7. Konu el-Edeb  Edeb

el-Bihar, 75/66, el-Edeb, 44. Bölüm
el-Bihar, 76/67-376, el-Adab ve’s-Sünen
el-Bihar, 76/66, Cevami’-u Adab’in Nebiyy (s.a.a)
Sünen-i Ebi Davud, 4/246, Kitab’ul Edeb
Kenz’ul Ummal, 16/377, Terbiyet-u Ehl’il Beyt
Şerh-u Nehc’il Belağa-i İbn-i Ebi’l Hadid, 18/187, 188

bak.
eş-Şerr, 1976. Bölüm; el-Akıl, 2798. Bölüm

61. Bölüm
Edeb

1.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edep insanın kemalidir.”
2.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın aklı, dirlik ve düzen sebebidir; edebi, kıvam ve dayanağıdır; doğruluğu, önderidir; şükrü ise kemale erginliğidir.”
3.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey mümin! Şüphesiz ki bu ilim ve edep nefsinin değeridir; o halde bunları öğrenmeye çalış. İlim ve edebin arttıkça şüphesiz değerin ve makamın da artar.”
4.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki sen edebinle değer biçilir ve hilminle süslenirsin.”
5.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En iyi hasleti edep olmayanın en düşük durumu belaya düşmesidir.”
6.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edep en güzel huydur.”
7.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En üstün şeref edeptir.”
8.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Babaların çocuklarına bıraktığı en hayırlı miras edeptir.”
9.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güzel edep en hayırlı destek ve en üstün arkadaştır.”
10.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edebi talep eden kimse altın talep eden kimseden daha ileri görüşlüdür.”
11.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz insanlar altın ve gümüşten daha çok güzel bir edebe muhtaçtır.”
12.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şu üç şeyin üstünde bir şey yoktur: Güzel edep, şüpheden uzak durmak ve haramlardan kaçınmak.”
13.    Resulullah (s.a.a) Muaz bin Cebel’i Yemen’e gönderince şöyle buyurmuştur: “Ey Muaz! Onlara Allah’ın kitabını öğret ve edeplerini salih ahlak üzere güzelleştir.”

62. Bölüm
Edep Soy Şerafetidir

14.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edep, iki soy şerafetinden biridir.”
15.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En üstün soy şerafeti, güzel edeptir.”
16.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En değerli soy şerafeti, güzel edeptir.”
17.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güzel edep, en üstün soy şerafeti ve en üstün akrabalıktır.”
18.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edep öğrenmek, soy şerafetindendir.”
19.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edep öğrenmeye çalış, zira edep soy şerafetinin süsüdür.”
20.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Az edep bile çok soydan daha hayırlıdır.”
21.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güzel edep, soy şerafetinin yerini tutar.”
22.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edepten daha faydalı bir soy şerafeti yoktur.”
23.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edepten daha kamil bir soy şerafeti yoktur.”
24.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Akıl ve edep dışında tüm soyluluklar sona erer.”
25.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güzel edeb, soy çirkinliğini örter.”
26.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edebi olmayanın soyluluğu gider.”

63. Bölüm
Edeb Elbisesi

27.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edeb, yeni elbiselerdir.”
28.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İlim yüce bir mirastır; edep ise yeni bir elbise.”
29.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sizin süsünüz edeptir.”
30.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim edebe tutkun olursa şüphesiz kendini süslemiştir.”
31.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “(Ayıpları örtme hususunda) Edep gibi bir elbise yoktur.”
32.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edep gibi bir süs yoktur.”

64. Bölüm
Kötü Edep

33.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kötü ahlak ile birlikte şeref yoktur.”
34.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edebi az olanın kötülükleri çok olur.”
35.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kötü edebi sebebiyle alçalan kimseyi, soyluluk şerefi yüceltemez.”
36.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kötü edeb, ne kötü soydur!”
37.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kötü konuşan kimsenin edebi yoktur.”
38.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın nefsi kötü edep üzere yaratılmıştır. Kul güzel edep edinmekle görevlidir. Nefis muhalefet meydanında koşturur. Kul nefsini kötü isteklerinden çevirmeye çalışır. Her kim nefsinin dizginlerini salıverirse onun yok oluşuna ortaklık etmiş olur ve her kim de nefsine isteklerinde yardımcı olursa, kendini öldürmede nefsine ortaklık etmiş olur.”
bak. eş-Şer, 1976. Bölüm

65. Bölüm
Edep ve Akıl

39.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edeb akla ne güzel arkadaştır.”
40.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ekinin yağmura susaması gibi, akıl da edebe ihtiyaç duyar.”
41.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aklın ıslahı edep iledir.”
42.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her şey akla ihtiyaç duyar. Akıl ise edebe muhtaçtır.”
43.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edep akılla arkadaş olmadıkça fayda vermez.”
44.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edepler anlayışların geliştiricisi ve zihinlerin sonucudur.”
45.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edep aklın portresidir.”
46.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanda edep, kökü akıl olan bir ağaç gibidir.”
47.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Güzel edep aklın süsüdür.”
48.    İmam Zeyn’ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: “Alimlerin edepleri akılları çoğaltır.”
49.    İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aklı olmayanın edebi de olmaz.”
50.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Din ve edep aklın neticesidir.”
51.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En üstün akıl edeptir.”
52.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edebi aklından çok olan kimse bir çok koyunlar arasında olan çoban gibidir.”

66. Bölüm
Nefsi Terbiye Etmek

53.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Nefislerinizi terbiye etmek görevini bizzat üstlenin ve onları alışkanlıkların tutkusundan kurtarmaya çalışın.”
54.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ateşin odunu yaktığı gibi sen de kalbini edeple yak. Gece oduncusu  veya selin sürükleyip getirdiği çer çöp gibi olma.”
55.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kendini eğitip terbiye eden kimse insanları eğitip terbiye eden kimseden daha çok ululanmaya layıktır.”
56.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En üstün edep kendinden başlamandır.”

67. Bölüm
Edebin Getirdikleri

57.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ahlakı tezkiye etmek, güzel edebin sebebidir.”
58.    İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Akıl Allah’tan bir hediyedir. Edep ise bir külfettir (zorla elde edilir) O halde her kim edep elde etmek için zahmete katlanırsa onu elde eder. Her kim de akıl elde etme zahmetine düşerse, bu sadece bilgisizliğini artırır.”
59.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim edebe gönül verirse kötülükleri azalır.”
60.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edebi kaybedince sessizliği tercih et.”
61.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kimde kınanmış bir huy görürsen, benzerini kendinden uzaklaştırmaya çalış.”
62.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Övülmüş bir akıbete ulaşma, tatlı bir sona erme, edepsizliği insandan giderme ve insanın hedefe ulaşmasına yardımcı olma hususunda sabır gibi bir şey yoktur.”
63.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Zamanın zorlukları karşısında sadece akıldan; edep elde etmek için ise araştırma ve incelemeden yardım görülür.”
64.    İsa bin Meryem’e (a.s), “Seni kim terbiye etti?”diye sorulunca şöyle buyurdu: “Beni hiç kimse terbiye etmedi. Ben sadece bilgisizliğin çirkinliğini gördüm de ondan sakındım.”
65.    İmam Zeyn’ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ım! Bizleri, ilim kulpuna sarılan ve nefsini anlayışla terbiye eden kimselerden eyle.”
66.    Lokman (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim edeb isterse ona önem verir ve edebe önem veren de onu tanımak için her türlü zahmete katlanır. Her kim onu tanımak için zahmete katlanırsa büyük bir iştiyakla aramaya koyulur. Her kim büyük bir iştiyakla aramaya koyulursa faydasını görür. O halde edebi adet edin. Şüphesiz ki sen (bu güzel adetlere sahip olma açısından) senden önce bu edepler ile süslenen kimselerin halefisin ve faydasını yerine geçeceklere ulaştırırsın.”
67.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Alimlere otur ki ilmin artsın, edebin güzelleşsin ve nefsin tezkiye olsun.”
68.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Edep akıl ve zekayı geliştirir.”
69.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın ilmi arttıkça edebi de artar ve Allah korkusu ve haşyeti katmerleşir.”
70.    Allah-u Teala Hz. İsa’ya (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kalbini haşyet ve korku ile terbiye et.”
bak. et-Tecrübe, 490. Bölüm

68. Bölüm
Edebin Tefsiri

71.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Başkalarında sevmediğin şeylerden sakınmak sana edep olarak yeter.”
72.    Amir eş-Şa’bi şöyle diyor: Emir’el Müminin (a.s) önceden hazırlanmaksızın belagatın gözünü kör eden, hikmetin cevherlerini yetim bırakan ve insanların sadece bir tekine dahi ulaşması hususunda elini kesen (her şeyi aciz bırakan) dokuz cümle buyurdu. O dokuz cümleden üçü Allah ile münacat etmek hususundadır. Diğer üçü hikmet ve diğer üçü ise edep hususundadır.
Münacat hususunda olanlara gelince şöyle buyurdu: “Allah’ım! Sana kul olmam bana izzet olarak yeter. Bana Rab oluşun bana iftihar olarak yeter. Sen benim sevdiğim gibisin, o halde beni de sevdiğin gibi kıl.”
Hikmet hakkında olanlara gelince şöyle buyurdu: “Her insanın değeri yaptığı iyi iş ölçüsüncedir. Her kim değerini anlarsa helak olmaz. İnsan kendi dilinin altında gizlidir.”
Edep hakkında olanlara gelince şöyle buyurdu: Kime emir olmak istersen onu memnun et, kime esir olmak istersen ona muhtaç ol ve kime de benzemek istersen ondan müstağni ol.”
73.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın yapması gerekeni terk etmemesi onun edebindendir.”
74.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Babam (a.s) beni üç şeyle terbiye etti…Bana şöyle buyurdu: “Ey oğulcağızım! Her kim kötü arkadaşlarla oturursa salim kalmaz. Her kim sözüne dikkat etmezse pişman olur ve her kim de kötü yerlere giderse ithama maruz kalır.”
75.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsana nimet ve ihtiyaçlarında Rabbinden başkasını ortak koşmaması edep olarak yeter.”
76.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Babaların evlatlarında miras olarak bıraktığı en hayırlı şey şüphesiz mal değil, edeptir. Zira şüphesiz mal gidici, edep ise kalıcıdır. (Mes’ade şöyle diyor: “Edepten maksat ilimdir.”)”

69. Bölüm
En Üstün Edep

77.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En üstün edep insanın haddini bilmesi ve ölçüsünü aşmamasıdır.”
78.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En güzel edep seni haramlardan koruyandır.”
79.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Doğruluğu seçmek ve yalandan sakınmak; en güzel huy ve en üstün edeptir.”
80.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İstek ve korku anında insanın nefsini kontrol altına alması en üstün edeptir.”

70. Bölüm
Çocuğu Terbiye Etmeye Teşvik

81.    İmam Ali (a.s) İmam Hasan’a (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki gencin kalbi boş bir tarla gibidir; içine ne serpersen kabul eder. Bu yüzden henüz kalbin katılaşmadan ve zihnin meşgul olmadan seni terbiye etmeye koyuldum.”
82.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Evlatlarınıza değer verin, edeplerini güzelleştirin (ki bu vesile ile) bağışlanasınız.”
83.    Lokman (a.s) oğluna şöyle buyurmuştur: “Ey oğulcağızım! Eğer henüz küçükken edep elde edersen, büyüyünce bundan istifade edersin”
84.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kimin bir kız çocuğu olur da onu güzel terbiye eder, güzel eğitir ve Allah’ın kendisine verdiği nimetlerden bolca nasiplendirirse o kız çocuğu onu ateşten koruyan bir engel ve kalkan olur.”
85.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Mü’min ailesi için o kadar ilim ve salih edep miras bırakır ki hepsini cennete sokar. Öyle ki küçük, büyük hizmetçi ve komşusunu bile cennette bulur. Günahkar kul ise ailesine kötü edep miras bırakır ki hepsini ateşe sokar. Öyle ki küçük, büyük, hizmetçi ve komşusunu bile orada görür.”
86.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ehlinizi ateşten koruyun.”ayeti nazil olunca insanlar “Ya Resulullah! Nefsimizi ve ehlimizi nasıl koruyalım?”diye sorunca şöyle buyurdu: “Hayır işler yapın ve bunu ailenize de hatırlatın. Onları Allah’a itaat üzere terbiye edin.”
87.    İmam Ali (a.s) da “Ey iman edenler! Kendinizi ve ehlinizi ateşten koruyun.”ayetinin tefsiri hususunda şöyle buyurmuştur: “Kendinize ve ehlinize hayır işleri öğretin ve onları terbiye edin.”
88.    İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çocuğa bir parça ekmek veya herhangi bir şeyden bir avuç bile olsa kendi eliyle sadaka vermesini emredin. Zira her ne kadar az da olsa temiz bir niyetle Allah yolunda verilen her şey çoktur.”
bak. el-Valid ve’l-Veled; 4211 ve 4212. Bölümler
294. Konu, es-Siğar

71. Bölüm
Nasıl Terbiye Edileceği Hususunda

89.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Çocuklarınız yedi yaşına gelince onlara namazı öğretin. On yaşına gelince namaz hususunda (terk ettikleri taktirde) onları dövün ve yataklarını bir birinden ayırın.”
90.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ailenizin küçüklerini dilinle, namaz ve temizlik üzere terbiye et. On yaşına ulaşınca (terk ettikleri taktirde) döv ve (bu dövmen) üçü geçmesin.”
91.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çocuğu onbeş ila onaltı yaşlarında oruç tutması için terbiye et.”
92.    İmam Bakır (a.s) veya İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çocuğun üç yaşına erişince ona yedi defa şöyle de: “La ilahe illallah”, de!”Sonra üç yaşını bitirinceye kadar onu kendi haline bırak.”
93.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çocuğuna altı yaşına kadar tahammül et. (kendi haline bırak). Sonra altı yaşına erişince ona kitabı öğret. Sonra yedi yıl onu kendinle birlikte bulundur; onu edebinle edeplendir. Eğer terbiye kabul eder ve ıslah olursa (ne iyi); aksi takdirde onu kendi haline bırak.”
94.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çocuğunu yedi yaşına kadar oynasın diye bırak. Yedi yaşından sonra terbiye et. Yedi yıl onu beraberinde bulundur. Eğer iflah olmuşsa (ne güzel! ); aksi takdirde onda hayır yoktur.”
95.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Çocuk ilk yedi yıl efendidir, ikinci yedi yıl köle ve üçüncü yedi yıl da vezir. Eğer 21 yaşına kadar ahlakını beğenirsen (ne güzel! ); aksi takdirde onu kendi haline bırak. Zira sen Allah katında mazursun.”
bak. el-Hudud, 750. Bölüm

72. Bölüm
Terbiyede Riayet Edilmesi Gereken Hususlar

96.    Bazısı şöyle demiştir: “Ebu’l-Hasan Musa’ya (a.s) çocuğumu şikayette bulununca şöyle buyurdu: “Onu dövme kısa bir müddet ondan ayrıl, küs.”
97.    Ali b. Esbat şöyle diyor: “Resulullah (s.a.a) gazab anında edeplendirmeyi yasaklamıştır.”
98.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Gazap ile birlikte edeb olmaz.”
99.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çok kınamayı bırak, zira bu kin doğurur, düşmanlığa sebep olur. Kötülüğünden döneceğini ümit ettiğin kimseyi kına.”
100.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kölelerini iyi terbiye et, fazla gazablanma, günah dışında hiç kimseyi fazla kınama, o halde birisi günah işlerse onu güzellikle kına. Zira af ile olan kınama akıl sahibi olan kimse için dövmekten daha tesirlidir.”
101.    İmam Ali (a.s) Malik-i Eşter’e yazdığı mektupta şöyle yazmıştır: “İyi ve kötü senin gözünde eşit olmasın. Zira bu ihsan sahibini ihsandan soğutur ve kötüleri kötülük yapmaya teşvik eder. O halde herkese layık olduğu şekilde davran ki edepli olsunlar.”
102.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İyileri ıslah etmek onlara değer vermekledir. Kötüleri ıslah etmek ise onları edeplendirmekledir.”
103.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz akıllı kimse edeple öğüt alır, hayvanlar ise sadece dayakla öğüt alır.”
Başka bir rivayette ise şöyle yer almıştır: “Aşırı sıkışmadıkça öğütten istifade etmeyen kimselerden olma. Akıl sahibi kimse edepten öğüt alır, hayvanlar ise sadece dayaktan öğüt alırlar.”
104.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Akıl sahibi için ima yoluyla söylemek bile acı bir şekilde kınama gibidir.”
105.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Akıl sahiplerinin cezası ima yolu söylemektir. Cahil insanların cezası ise açık bir dille kınamaktır.”
106.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Akıl sahibine ima yolu ile dokundurmak, kınamaktan daha şiddetlidir.”
107.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İyileri mükafatlandırarak kötüleri kötülüklerden alıkoy.”
108.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kardeşini kendisine iyilikte bulunarak kına. Kötülüklerine kendisine ihsanda bulunarak cevap ver.”
109.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kötü insanı iyi işlerinle ıslah et. Güzel sözlerinle onu hayra sevk et.”
Bak . el-Mev’ize, 4143. Bölüm

73. Bölüm
Peygamber’in Allah Vesilesiyle Terbiye Oluşu

110.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz aziz ve celil olan Allah Peygamberini en güzel şekilde terbiye etmiştir. Terbiyesini kemale erdirince şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki sen yüce ahlak üzeresin.”Sonra kullarının işlerini idare etsin diye ona din ve ümmetin işlerini havale etti.”
111.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah Peygamberini (s.a.a) terbiye etti. Onu istediği gibi yetiştirdi ve kendisine şöyle buyurdu: “İyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.”Resulullah (s.a.a) bu işi yapınca Allah onu övdü ve şöyle buyurdu: “Şüphesiz ki sen yüce ahlak üzeresin.”
112.    Kasım b. Muhammed şöyle demiştir: “Şüphesiz Allah Peygamberini en güzel şekilde terbiye etmiş ve şöyle buyurmuştur: “Bağışlayıcı ol ve iyiliği emret.”Peygamber (s.a.a) bunu yapınca da Allah-u Teala şu ayeti nazil buyurdu: “Şüphesiz ki sen yüce ahlak üzeresin.”
113.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah Peygamberini kendi sevgisi üzere terbiye etmiş ve şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki sen yüce ahlak üzeresin.”
114.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Rabbim beni terbiye etti ve de güzel terbiye etti.”
115.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ben Allah’ın terbiye ettiği kimseyim ve Ali de benim terbiye ettiğim kimsedir.”
116.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Resulullah’ı (s.a.a) aziz ve celil olan Allah terbiye etmiş ve o da beni terbiye etmiştir. Ben ise müminleri terbiye ederim ve insanlara miras olarak yüce insanların edebini bırakırım.”
bak. el-Hulk, 1102. Bölüm

74. Bölüm
Allah’ın Edebi İle Edeplenmek

117.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim aziz ve celil olan Allah’ın adabıyla edeplenirse onu ebedi kurtuluşa ulaştırır.”
118.    Fıkh’ur Rıza’da şöyle yer almıştır: “Bazı erkekleri ve kadınlarını bir şeyle faydalandırınca sen ona gözlerini dikme.”ayeti nazil olunca Peygamber bir münadiye şöyle seslenmesini emretti: “Allah’ın edebi ile edeplenmeyen kimse dünyadan hasret içinde ayrılır.”
119.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah-u Teala mümin kullarını çok güzel bir şekilde terbiye etmiştir ve bu söyleyenden yüce olan Allah şöyle buyurmuştur: “İffetlerinden dolayı cahiller onları zengin sanır.”
120.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim Allah’ın edebi üzere ıslah olmazsa, kendi nefsinin edebi üzere ıslah olmaz.”

75. Bölüm
Allah’ın Terbiyesi

121.    İmam Askeri (a.s) şöyle buyurmuştur: “Zamanın bir çok değişiklikleri aziz ve celil olan Allah’ın bir tür edebidir.”
122.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz bela zalimler için edep, müminler için imtihan, peygamberler için derece ve veliler için keramettir.”
123.    İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ım! İhsanınla beni yavaş yavaş ceza tuzağına düşürme  ve beni belalarla edeplendirme.”
124.    İmam Zeyn’ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ım! Beni cezanla edeplendirme ve beni düzeninle tuzağa düşürme.”
125.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz bir genç kavmi arasında büyür de, işlediği günahlar sebebiyle te’dib edilmezse, aziz ve celil olan Allah her şeyden önce onların rızkını azaltır.”
bak. el-Bela, 403. Bölüm


more post like this