el-Bihar, c. 75/113, 50. Bölüm, Eda’ul Emanet
Vesail’uş Şia, 13/218, 1. Bölüm, Vucub-u Eda’il Emanet

bak.  el-Meclis, 520. Bölüm; en-Nübüvvet (1), 3776. Bölüm

300. Bölüm Emanet

Kur’an “Onlar emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.”
1.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İmanın en üstünü emanete riayet etmek; en çirkin ahlak ise hıyanettir.”
2.    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Üç şeyde aziz ve celil olan Allah hiç kimseye ruhsat (izin) vermemiştir: Emaneti iyi ve kötü herkese eda etmek, iyi ve kötü herkese verdiği sözünü tutmak, iyi veya kötü olsun anne ve babaya iyilik etmek.”
3.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Namaz, oruç, hac, bağış ve gece yarısı (ibadetlerdeki) feryatlara fazla itina göstermeyin. Siz doğru sözlü olmaya ve emaneti eda etmeye bakınız.”
4.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Emanete riayet etmek zenginliktir.”
5.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ali’yi (a.s), Resulullah (s.a.a) nezdinde yüce makamlara ulaştıran şeyin ne olduğuna bak ve ona uy. Şüphesiz Ali (a.s) Resulullah (s.a.a) nezdindeki yüce makama doğru sözlülük ve emanete riayet etmek sebebiyle ulaşmıştır.”
bak. es-Sıdk, 2192. Bölüm

301. Bölüm
Her Durumda Emanete Riayet Etmek Farzdır

6.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eğer Ali’ye kılıçla vuran ve onu öldüren kimse bile bana güvense, benden hayır dilese ve benimle meşveret etse mutlaka emanetini kendisine eda ederim.”
7.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’tan korkunuz, size güvenen kimsenin emanetine riayet ediniz. Müminlerin Emiri’nin (a.s) katili bile bir emanet hususunda bana güvenecek olursa onu kendisine eda ederim.”
8.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Peygamberlerin (a.s) evlatlarının katiline de olsa emanete riayet ediniz.”
9.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hüseyin b. Ali’nin katili de olsa emanete riayet ediniz.”
10.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her ne kadar sana hıyanet etse de, sana güvenene hıyanet etme. Senin sırrını ifşa etse de sen sırrını ifşa etme.”
11.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yemin ediyorum ki Resulullah’ın (s.a.a), vefatından çok az bir süre önce üç defa bana şöyle buyurduğunu işittim: Ey Ebe’l-Hasan! İyi ve kötü herkese az veya çok hatta bir iğne ve iplik de olsa emanetini eda et.”
12.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz aziz ve celil olan Allah her peygamberi doğru sözlülük ve iyi-kötü herkese emanetini eda etmek üzere göndermiştir.”
13.    Resulullah (s.a.a), “Kitap ehlinden bazısı vardır ki kendine güvenecek olursan.”ayetini okuyunca şöyle buyurmuştur: “Allah’ın düşmanları yalan söylüyor. Cahiliye döneminde olan emanete riayet dışındaki her şey ayaklarım altındadır. Şüphesiz emaneti iyi ve kötü herkese eda etmek gerekir.”
14.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’tan sakının ve emaneti siyah veya beyaz, Haruri (Harici) veya Şam’lı (Muaviye’nin taraftarı) bile olsa eda ediniz.”
bak. vesail’uş Şia, 13/221, 2. Bölüm

302. Bölüm
Emanete Riayet Etmeyenin İmanı Yoktur.

15.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Emanete riayet etmeyenin imanı yoktur.”
16.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim dünyada bir emanete hıyanet eder ve onu ehline geri vermeden ölürse benim dinimden başkası üzere ölmüştür ve Allah’ı kendisine gazab etmiş bir halde görecektir.”
17.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kim kendisine ısmarlanan emaneti küçümseyerek zayi eden kimse bizden değildir.”
18.    Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Emanete riayeti olmayanın imanı da yoktur.”

303. Bölüm
Emanete Riayetin Etkileri

19.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Emanet doğrulukla sonuçlanır.”
20.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Emanete riayet güçlenirse doğruluk da artar.”
21.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Emanete riayet ve ahde vefa, amellerin doğruluğundandır.”
22.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Emanete riayet etmek zenginlik, hıyanet ise fakirlik getirir.”
23.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Emanete riayet, zenginlik getirir, hıyanet ise fakirlik.”
24.    Lokman (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey oğulcağızım! Emanete riayet et ki dünya ve ahiretin salim olsun. Emin ol ki zengin olasın.”

304. Bölüm
İtimad Edilmemesi Gereken Kimseler

25.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Emin olmayan bir kimseye güvenen kimse için Allah garanti vermez. Zira kendisini ona güvenmekten sakındırmıştır.”
26.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İncinmiş insanlara asla güvenmeyin.”
27.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Emanet verdiğin kimseye kötümser olamazsın. İmtihan ettiğin haine emanet verme.”
28.    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sana emin kimse hıyanet etmemiştir. Sen emaneti haine vermişsin.”
29.    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim Allah’ın kullarından bir kulda konuştuğunda yalan söylediğini ve kendisine güvenildiğinde hıyanet ettiğini gördükten sonra ona Allah’ın emanetini verme hususunda güvenirse aziz ve celil olan Allah’ın onu verdiği emanet hususunda belaya düçar kılması, kendisine bu sebeple bir karşılık ve mükafat vermemesi, üzerine bir haktır.”
30.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim bir emanet hususunda şarap içen birine, bile bile güvenirse Allah üzerinde bir garantisi yoktur ve kendisine hiç bir karşılık ve mükafat da verilmez.”
31.    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güvenilir olmayan birine güvenenin, Allah üzerinde bir hücceti yoktur.”
32.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hain birine emaneti vermem ile zayi edecek birine vermem arasında benim için hiç bir fark yoktur.”
bak. vesail’uş Şia, 13/230, 6. Bölüm ve 13/233, 9. Bölüm

305. Bölüm
İlahi Emanet

Kur’an
“Doğrusu biz, emaneti göklere, yere, dağlara sunmuşuzdur da onlar bunu yüklenmekten çekinmişler ve ondan korkup titremişlerdir. Pek zalim ve çok cahil olan insan ise onu yüklenmiştir.”
33.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sonra da emanete riayet etmektir. Emanete riayet etmeyen zarar etmiştir. Emanet yükseltilmiş göklere, geniş yerlere ve dikilmiş yüce dağlara sunuldu. Bu üçünden daha uzun, daha geniş, daha yüce ve daha büyük bir şey yoktur. Eğer bir şey yücelik, genişlik, güçlülük ve dayanıklık açısından emaneti kabul etmeseydi, hiç şüphesiz bu üçü kabul etmezdi. Ama cezadan korktular ve kendilerinden daha zayıflarının bilmediği şeyi bildiler ve o (kendilerinden zayıf olan) insandır.”Şüphesiz insan pek zalim ve çok cahildir.”
34.    İmam Ali (a.s), “Zındıklardan bazısının, “Allah’ın, “Şüphesiz biz emaneti sunduk…”diye buyurduğunu görüyoruz. Bu emanet nedir ve bu insan kimdir? Aziz ve hikmet sahibi olan Allah’ın bu gerçeği insanlardan gizlemesi doğru olmaz”demesi üzerine şöyle buyurmuştur: “Belirttiğiniz emanet sadece Peygamberler ve vasileri arasında olması gereken emanetlerdir.”
35.    Bir hadiste yer aldığına göre Ali (a.s) namaz vakti yaklaşınca ne yapacağını şaşırıyor, titriyor ve renkten renge giriyordu. Kendisine, “Sana ne oluyor, ey Müminlerin Emiri?”denilince de şöyle cevap veriyordu: “Namaz vakti gelmiştir. Allah’ın göklere ve yerlere sunduğu halde kabul etmedikleri emanet! Onlar o emaneti kabulden kaçındılar ve korktular.”
36.    İmam Sadık’a (a.s) “Adamın biri, “Bana bir elbise al”diye birini gönderiyor. O adam pazara gidiyor ve pazarda kendisinde de var olan bir gömlek görüyor ve bu yüzden ona kendi elindeki gömleği veriyor. (Bunun hükmü nedir?)”diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Bu işi yapmamalı ve kendini kirletmemelidir. Aziz ve celil olan Allah şöyle buyuruyor: “Emaneti…sunduk.”Hatta eğer gömleği pazarda gördüğü gömlekten daha iyi olursa, yine de ona kendi malını vermemelidir.”


more post like this