15. Konu el-Afat Afetler

bak.
ed-Din, 1305. Bölüm

97. Bölüm Afetler

1.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Zekiliğin afeti kendini övmektir. Cesurluğun afeti, başkasının hakkına tecavüz etmek; affetmenin afeti minnet; güzelliğin afeti gurur; ibadetin afeti gevşeklik; konuşmanın afeti yalan; ilmin afeti unutkanlık; hilmin afeti beyinsizlik; soy şerafetinin afeti böbürlenmek ve cömertliğin afeti israftır.”
2.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Dinin afeti nefsani isteklerdir.”
3.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her şeyin bir afeti vardır. İlmin afeti unutkanlık; ibadetin afeti riya; aklın afeti kendini beğenmek; soyluluğun afeti kibir; zekiliğin afeti kendini övmek; cömertliğin afeti israf; hayanın afeti güçsüzlük; hilmin afeti zillet ve güçlülüğün afeti ise sövmektir.”
4.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Korkaklık afettir.”
5.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Akılların afeti nefsani isteklerdir.”
6.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İmanın afeti şirktir.”
7.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yakinin afeti şektir.”
8.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Nimetlerin afeti nankörlüktür.”
9.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İtaatin afeti isyandır.”
10.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şerefin afeti kibirdir.”
11.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Zekavetin afeti hiledir.”
12.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İbadetin afeti riyadır.”
13.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cömertliğin afeti minnettir.”
14.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Dinin afeti kötü zanda bulunmaktadır.”
15.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aklın afeti nefsani heveslerdir.”
16.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Büyüklüğün afeti kaza ve kaderi engelleyen şeylerdir.”
17.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Nefsin afeti dünyaya tutkun olmaktır.”
18.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Meşveret etmenin afeti görüşleri dikkate almamaktır.”
19.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Padişahların afeti kötü davranmaktır.”
20.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Vezirlerin afeti kötü tabiatlı olmaktır.”
21.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Alimlerin afeti makam sevgisidir.”
22.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yöneticilerin afeti siyaset zayıflığıdır.”
23.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ordunun afeti, öndere itaatsizliktir.”
24.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Riyazetin afeti, adetlerin galip gelmesidir.”
25.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Halkın afeti, itaatsizliktir.”
26.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Takvanın afeti, kanaat azlığıdır.”
27.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hakimlerin afeti, tamahtır.”
28.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Adil insanın afeti, takvasının az oluşudur.”
29.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cesur insanın afeti, uzak görüşlülüğünü kaybetmesidir.”
30.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güçlünün afeti, düşmanı küçümsemektir.”
31.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hilmin afeti, horluktur.”
32.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bağışın afeti, bekletmektir.”
33.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İktisatlı olmanın afeti, cimriliktir.”
34.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Heybetli olmanın afeti, mizahtır.”
35.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aramanın afeti, başarısızlıktır.”
36.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Mülkün afeti, koruma zayıflığıdır.”
37.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sözleşmelerin afeti, riayet etme azlığıdır.”
38.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Riyasetin afeti, üstünlük taslamaktır.”
39.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Naklin afeti, yalan nakl etmektir.”
40.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İlmin afeti, ilimle amel etmemektir.”
41.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Amelin afeti, ihlası terk etmektir.”
42.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cömertliğin afeti, fakirliktir.”
43.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Halkın afeti kötü alimdir.”
44.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Adaletin afeti güçlü zalimdir.”
45.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bayındırlığın afeti sultanın zulmüdür.”
46.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kudretin afeti, iyiliğe engel olmaktır.”
47.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aklın afeti, kendini beğenmektir.”
48.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sözün afeti, yalandır.”
49.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Amellerin afeti, amel edenlerin acizliğidir.”
50.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzuların afeti, ecellerin gelişidir.”
51.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Vefa göstermenin afeti, sözünde durmamaktır.”
52.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Uzak görüşlülüğün afeti, işin işten geçmiş olmasıdır.”
53.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Emanetin afeti, hıyanettir.”
54.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fakihlerin afeti, (kötülüklerden) sakınmamaktır.”
55.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cömertliğin afeti, savurganlıktır.”
56.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Maaşın afeti, kötü idare etmektir.”
57.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sözün afeti, uzatmaktır.”
58.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Zenginliğin afeti, cimriliktir.”
59.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Emellerin afeti, eceldir.”
60.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hayrın afeti, kötü arkadaştır.”
61.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İktidarın afeti, zulüm ve isyandır.”
62.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Afetlerin başı lezzetlere düşkünlüktür.”
63.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aklın afetlerinin en kötüsü kibirdir.”

16. Konu el-Ekl Yemek

    Vesail’uş Şia, 16/405, Ebvab-u Adab-il Maide

bak.
    el-Himmet, 4029. Bölüm; el-Carr, 643. Bölüm; el-Heram, 804. Bölüm; el-Hamr, 1124. Bölüm

98. Bölüm Az Yemek

64.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Az yemek, nefsi daha değerli ve sıhhati daha sürekli kılar.”
65.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Az yiyenin dertleri de az olur.”
66.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Az yiyenin düşünceleri saf ve berrak olur.”
67.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Az yiyen kimsenin hesabı da az olur.”
68.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Az yiyen kimsenin karnı (midesi) salim ve kalbi sefalı olur. Çok yiyen kimsenin karnı hasta ve kalbi katı olur.”
69.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Giyiniz ve karnınızın (midenizin) yarısı dolana kadar yiyiniz ve içiniz. Şüphesiz bu peygamberlikten bir bölümdür.”
70.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kimin tespihi ve (Allah’ı) ululaması çok olur; yiyeceği, içeceği ve uykusu az olursa melekler kendisine iştiyak duyar.”
71.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Münezzeh olan Allah kulunun salahını irade ederse, ona az konuşmayı, az yemeyi ve az uyumayı ilham eder.”
72.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Az yemek iffetten, çok yemek ise israftandır.”
bak. el-Fezilet, 3217. Bölüm

99. Bölüm
Çok Yemek

73.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çok yemek ve çok uyumak nefsi bozar ve bir çok zarar doğurur.”
74.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çok yemek ağzın kötü kokmasına sebep olur.”
75.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çok yiyenin sıhhati az olur ve geçimi kendisine ağır gelir.”
76.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çok yemek midesine düşkün olmaktandır. Midesine düşkün olmak ise ayıpların en kötüsüdür.”
77.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Müminin kalbine çok yemekten daha zararlı bir şey yoktur. Çok yemek iki şeye sebep olur: Kalbin katılaşmasına ve şehvetin tahrik olmasına.”
78.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Çok yiyerek ve içerek kalbinizi öldürmeyin. Zira hiç şüphesiz kalp de çok su aldığı taktirde çürüyen ekin gibi ölür.”
79.    Hz. Mesih (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey İsrail oğulları! Çok yemeyiniz, zira çok yemek çok uykuyu getirir. Çok uyuyan kimse ise az namaz kılar. Namazı az olan kimse ise gafillerden yazılır.”
80.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Çok yemekten sakınınız; zira çok yemek bedeni bozar, hastalık doğurur ve ibadetlerde bitkinliğe sebep olur.”
81.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kalp, mide boş olunca hikmeti yüklenir; dolunca da hikmeti uzağa iter.”
82.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsanoğlu midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır.”
83.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Midesi dolu olanlar yer ve göklerin melekutuna giremezler.”
84.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Mümin bir midesi ile yer, kafir ise yedi midesi ile yer.”
85.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Korkak kalp ve doymaz karın, din hususunda ne kötü yardımcıdırlar.”
86.    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın en çok nefret ettiği şey, tıka basa doldurulan midedir.”
87.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın en çok nefret ettiği şey, dolu midedir.”
88.    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’a en uzak kimse karnı tıka basa dolu olandır.”
89.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Çok yemekten sakının, zira çok yemek kalbi katılaştırır, organları Allah’a itaat hususunda bitkin düşürür. Himmetleri öğüt dinlemekten sağır kılar.”
90.    İmam Sadık (a.s), Hz. Yahya (a.s) ve İblis arasında geçen konuşma hakkında şöyle buyurmuştur: “Yahya İblis’e şöyle dedi: “Şu kulplar nedir?”İblis şöyle dedi: “Bunlar insanoğlunun kapıldığı şehvet ve arzulardır.”Hz. Yahya, “Onlardan benim için de bir şey var mıdır?”diye sorunca İblis şöyle dedi: “Sen tıka basa doyunca seni namazdan ve Allah’ı zikretmekten alı-koyarız.”Bunun üzerine şöyle dedi: “Allah’a andolsun ki ben de asla midemi yemekle doldurmayacağım.”İblis şöyle dedi: “Allah’a andolsun ben de hiç bir Müslümanın hayrını istemeyeceğim.”Daha sonra Ebu Abdillah (İmam Sadık) (a.s) şöyle buyurdu: “Allah’a andolsun ki Cafer (ben) ve ailesi de asla karınlarını yiyecekle doldurmayacaktır. Allah’a andolsun ki Cafer ve ailesi asla dünya için çalışmayacaktır.”
bak. vesail’uş Şia, 16/405, 1. Bölüm

100: Bölüm
Ölçülü Yemek ve Ölçülü Yemenin Sıhhatteki Rolü

91.    İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eğer insanlar ölçülü yerlerse bedenleri sağlıklı kalır.”
92.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Nice bir defa yemek, insanın çok yemesine engel olur.”
93.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çok yemekten sakın, kim tıka basa yerse hastalığı da çok olur.”
94.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ölçülü yiyen kimsenin sıhhati artar, düşüncesi sağlıklı olur.”
95.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Karnın sürekli dolu olmasından sakın, zira bu dertlerin çıkmasına ve hastalıkların oluşmasına sebep olur.”
96.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Açlık ve hastalık bir araya toplanmaz.”
97.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sıhhat ve oburluk bir araya toplanmaz.”

101. Bölüm
Çok Yemenin Zararları

98.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aşırı doyan kimseyi oburluk ağırlaştırır. Her kimi de oburluk ağırlaştırırsa zekiliğine engel olur.”
99.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çok yemekten sakın, zira çok yiyen kimsenin hastalıkları artar ve rüyaları karmaşık olur.”
100.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çok yemekten sakın; zira çok yemek kalbi katılaştırır, namaz hususunda ağırlaştırır ve bedeni bozar.”
101.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Oburluk zekilik ile birlikte olmaz.”
102.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Oburluk zekilikle bir araya gelmez.”
103.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Mide helallerle dolunca, kalp hayır ve salahını görme hususunda körelir.”
104.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim çok yemeye ve içmeye adet ederse kalbi katılaşır.”
105.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Aşırı doymayınız, zira aşırı doymak kalplerinizdeki marifet nurunu söndürür.”
bak. el-Hikmet, 924. Bölüm

102. Bölüm
Aşırı Yemek Takvayı Yok Eder

106.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aşırı yemek takvayı yok eder.”
107.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Tıka basa doymak tekebbür ve dünya sarhoşluğu getirir, takvayı yok eder.”
108.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aşırı doymaya adet etmek bir çok hastalıklara neden olur.”
109.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aşırı doymak takvanın ne kötü arkadaşıdır.”
110.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aşırı doymak günahların ne güzel yardımcısıdır.”

103. Bölüm
Açlık

111.    İmam Zeyn’ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ı düşünen, Allah’tan korkan ve Allah için çalışan kimse kendisini açlığa alıştırmalıdır. Öyle ki artık içinde doymaya karşı bir iştiyak duymasın. Atları da yarış ve ödül almak için bu şekilde yetiştirir, zayıf tutarlar.”
112.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İçi yemekten boş olan, aç kalan ve sabreden kimseye ne mutlu. Bunlar kıyamet gününde doyacak olanlardır.”
113.    İmam Hadi (a.s) şöyle buyurmuştur: “Geceyi ihya etmek uykuyu tatlılaştırır; açlık ise yemeği lezzetli kılar.”
114.    Allah’ın dostlarının nitelikleri hakkında, Mirac hadisinde şöyle yer almıştır: “Karınları haram lokma hususunda boştur.”
115.    Hakeza has insanlar hakkında Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ya Rabbi! Onların (has insanların) alametleri nedir? (Allah) şöyle buyurdu: “Onlar dünyada zindanda yaşarlar. Dilleri çok konuşmaktan ve mideleri çok yemekten (adeta) onları hapsetmiştir.”
bak. el-Fezilet, 3217. Bölüm ve ed-Deva, 1287. Bölüm

104. Bölüm
Açlığın Etkileri

116.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Hikmetin nuru açlıktır. Aşırı doymak ise Allah’tan uzaklaşmaktır. O halde tıka-basa doymayın; zira aşırı yemek kalplerinizdeki marifet nurunu söndürür.”
117.    Mirac hadisinde Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ya Rabbi! Açlığın mirası (etkileri) nelerdir? (Allah) şöyle buyurdu: “Hikmet, kalbi korumak, bana yakınlaşmak, sürekli hüzün, insanlar arasında külfetsiz yaşamak, hak söz söylemek, kolay veya zora yaşamaktan korkmamak.”
118.    Hakeza Mirac hadisinde şöyle yer almıştır: “Ey Ahmet! Şüphesiz kulun karnı aç kalırsa ve dilini korursa ona hikmeti öğretirim. Kafir olursa hikmeti aleyhine bir hüccet ve vebal olur.”
119.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Yemek yemeyen ve açlık çeken kimseye ne mutlu! Kıyamet gününde doyacak olanlar onlardır.”
120.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Nefsi esir almada ve adetleri yok etmede ne güzel yardımcıdır açlık!.”

105. Bölüm
Yemekte Ölçü

121.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Canın çektiği halde yemekten el çek. Böyle yapacak olursan yemeği çok lezzetli bulursun.”
122.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İştahın olunca yemek ye ve henüz iştahın varken yemekten el çek.”
123.    İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim fazla yemek yerse afiyetle yemiş olmaz, her kim de (az veya çok değil), ölçülü yerse ondan faydalanır. Su da böyledir. O halde bunun yolu yeterince yemek ve henüz az bir iştahın varken yemekten el çekmektir. Bu iş mideni ve bedenini sıhhatli kılar. Aklını geliştirir ve bedenini çevik kılar.”
124.    İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim sıhhatli, zayıf ve çevik bedenli olmak isterse akşam yemeğini azaltsın.”

106. Bölüm
Sofra Adabı

125.    İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sofra adabı on iki tanedir ve her Müslümanın bunu bilmesi gerekir. Dört tanesi farz, dört tanesi sünnet, dört tanesi ise edeptendir. Farz olan dört tanesi şunlardır: Marifet, rıza, Allah’ın adını anmak ve şükür. Sünnet olan dört tane ise şunlardır: Yemekten önce abdest almak, sol tarafı üzerine oturmak, üç parmakla yemek ve parmaklarını yalamak. Edepten olan dört tanesi ise şunlardır: Önünden yemek, lokmayı küçük almak, güzel çiğnemek ve insanların yüzüne az bakmak.”
126.    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim yemeğin kendisine zarar vermesini istemiyorsa acıkmadıkça yememeli ve midesini boş bırakmalıdır. Yemek yiyince Allah’ın adını anmalı, lokmayı iyice çiğnemeli ve henüz iştahı varken yemekten el çekmelidir.”
127.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yemekten önce ve sonra elini yıkayan kimseye başında ve sonunda bereket verilir, hayatta olduğu müddetçe refah içinde yaşar ve bedensel hastalıklardan güvende kalır.”
128.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim yemek yerken Allah’ın adını anarsa, yemekten şikayet etmeyeceği (zarar görmeyeceği) hususunda kendisine garanti veririm.”
129.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim yerken ve içerken ilk önce Allah’ın adını anar ve sonunda Allah’a hamd ederse asla kendisinden o yemeğin nimeti hususunda soru sorulmaz.”
130.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yemeğe ilk önce tuz ile başlayınız, zira insanlar tuzda olan şeyleri bilselerdi onu denenmiş panzehirlere tercih ederdi.”
131.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yemek yerken aziz ve celil olan Allah’ın adını çok anınız, yemek yemede aşırı gitmeyiniz. Bu da Allah’ın nimetlerinden biridir.”
132.    Şöyle rivayet edilmiştir: “Sofra başında oturmayı uzatınız, zira bu vakitler ömrünüzden sayılmaz.”
133.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sıcak yemeği soğutunuz, zira Peygambere (s.a.a) sıcak yemek getirilince şöyle buyurdu: “Onu soğutunuz; aziz ve celil olan Allah sizlere ateş yedirmez. Bereket soğuk yemektedir.”
134.    İmam Sadık (a.s) babalarından (a.s) naklettiği “Peygamberin (s.a.a) yasakları”hadisinde şöyle buyurmuştur: “Peygamber yiyecek ve içeceğe üflemeyi yasaklamıştır.”
135.     Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim iki göz kendine baktığı halde yemek yer de onu yemeğe davet etmezse dermansız bir derde düçar olur.”
136.    Necih şöyle diyor: “Hasan bin Ali’yi (a.s) önünde köpek durduğu halde yemek yerken gördüm. Yediği her lokma kadar köpeğin önüne atıyordu. Kendisine şöyle dedim: “Ey İbn-i Resulillah! Köpeği sofrandan kovayım mı?”Şöyle buyurdu: “Onu kendi haline bırak. Ben, canlı bir varlık yüzüme bakarken yemek yediğim halde kendisine vermemekten haya ederim.”
137.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kaplarınızı kapaksız bırakmayın. Böyle yaparsanız şeytan o suya tükürür ve ondan istediği kadar alır.”
138.    İmam Kazım (a.s) aşağılık insanlar hakkında şöyle buyurmuştur: “(Aşağılık insan) Sokak ve pazarda bir şey yiyen kimsedir.”
139.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Mümin, ehlinin (ailesinin) iştahıyla yer. (Ehlinin sevdiği yemekleri tercih eder.) Münafık ise, ehli (ailesi) onun iştahıyla yer.”


more post like this