el-Bihar, 4/92, 3. Bölüm, el-Beda-i ve’n-Nesh
bak.  Ma’rifet, 2643. Bölüm
335. Bölüm Beda

1.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah beda ile ululandığı gibi hiçbir şeyle ululanmamıştır.”
2.    İmam Bakır (a.s) veya İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah’a beda gibi hiç bir şeyle ibadet edilmemiştir.”

336. Bölüm “Beda”nın Anlamı

3.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah’ın iki tür ilmi vardır: Kendisinden başka hiç kimsenin bilmediği gizli ve saklı ilmi. İşte beda da bundandır. Bir de Allah’ın meleklere, elçilerine ve nebilerine öğrettiği ilmi. Bu ilmi biz de biliyoruz.”

337. Bölüm
İmkansız Olan Beda

4.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim aziz ve celil olan Allah için bir şeyin bugün anlaşıldığına ve dün bilmediğine inanırsa ondan uzak durun.”
Beda lügatte bir şeyin gizlilikten sonra açığa çıkması, bilgisizlikten sonra ilmin oluşması anlamına gelmektedir. Çok az bir grup dışında tüm Müslümanlar Allah için böyle bir bedanın imkansız olduğuna inanmaktadır. Dolayısıyla İmamiye’ye böyle bir iftirada bulunanlar büyük bir yalan atmakta, itham etmektedirler. İmamiye bundan beri ve münezzehtir.
Halk arasında ise beda hadis imamlarının sözlerinden de anlaşıldığı gibi birkaç anlam ifade etmektedir: ve hepsi de Allah hakkında söylenebilecek şeylerdir. Bunlar:
1-Bir şeyi açığa çıkarmak, bir şeyi meydana getirmek, yeni bir taktir sebebiyle bir şeyin vücuda gelmesine hükmetmek ve bir takım şartlar esasınca yeni bir iradenin, bir şeyin oluşumunu onaylaması gibi anlamlara gelmektedir. Günlük olayların meydana gelişi de bu türdendir. İbn-i Esir’in kel, pisi ve kör insanlar hakkındaki sözleri de bu anlama yakındır. İbn-i Esir şöyle diyor: “Aziz ve celil olan Allah’a bu kimseleri bu vesilelerle imtihan etme hususunda beda hasıl oldu. Yani buna hükmetti. Burada “beda”bu anlamdadır. Zira kaza önceden gerçekleşmiştir. Ama önceden belli olmayan bir iş veya olayın doğruluğunun ortaya çıkışı anlamında bir beda inancı Allah hakkında imkansızdır. İbn-i Esir’in: Kazadan maksadı bir şeyin meydana gelişidir.”Kaza önceden gerçekleşmiştir”sözünden maksat ise hakkındaki ilmin önceden var oluşudur. İbn-i Esir’in sonraki istidlali de bu gerçeği ifade etmektedir.
2-Karşılıklı iki şeyden birinin tercih edilmesi, her iki şey hususunda kesin olmayan iradenin gerçekleşmesinden sonra birinin vücuda gelişine hükmetmek. Bu tercih; birinin şart ve maslahatının diğerinin şart ve maslahatından üstün oluşundan kaynaklanmaktadır. Duanın kabulü, dua eden insanın ihtiyaçlarının karşılanması, sıla-i rahim vesilesiyle ömrün uzatılması, bir topluluğun yok edilmesinin kararlaştırılmasından sonra bu karardan vazgeçilmesi türünden şeyler de bu anlamı ifade etmektedir.
Belli bir zamanda, belirli şartlar içinde ve özel maslahatlar karşısında varlığı kesin olan bir şeyin ortadan kaldırılması ve hakeza o zaman geçtikten, şartlar ve maslahatlar değiştikten sonra da bir takım şartlar ve maslahatların gerçekleşmiş olması deliliyle yerine başka bir şey geçirilsin veya geçirilmesin ortadan kaldırılması anlamındadır. Diriltmek, öldürmek, yaratılış ile ilgili hususlarda genişlik ve darlık, teklif ile ilgili hususlarda yerine bir şey geçirilsin veya geçirilmesin hükümlerin nesh edilmesi ve bizzat nesh olayı da bu türden bir anlam taşımaktadır. Nitekim Seduk’un da “et-Tevhid ve’l-İtikad”adlı kitabında açıkça ifade ettiği gibi bu konuların tümü beda anlamı kapsamındadır.”

32. Konu el-Ebdal Abdal

bak.
    el-Mukarrebun, 435. Konu

338. Bölüm
Abdal (Gezgin Derviş)

5.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şu üç şey kimde bulunursa abdaldan sayılır: Kaza ve kaderden hoşnutluk, Allah’ın haramları karşısında sabır ve aziz ve celil olan Allah yolunda gazaplanmak.”
6.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ümmetimin abdalları cennete amelleriyle girmez. Onlar Allah’ın rahmeti, canların cömertliği, kalplerin selameti ve tüm Müslümanlara karşı duyulan rahmet ile cennete girerler.”

33. Konu et-Tebzir Savurganlık

    el-Bihar, 71/344, 86. Bölümet-Tebzir ve’t-Tektir
bak.
    el-İsraf, 230. Konu

339. Bölüm
Savurganlık

Kur’an:
“Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekileri saçıp savurma. Saçıp savuranlar, şüphesiz şeytanlarla kardeş olmuş olurlar; şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.”
7.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bağışlayıcı ol, savurgan olma. Tutumlu ol ama cimri ve sıkı olma.”
8.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Savurganlık, fakirliğin başlangıcıdır.”
9.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Savurganlık, iflas edenin arkadaşıdır.”
10.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Savurganlıkla övünen iflasla küçümsenir.”

340. Bölüm
Savurganlığın Anlamı

11.    İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala’nın, “Savurganlık etme”ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Allah’a itaat yolu dışında bir şey infak eden savurganlık etmiştir. Hayır yolunda infakta bulunan kimse ise tutumluluk etmiştir.”
12.    İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala’nın, “Savurganlık etme”ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “İnsan malını boşa harcamakta ve fakir düşmektedir.”Ebu Basir, “Helal malda da savurganlık mümkün müdür?”diye sorunca, “Evet! “diye buyurdu.

34. Konu el-Birr İyilik

bak.
    el-Bereket, 36. Konu; el-İhsan, 115. Konu; el-Ma’ruf (1), 348. Konu; en-Ni’met, 518. Konu

341. Bölüm
İyilik

Kur’an:
“İyilikte ve kötülükten sakınmakta yardımlaşın, günah işlemek ve aşırı gitmekte yardımlaşmayın. Allah’tan sakının, Allah’ın cezası şiddetlidir.”
“Ey iman edenler! Gizli konuştuğunuz zaman, günah işlemeyi, düşmanlık etmeyi ve Peygambere karşı gelmeyi fısıldaşmayın; iyilik yapmayı ve Allah’a karşı gelmekten sakınmayı konuşun; kıyamet günü huzurunuzda toplanacağınız Allah’tan sakının.”
13.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ömrü sadece iyilik uzatır.”
14.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Sevap açısından hayırların en çabuk ulaşanı iyiliktir. Ceza açısından en çabuk erişeni ise zulümdür.”
15.    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “İyilik ve gizli sadaka vermek fakirliği yok eder, ömrü uzatır ve insandan yetmiş kötü ölümü def eder.”
16.    İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kardeşlerine ve ailesine güzel iyilikte bulunan kimsenin ömrü uzar.”
17.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İyilik eskimez ve günah unutulmaz.”
18.    İmam Sadık (a.s), raviye şöyle buyurmuştur: “Kardeşlerine iyilik etmek ve ihtiyaçlarını gidermeye çalışmak salih amellerdendir. Bu işler şeytanın burnunu yere sürer, insanı ateşten uzaklaştırır ve cennete girmesine neden olur. Bunu değerli dostlarına da ulaştır. Onlar zorlukta ve kolaylıkta kardeşlerine iyilik edenlerdir.”
19.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü yumak şeklinde bir şey gelir ve mümini arkasından iterek cennete sokar. Sonra “Bu iyiliktir”denir.”
20.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İyilik, ıslahatçı kimselerin işidir.”
21.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Babalarınıza iyilik yapın ki evlatlarınız da size iyilik etsin.”
bak. Mustedrek’ul Vesail, 12/421, 32. Bölüm

342. Bölüm
İyiliğin Kapıları ve Hazineleri

22.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Üç şey iyiliğin kapısındandır. Kalp cömertliği, güzel söz ve eziyetlere sabretmek.”
23.    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Dört şey iyiliğin hazinelerindendir. İhtiyacını gizlemek, gizli sadaka vermek, acısını gizlemek ve musibetini gizli tutmak.”
bak. el-Cennet, 554 ve 555. Bölümler; el-Hayr, 1175. Bölüm

343. Bölüm
İyi İnsanın Nişanesi

Kur’an:
“Yüzlerinizi doğudan yana ve batıdan yana çevirmeniz iyilik değildir; lakin iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba, peygamberlere iman edendir.”
“Sana hilal halindeki ayları sorarlar. De ki: “Onlar, insanların ve hac vakitlerinin ölçüsüdür.”İyilik (cahiliye döneminde inanıldığı gibi ihramlıyken) evlere arkalarından girmeniz değildir; iyilik takvalı olandır. Evlere kapılarından girin; Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.”
24.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İyi insanın nişanesi on tanedir: Allah için sever, Allah için nefret eder, Allah için ayrılır, Allah için öfkelenir, Allah için hoşnut olur, Allah için amel eder, Allah’ı taleb eder, Allah karşısında huşu, korku, endişe, temizlik, ihlas, haya ve dikkat içinde bulunur, Allah için ihsan eder.”

344. Bölüm
İyiliğin Mertebeleri

25.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her iyiliğin üstünde bir iyilik vardır. Ama insan Allah yolunda öldürülünce artık onun üzerinde bir iyilik olmaz.”
bak. eş-Şer, 1971. Bölüm

345. Bölüm
Birbirine İyilik Etmek Hususunda Emir

26.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Birbirinizle ilişki içinde olun, birbirinize iyilik edin, birbirinize karşı merhametli olun ve aziz ve celil olan Allah’ın size emrettiği gibi birbirinizle iyi kardeşler olun.”
27.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Birbirinizle ilişki içinde olun, birbirinize iyilik edin, birbirinize merhametli davranın ve birbirinize karşı sevgi gösterin.”
28.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’tan korkun. Birbirinize karşı iyi kardeşler olun. Allah yolunda birbirinizi sevin. Birbirinizle ilişki içinde bulunun ve birbirinize merhametli olun.”

346. Bölüm Kamil İyilik

29.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kamil iyilik açıkta yaptığın ameli gizlilikte de yapmandır.”


more post like this