İslam kaynakları

    1. home

    2. article

    3. Konu el-Eman Eman dilemek

    Konu el-Eman Eman dilemek

    Konu el-Eman Eman dilemek
    Rate this post

    el-Bihar, 100/43, 5. Bölüm, el-Ahd ve’l-Eman
    Kenz’ul Ummal, 4/362, el-Eman ve’l-Muahede, 484, el-Eman
    bak.  el-Ahd, 373. Konu; el-Gadr, 385. Konu, el-Hacc, 707. Bölüm

    306. Bölüm Eman Dilemek-Sığınmak

    Kur’an:
    “Ancak, sizinle kendileri arasında anlaşma olan bir millete sığınanlar yahut sizinle savaştan veya kendi milletleriyle savaşmayı bıkarak size başvuranlar müstesnadır. Allah dileseydi onları üzerinize çullandırırdı da sizinle savaşırlardı. Eğer sizden uzak durur, sizinle savaşmaz, size barış teklif ederlerse Allah onlara dokunmanıza izin vermez.”
    bak. Maide, 1; Enfal, 56-58, 61, 72; Tevbe, 1, 2, 4-8, 10-13
    1.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Birisi senden canı hakkında eman dilerse onu öldürme.”
    2.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim sözleşmeli birini öldürürse kırk yıllık uzaklıktan bile duyulan cennetin kokusunu asla duymaz.”
    3.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim canı hususunda birine eman verir, sonra da onu öldürürse her ne kadar öldürülen kafir de olsa ben o katilden beriyim.”
    4.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim canı hususunda birine eman verir, sonra da onu öldürürse, şüphesiz kıyamet günü hıyanet bayrağını yüklenir.”

    307. Bölüm
    Ahde Vefa Göstermek

    5.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güvenilir insanlar hakkında ahdinize vefa gösterin.”
    6.    İmam Ali (a.s), Malik-i Eşter’e yazdığı mektupta şöyle buyurmuştur: “Düşmanla aranda bir sözleşme imzalarsan veya ona eman elbisesini giydirirsen, sözüne vefa göster ve emanetle sözleşmene riayet et. Kendini verdiğin emana kalkan yap. Zira insanlar sahip oldukları çeşit çeşit istekler ve dağınık görüşlerine rağmen ilahi farzlardan hiç biri hakkında ahde vefayı ululadığı gibi söz birliği etmemişlerdir.”

    308. Bölüm
    Sözleşmelere Saygı

    7.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ümmetimin en düşüğü bile Müslümanlar adına eman verebilir.”
    8.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Müslümanlar kardeştir. Kanları eşittir. En düşükleri de eman verebilir. Onlar başkaları karşısında tek bir el gibidir.”
    9.    İmam Sadık (a.s), Resulullah’ın (s.a.a) “Onların en düşükleri de eman verebilir”sözü sorulunca şöyle buyurmuştur: “Eğer Müslümanlardan bir grup asker, müşriklerden bir grup askeri kuşatma altına alırsa ve bu durumda kuşatma altına alınanlardan biri gelir de, “Bana eman verin de gelip komutanınız ile görüşeyim”derse, Müslüman ordusunun en düşüğü kendisine eman verdiği takdirde, en yüksek olanları da bu söze vefa göstermelidir.”

    26. Konu el-Uns Ünsiyet

    bak.
        el-Mehabbet (2), 90. Konu; el-Mukarrebun, 435. Konu; el-Lika,477. Konu; ez-Zikr, 1340. Bölüm

    309. Bölüm
    Ünsiyet

    10.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cahil insan hikmet sahibi kimsenin ünsiyet ettiği kimseden dehşete kapılır.”
    11.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Haktan başka bir şeyle ünsiyet etme ve batıldan başka bir şeyden de korkuya kapılma.”
    12.    İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ünsiyet azameti yok eder.”
    13.    İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “ Sıkı dost olmak azameti giderir.”
    14.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ünsiyet üç şeydedir: Uyumlu kadın, iyi bir evlat ve samimi bir dost.”

    310. Bölüm
    Allah ile Ünsiyet Etmek

    15.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allahım! Şüphesiz sen dostlarına en iyi ünsiyet edensin. Gurbet ve yalnızlık onları dehşete düşürürse senin zikrin ile ünsiyet bulurlar. Bir musibete uğrarlarsa sana sığınırlar.”
    16.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah ile ünsiyet etmenin ürünü insanlardan kaçmaktır.”
    17.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yaratıklardan kaçmayan kimse Allah ile nasıl ünsiyet kurabilir?”
    18.    İmam Askeri (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah ile ünsiyet kuran insanlardan kaçınır.”
    19.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanlardan ayrı kalan münezzeh olan Allah ile ünsiyet kurar.”
    20.    İmam Askeri (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah ile ünsiyet kurmanın alameti, insanlardan kaçmaktır.”
    21.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Günahın zilletinden itaatin izzetine erişen kimse ile aziz ve celil olan Allah, ünsiyet ettiği biri olmaksızın ünsiyet eder ve mal ve serveti olmaksızın yardım eder.”
    22.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah her mümine imanını kendisiyle huzur bulacağı bir ünsiyet kılar. Artık bir dağın zirvesinde de olsa yalnızlık hissine kapılmaz.”
    23.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ah! Ah! Nur ile dolan kalplere! Şüphesiz dünya onlar nezdinde en kötü yılan ve laf anlamaz düşmandır. Onlar Allah ile ünsiyet edinirler ve refah içinde şımaranların ünsiyet edindikleri şeylerden kaçarlar.”
    bak. 526. Konu, en-Nur

    27. Konu el-İnsan İnsan

        el-Bihar, 60/264, Ebvab’ul İnsan ve’r-Ruh ve’l-Beden; 5/309, 15. Bölüm, İllet’ul Helk’il İbad ve teklifihim

    bak.
        el-Hilkat, 147. Konu; el-Hilafet, 1052. Bölüm; el-İlm, 2836. Bölüm; el-Fezilet, 3213. Bölüm; el-Kalb, 3382. Bölüm, el-Aceb, 2531. Bölüm, en-Ni’met,3902. Bölüm

    311. Bölüm
    İnsanoğlunun Büyüklüğü

    “Andolsun ki, biz insanoğullarını şerefli kıldık, onların karada ve denizde gezmesini sağladık, temiz şeylerle onları rızıklandırdık, yaratıklarımızın pek çoğundan üstün kıldık.”
    24.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah nezdinde Ademoğlundan daha değerli bir şey yoktur.”“Ya Resulullah melekler de mi?”diye sorulunca, “Melekler ay ve güneş gibi mecburdurlar”diye buyurdu.”
    25.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsan dışında hiç bir şey benzeri bin şeyden daha hayırlı değildir.”
    26.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Peygamber miraca götürüldüğü gece namaz vakti geldi. Cebrail ezan okudu ve kamet getirdi. Daha sonra şöyle buyurdu: “Ey Muhammed! (namaz için) Öne geç.”Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: “Sen öne geç.”Cebrail, “Allah bizlere Adem’e (a.s) secde etmemizi emrettiği günden beri Ademoğullarından asla öne geçmedik.”
    27.    İmam Bakır (a.s), Adem’in vefatını anlattıktan sonra şöyle buyurmuştur: “Sonunda (cenaze) namazının kılınmasına sıra geldi. Hibetullah şöyle dedi: “Ey Cebrail! Öne çık ve Adem’in namazını kıldır. Cebrail (a.s) ona (Adem’in çocuğuna) şöyle buyurdu: “Ey Hibetullah! Allah bize cennette babana secde etmeyi emretti. Dolayısıyla çocuklarından hiç birine imamlık etmemiz yakışmaz.”
    bak. el-Bihar, 60/268, 39. Bölüm

    312. Bölüm
    Müminin Şerafeti

    28.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Mümin dışında benzerinden bin kat daha hayırlı olan bir şey bilmiyoruz.”
    29.    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah, kendi katında müminden daha değerli bir varlık yaratmamıştır. Zira melekler bile müminlerin hizmetçileridir.”

    313. Bölüm
    İnsanı Meleklerden Üstün Kılan Şey

    30.    İmam Sadık’a (a.s), “Melekler mi daha üstündür, yoksa Adem oğulları mı?”diye soran Abdullah b. Sinan’a şöyle buyurmuştur: “Müminlerin Emiri Ali b. Ebi Talib şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz aziz ve celil olan Allah meleklere şehvetsiz bir akıl vermiştir. Hayvanlara ise akılsız bir şehvet vermiştir. Adem oğullarına ise her ikisini vermiştir. Aklı şehvetine üstün gelen kimse meleklerden daha hayırlıdır. Şehveti aklına üstün gelen ise hayvanlardan daha kötüdür.”
    31.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah insanı düşünen bir nefis sahibi olarak yaratmıştır. Eğer insan bu düşünen nefsini ilim ve amelle tezkiye ederse ilk cevher nedenlerine (Mukaddes akıl sahiplerine) benzer mizacı düzelir ve zıtlardan uzaklaşırsa (ahlaki hasletleri mutedil olur; ifrat ve tefritten salim kalırsa) o zaman da o sağlam yedi gökle ortak olur.”

    314. Bölüm
    İnsanın Yaratılış Nedeni

    Kur’an:
    “Hani Rabbin meleklere “Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim”demişti de melekler, “Orada fesat yapacak, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz Seni överek yüceltiyor ve seni devamlı takdis ediyoruz”dediler. Allah “Ben şüphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim”dedi.”
    “Cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etmeleri için yaratmışımdır.”
    “Eğer Rabbin dileseydi insanları tek bir ümmet kılardı. Fakat, Rabbinin merhamet ettikleri bir yana, hâlâ ayrılıktadırlar, esasen onları bunun için yaratmıştır.”
    32.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’tan sakınmakla emrolundunuz, ihsan ve itaat için yaratıldınız.”
    33.    İmam Sadık (a.s), “Allah yaratıkları neden yarattı. Oysa onlara muhtaç değildir. Onları yaratma zorunda kalmamıştır. Bizimle oynamak da O’na yakışmaz.”diyen bir zındıka şöyle buyurmuştur: “Hikmetini göstermek, ilmini kullanmak ve tedbirini geçerli kılmak için yaratmıştır.”
    34.    İmam Ali (a.s) insanları cihada teşvik ederken şöyle buyurmuştur: “Allah sizleri diniyle yüce kılmış, ibadeti için yaratmıştır. O halde kendinizi hakkını eda etmeye adayınız.”
    35.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah-u Teala şöyle buyuruyor: “Ey Ademoğlu! Seni bir kar etmek için yaratmadım. Şüphesiz seni benden faydalanasın diye yarattım. O halde her şey yerine beni seç. Zira ben her şey yerine senin yardımcınım.”
    36.    İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey İnsanlar! Şüphesiz aziz ve zikri yüce olan Allah kullarını kendilerini tanısınlar diye yaratmıştır. Onu tanıdıklarında ibadet ederler, ona ibadet edince O’ndan başkasına ibadetten kesilirler.”Birisi kendisine, “Ey İbn-i Resulillah! Annem babam sana feda olsun, Allah’ı tanımak nedir?”diye sorunca da şöyle buyurdu: “Her zaman ehlinin kendilerine itaatleri farz kılınan imamları tanımalarıdır.”
    37.    İmam Sadık (a.s), “Allah’ın insanları ve cinleri sadece bana ibadet etsinler diye yarattım.”ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Onları ibadet için yaratmıştır.”
    38.    Ali b. İbrahim, İmam Sadık’tan (a.s) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Allah onları emir, nehiy ve teklif için yaratmıştır. Zorla ibadet etsinle diye yaratmamıştır. Allah onları özgür bir şekilde emir ve nehiylerle imtihan etmek için yaratmıştır.”
    39.    İmam Sadık (a.s) Allah-u Teala’nın “Fakat, Rabbinin merhamet ettikleri bir yana, hâlâ ayrılıktadırlar, esasen onları bunun için yaratmıştır”ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Allah’ın rahmetini hak edecek ve kendilerini bağışlatacak şeyler yapsınlar diye yaratmıştır.”
    40.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah yarattığı şeyleri; kudretini artırmak, zamanının olaylarından korkmamak ve savaşta rakibinin, mal üstünlüğü elde etmeye çalışan ortağının ve soyuyla övünenin kendisinden yardım almak için yaratmamıştır. Aksine onlar terbiye olmuş yaratıklar ve düşük kullardır.”
    41.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah Tebarek ve Teala, yaratıkları boş yere yaratmamış ve başı boş bırakmamıştır. Aksine kudretini açığa vurmak, kendisiyle hoşnutluğunu hak edecekleri itaatiyle mükellef kılmak için yaratmıştır. Onlardan bir menfaat elde etmek, onlarla bir zararı def etmek için yaratmamıştır. Aksine onları faydalandırmak ve ebedi nimete ulaştırmak için yaratmıştır.”
    42.    İmam Sadık (a.s) Allah-u Teala’nın “Fakat, Rabbinin merhamet ettikleri bir yana, hâlâ ayrılıktadırlar, esasen onları bunun için yaratmıştır.”ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Onları, rahmetine hak kazanacak ve böylece bağışlayacak şeyler yapsınlar diye yaratmıştır.”
    43.    İmam Sadık (a.s),”Biz (başkalarının) şaşırıp kalması için mi yaratıldık.”diyen birine şöyle buyurmuştur: “Sen Allah için nesin ki?”O şahıs, “yok olmak için mi yaratıldık?”deyince şöyle buyurdu: “Ey kardeş oğlu, sus! Biz beka için yaratıldık.”

    315. Bölüm
    İnsanın Yaratılış Niteliği

    Kur’an:
    “Sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra kan pıhtısından yaratan; sonra erginlik çağına ulaşmanız, sonra da yaşlanmanız için sizi bebek olarak dünyaya çıkaran O’dur. Kiminiz daha önce öldürülür, kiminiz de, belirtilmiş bir süreye ulaşırsınız. Belki artık düşünürsünüz.”
    bak. Al-i İmran, 6; Nisa, 1; En’am, 2; Ra’d, 8; Meryem, 67; Müminun, 12-14; Lokman, 14; Hud, 61; en-Nahl, 4; Hac, 5; er-Rum, 19, 20; Secde, 7-9; Fatır, 11; Yasin, 77; Zümer, 6; Şura, 49, 50; Necm, 32, 45, 46; Vakıa, 57-59; Teğabün, 2, 3; Mülk, 23, 24; Nuh, 14, 17; İnsan, 1, 2; Mürselat, 20, 23; Nebe, 8; Abese, 18-21; İnfitar, 7, 8; Tarık, 5-7; el-Bihar, 60/317, 41. Bölüm

    316. Bölüm
    İnsanın Zayıflığı

    Kur’an:
    “İnsan zayıf yaratılmıştır.”
    44.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Miskin Ademoğlu! Eceli gizli, hastalıkları örtülü, ameli mahfuzdur. Bir sivrisinek incitir, (boğazına tıkanan) bir damla öldürür, bir ter kokutur! “

    317. Bölüm
    İnsanın Ölçüsü (1)

    45.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ademoğlu ölçüye en çok benzeyendir. Ya cahillikle hafif gelir, ya da ilmiyle ağır! “

    318. Bölüm
    İnsanın Ölçüsü (2)

    46.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın değeri iki küçük organıyladır: Kalbi ve diliyle. Savaşırsa kalbiyle savaşır ve konuşursa (diliyle) açık konuşur.”
    47.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın iki fazileti vardır: Akıl ve söz. Akılla faydalanır ve sözle fayda verir.”
    48.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın aslı kalbidir. Aklı dinidir. Mürüvveti ise kendisini koyduğu yerdir.”
    49.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsan sözüyle ölçülür ve ameliyle değerlendirilir.”
    50.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsan zekasıyladır, şekliyle değil. İnsan himmetiyledir, mal ve biriktirdikleriyle değil.”
    bak. el-Kemal, 3567. Bölüm

    319. Bölüm
    Kamil İnsanın Sıfatı

    51.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aklını ihya etmiş ve nefsini öldürmüştür. Kalını (bedeni) zayıflamış, kabalığı incelmiştir. Kendisine çok nurlu bir ışık doğmuş, yolunu aydınlatmış ve doğru yola sevketmiştir.”
    52.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Nimetleri değerli olan Allah’ın zamanının bir diliminde ve fetret döneminde bir takım kulları vardır ki Allah kendileriyle fikirlerinde hasbihal eder ve akıllarında konuşur. Onlar işte böylece o karanlıkların kandilleri ve o şüphelerin delilleri idiler.”
    bak. el-Eh, 54. Bölüm
    467. Konu, el-Kemal