle cinsel ilişki kurmaktan acizdirler ve bundan dolayı çok utanıyorlar.”

Yine genç bir fert şunları dile getiriyor: “Altı aydan beri eşimle nikâhlandım, ne var ki bu kötü alışkanlığa müptela olmamdan dolayı onunla birlikte olma başarısına ulaşamadım.”

Hatırlatılması gereken bir diğer noktada şudur: Daha ziyade toplumdan uzak ve uzlete çekilen geçler bu çirkin amele müptela olmaktadırlar ve bu sebeple gençlerin sebepsiz uzleti terk ederek, iyi ve imanlı arkadaşlar seçerek bu amelden kurtulmaları gerekir.

Şahsiyet zaafı ve kuşkuculuk

Gençleri kendisine müptela eden bu çirkin alışkanlığın zararlarından bir tanesi de gençler bu çirkin ameli yaptıktan sonra genellikle pişmanlık duyarlar ve bir daha tekrar etmeme doğrultusunda sıkı karar almalarına rağmen, ortamın müsait olmasıyla yeniden aynı çıkmaza duçar olurlar.

“Pişmanlık” ve “tekrar girişimde bulunma” haleti onların ruhlarına şiddetle zarar verir ve gençliğe yeni adım atmış bu kimselerin şahsiyet zaafına, iradesizliğe, kuşkuya ve cinsi yetersizliğe düşmelerine sebep olur.

Kısacası mastürbasyon cinsi meselelerde psikolojik yansıtma sistemini bozarak lezzet hissini ve cinsi yetersizliğini doğurur ve bu kötü amele müptela olan gençlerin utanç duyması, kendini küçük görmesi ve şahsiyetinin bozulmasıyla sonuçlanır; gençlerin fiziki gelişmelerine de zarar verir. (Sayın Çehrazi’nin makalesinin sonu)

Gerekli bir uyarı: Söz konusu tehlikelerin önünün alınması için gençlerin ve buluğa yeni adım atmış kimselerin gereksiz korku ve şaşkınlıktan sakınmaları gerekir ve ciddiyetle, kararlılık ve tam bir ümitle bu çirkin alışkanlık karşısında mücadele etmeleri gerekir.

Öncelikle çıplak resimler, aşk romanları, yoldan çıkaran filimler ve müptezel dergiler gibi yapay tahrik edici şeylerden uzaklaşmaları ve kararlılıkla onlara yaklaşmamaları gerekir.

Daha sonra iyi arkadaşlar seçilmesi, yalnızlıktan uzak durulması, yalnız ortamda yatmaktan sakınılması, faydalı sporla uğraşılması ve boş vakitlerin müfit şeylerle doldurulması gerekir.

Söz konusu bu kimseler, zararlı fertlerden şiddetle uzaklaşmalı ve bir seri iyi alışkanlıklar edinerek bu çirkin alışkanlıktan uzak durmalıdırlar.

Aynı şekilde kesinlikle zararlı yazılara, gerekli bilgisi olmayan doktorlara ve özellikle meselelere vakıf olmayan psikologların sözlerine aldanmamaları gerekir.

Hem bu çirkin amele müptela olmayan kimselerin önünün alınması ve hem de müptela olan kimselerin terk etmeleri için, yukarda söylediklerimizin yanında, konuyla ilgili kaleme aldığımız “Gençlerin cinsi sorunları” adlı kitabımıza da müracaat etmeleri tavsiye edilir.

 


more post like this