el-Bihar, 6/202, 8. Bölüm, Ahval’ul Berzeh ve’l-Kebr
el-Bihar, 6/282, 9. Bölüm, Cennet’ud Dünya ve’n-Nariha

bak.  el-Kebr, 427. Konu; el-Keffare, 462. Konu; ez-Zenb, 1387. Bölüm

347. Bölüm Berzah

Kur’an:
“Tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir berzah vardır.”
bak. Al-i İmran, 169-171; Müminun, 99-100; Gafir, 11
1.    Ali b. İbrahim şöyle diyor: “Berzah iki şeyin arası demektir. İnsana dünya ve ahiret arasında ulaşan sevab veya cezadır. Berzah İmam Sadık’ın (a.s) şu buyruğudur: “Ben sizler için sadece berzahtan korkuyorum.”
2.    İmam Zeyn’ul Abidin (a.s) “arkalarında berzah vardır…”ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Berzah, kabirdir. Onların kabirde dar ve zor bir hayatları vardır. Allah’a andolsun ki kabir cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur.”
3.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Berzah kabirdir; dünya ve ahiret arasındaki sevab veya cezadır.”
4.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’a andolsun ki ben sizler için berzahtan korkuyorum.”Ben (ravi), “Berzah nedir?”diye sorunca şöyle buyurdu: “Ölümden kıyamete kadar süren zamandır.”
5.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Berzah’ın içlerinde bir yola koyuldular, orada yer kendilerine musallat oldu ve etlerini yedi.”

348. Bölüm
“Müminlerin Ruhu Yeşil Kuşların
Kursağıdır”Rivayetinin Reddi

6.    İmam Sadık (a.s), “Müminlerin ruhu arşın etrafında yeşil kuşların kursağıdır.”rivayeti hususunda şöyle buyurmuştur: “Hayır, müminin Allah nezdinde ruhu kuşun kursağında olmasından daha yücedir. Ruhları bedenlerine benzer bedenlerdedir.”
7.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah (müminin) ruhunu alınca onu dünyadaki bedenine benzer bir bedene koyar; böylece yer, içer ve yanına biri gelince onu dünyadaki yüzüyle tanır.”

349. Bölüm
Berzahta Müminlerin Ruhları

Kur’an:
“Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın, bilakis Rableri katında diridirler, rızıklanırlar.”
8.    Ebu Basir şöyle diyor: “İmam Sadık (a.s) müminlerin ruhundan bahsetti ve şöyle buyurdu: “Onlar birbirini görürler”Ben, “Görüyorlar mı?”diye sorunca şöyle buyurdu: “Evet, birbirlerine soru sorar ve gördüğünde, “Bu falandır.”dediğin gibi birbirlerini tanırlar.”
9.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Müminlerin ruhları cennette bir takım odalardadır. Oranın yiyeceklerinden yer, içeceklerinden içer, birbirlerinizi ziyaret eder ve şöyle derler: “Rabbimiz kıyameti kopar da bizlere va’d ettiğin şeyler gerçekleşsin.”
10.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey İbn-i Nubate! Şu arkada (Necef’te) tüm mümin erkek ve kadınların ruhları nurdan minberler üzerinde nurdan kalıplar içindedir.”
11.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey İbn-i Nubate! Eğer sizlere (perdeler) açılmış olsaydı şüphesiz bu arkada müminlerin ruhlarının halka oluşturup birbirlerini ziyaret ettiğini ve birbiriyle konuştuğunu (apaçık bir şekilde) görürdünüz. Her müminin ruhu şu arkada, her kafirin ruhu ise Berehut vadisindedir.”
12.    İmam Sadık (a.s) raviye şöyle buyurmuştur: “Allah doğu ve batıdaki tüm müminlerin ruhunu Vadi’is-Selam’da haşreder.”Ben, “Vadi’is-Selam nerededir?”diye sorunca şöyle buyurdu: “Kufe’nin sırtlarında adeta onları gruplar halinde oturmuş konuşuyorlarken görür gibiyim.”

350. Bölüm
Kafirlerin Berzah Aleminde Ruhu

Kur’an:
“Allah o adamı, kurmak istedikleri tuzaktan korudu. Kötü azâb Firavun’un adamlarını sardı. Onlar, sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet çattığı gün, “Firavun’un adamlarını azabın en ağırına sokun”denir.”
13.    İmam Sadık (a.s) kafirlerin ruhları hakkında şöyle buyurmuştur: “Ateşten odalar içindedir. Oranın yiyeceklerinden yer, içeceklerinden içer, orada birbirlerini ziyaret eder ve şöyle derler: “Rabbimiz bize va’d ettiklerin gerçekleşmesin diye kıyameti koparma.”
14.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz kafirlerin ruhları cehennem ateşindedir. Ateşe sunulunca şöyle derler: “Rabbimiz bizlere va’d ettiklerin gerçekleşmesin diye kıyameti koparma ve sonuncumuzu ilkimize katma! “
15.    Resulullah (s.a.a) Bedir’de öldürülenlerin yanı başında durunca şöyle buyurdu: “Ey Ebu Cehil! Ey Utbe! Ey Şeybe! Ey Umeyye! Rabbinizin sizlere va’’d ettiğini hak buldunuz mu? Şüphesiz ben Rabbimin bana va’d ettiğini hak buldum.”Ömer, “Ya Resulullah! Cansız bedenlerle mi konuşuyorsunuz?”diye sorunca şöyle buyurdu: “Nefsim elinde olan Allah’a andolsun ki siz benim dediklerimi daha iyi duyuyor değilsiniz. Şu farkla ki onlar cevap veremiyorlar.”

36. Konu el-Bereket Bereket-Bolluk

351. Bölüm
Bereketli

Kur’an:
“Nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti.”
“Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. Sen indirenlerin en iyisisin”de.”
bak. En’am, 92, 155; Enbiya, 50; Sad, 29; Al-i İmran, 96; Nur, 35, 61; Kasas, 30
16.    İmam Sadık (a.s) “Nerede olursam beni bereketli kılmıştır”ayeti hakkında, “Yani çok faydalı.”diye buyurmuştur.”

352. Bölüm
Bereket Sebepleri
Kur’an
“Eğer memleketlerin halkı iman etmiş ve bize karşı gelmekten sakınmış olsalardı, onlara göğün ve yerin bolluklarını verirdik. Ama yalanladılar; bu yüzden onları, yaptıklarına karşılık yakalayıverdik.”
17.    İmam Hüseyin (a.s), ric’at hakkındaki uzun bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “(O zaman) Gökten yere bereket nazil olur. Öyle ki ağaçlar Allah’ın kendilerinde (olmasını) istediği meyvelerin ağırlığından kırılır. Kışın, yaz meyveleri yenir. Allah-u Teala’nın “Eğer memleketlerin halkı…”ayeti de buna işaret etmektedir.”
18.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Yiyeceklerinizi tartınız. Şüphesiz bereket tartılmış yiyeceklerdedir.”
19.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Üç şeyde bereket vardır: Vadeli satmak, birbirine borç vermek ve -satmak için değil, kendi evi için- buğdayı arpa ile karıştırmak.”
20.    İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah Teala Peygamberlerinden birine şöyle vahy etti. İtaat edilirsem hoşnut olurum, hoşnut olursam bereket veririm ve benim bereketimin sonu yoktur.”
21.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Bereket on parçadır. Onda dokuzu ticarette, geri kalanı ise derilerdedir.”
22.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Adalet ile bereketler kat kat artar.”
bak. et-Ticaret, 432 ve 433. Bölümler
Er-Rızk, 1494. Bölüm
Er-Rıfk, 1533. Bölüm
Ez-Ziyafet, 2390. Bölüm

353. Bölüm
Bereketi Yok Eden Şeyler

“Eğer memleketlerin halkı iman etmiş ve bize karşı gelmekten sakınmış olsalardı, onlara göğün ve yerin bolluklarını verirdik. Ama yalanladılar; bu yüzden onları, yaptıklarına karşılık yakalayıverdik.”
23.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şu dört şeyden biri bir eve girecek olursa o evi harab eder ve bereketten bayındır olmaz: Hıyanet, hırsızlık, şarap içmek ve zina.”
24.    İmam Cevad (a.s) veya İmam Hadi (a.s), Davud Sermi’ye şöyle buyurmuştur: “Ey Davut! Şüphesiz haram gelişmez, gelişse de sahibine bereketi olmaz. Ondan bir şey infak etse sevabını görmez, geride bıraktıkları (kendisini) ateşe götüren bir azık olur.”
25.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cinayetler ortaya çıkarsa bereketler yok olur.”
bak. Er-Rızk, 1495. Bölüm

37. Konu el-Burhan Delil-Bürhan

    el-Bihar, 9/2-254, İhticacatullah-u Teala ala erbab’il Milel
    el-Bihar, 9/255, Ebvab-u İhticacat’ir-Resul
    el-Bihar, 10/1-392, İhticacat’ur Resul ve’l-Eimme (a.s)

bak.
    el-Hüccet, 97. Konu

354. Bölüm
Allah’ın Burhanı

Kur’an:
“Ey insanlar! Rabbinizden size açık bir delil geldi, size apaçık bir nur indirdik.”
“Bu ikisi Firavun ve erkanına karşı Rabbinin iki delilidir. Doğrusu onlar yoldan çıkmış bir millettir”denildi”
bak. el-Hüccet; 710, 711, 713. Bölümler

355. Bölüm
Delil İstemek

Kur’an
“Yoksa, önce yaratan, sonra da yaratmayı tekrar edecek olan; size gökten ve yerden rızık veren mi? Allah’ın yanında başka bir ilah mı? De ki: “Eğer doğru sözlülerden iseniz, açık delilinizi getirin.”
“Allah’la berâber, varlığına hiç bir delili olmadığı halde başka ilaha tapanın hesabını Rabbi görecektir. Küfredenler elbette kurtulamazlar”
“Yahûdi veya Hıristiyan olmayan kimse elbette cennete girmeyecek”dediler; bu onların kuruntularıdır. De ki: “Sözünüz doğru ise delillerinizi getirin”
“Her ümmetten bir şâhid çıkarır ve “kesin delilinizi ortaya koyun”deriz. O zaman, gerçeğin Allah’a ait olduğunu, uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar”
bak. el-Hüccet, 715. Bölüm

38. Konu el-Bişr Güler yüzlülük

356. Bölüm
Güler Yüzlülük

26.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlülük kini yok eder.”
27.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kardeşini güler yüzlülükle karşıla.”
28.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlülük, dostluğun kemendidir.”
29.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlülük, dostluk (için kurulan dost) tuzağıdır.”
30.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlülük, özgür insanın huyudur.”
31.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlülük, hür insanın huyudur.”
32.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlülük, ilk ihsandır.”
33.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlülük, zahmetsiz ve masrafsız bir ihsandır.”
34.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlülük, iki ihsandan biridir.”
35.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlülük, iki misafirperverlikten biridir.”
36.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlülük, güzel bir manzara ve nurlu bir huydur.”
37.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Onları güler yüzlülükle karşıla, kinleri öldür.”
38.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlülükle ihsan değer kazanır”
39.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlülük, sevgi bağıdır.”
40.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlülük, ısrar ile uyuşmaz.”
41.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Müminin güleçliği yüzünde, kudreti dininde ve hüznü kalbindedir.”
42.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güler yüzlü olman nefsinin yüceliğinin göstergesidir.”
43.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güzel karşılama kardeşlik bağını güçlendirir.”
44.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz sizler insanları mallarınızla nasiplendiremezsiniz. O halde onlara güler yüzlülük ve güzel yüzlülükle davranın.”
45.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: Şüphesiz Allah kardeşine asık suratlı olandan nefret eder.”
46.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Müminin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: (Mümin) yumuşak yüzlü ve güler yüzlüdür; asık suratlı ve kaba değil.”
47.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kardeşlerinizi görünce tokalaşın. Onlara yumuşak ve güler yüzlü davranın. Ayrılınca günahlarınız dökülmüş olur.”
48.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanların dostlarının kalbini elde ettikleri ve düşmanlarının kalbinden kinlerini giderdikleri en güzel şey onlarla karşılaşınca güzel yüzlü davranmak, arkalarından hallerini araştırmak ve önlerinde güler yüzlü olmaktır.”
bak. 309. Konu, ez-Zihk

357. Bölüm
Uyarı ve Müjde Eşitliği

49.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Seni uyaran, seni müjdeleyen kimse gibidir.”


more post like this