İslam kaynakları

    1. home

    2. article

    3. Konu el-Ülfet Ülfet-Kalplerin Uzlaşması

    Konu el-Ülfet Ülfet-Kalplerin Uzlaşması

    Konu el-Ülfet Ülfet-Kalplerin Uzlaşması
    Rate this post

    17. Konu el-Ülfet Ülfet-Kalplerin Uzlaşması

    bak.
    es-Sadik, 291. Konu; el-Uzlet, 351. Konu; el-Hamul, 152. Konu; el-İşre, 2732. ve 2734. Bölüm; er-Ruh, 1562. Bölüm, el-Eh, 36, 37 ile 40 ila 43. Bölümler

    107. Bölüm
    Ülfet

    Kur’an:
    “Seni ve iman edenleri yardımıyla destekleyen, kalplerini uzlaştıran O’dur. Eğer yeryüzünde olan her şeyi infak etsen bile, sen onların kalplerini uzlaştıramazdın, ama Allah onları uzlaştırdı. Doğrusu O güçlüdür, hikmet sahibidir.”
    “Allah’ın size olan nimetini anın: Hani düşmandınız, kalplerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz.”
    1.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Dağları yerinden sökmek birbirine zıt kalpleri birleştirmekten daha kolaydır.”
    2.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanların kalpleri yabanidir. Her kim onlarla ülfet edinirse ona yönelirler.”
    3.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “İyiler birbiriyle karşılaşınca her ne kadar birbirlerine sevgi ve dostluk izharında bulunmasalar da kalpleri yağmurun nehir sularına karıştığı hızıyla birbirlerine ünsiyet edinirler. Kötüler birbiriyle karşılaştığında her ne kadar birbirlerine dilleriyle dostluk ve sevgi izharında bulunsalar da kalpleri birbirine ünsiyet ve ülfetten uzaktırlar. Dört ayaklı hayvanlar gibi her ne kadar uzun bir müddet bir ahırda otlansalar da birbirine sevgiden uzaktır.”

    108. Bölüm
    Başkalarıyla Ünsiyet ve Ülfet Edinmeyen Kimsede
    Hayır Yoktur

    4.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “En iyileriniz ahlak açısından en güzel olanınızdır. Ülfet edenler ve edilenler işte bunlardır.”
    5.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Müminlerin en hayırlısı, müminlerin kendisiyle ülfet ettiği kimsedir. Ülfet etmeyen ve edilmeyen kimsede hayır yoktur.”
    6.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ne mutlu Allah’a itaatte insanlarla ülfet eden ve insanların kendisiyle ülfet ettiği kimseye.”
    7.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Yarın kıyamet gününde bana en yakın olanınız ahlak açısından en güzel ve insanlara en yakın olanınızdır.”

    18. Konu Allah Allah

    bak.
        el-Halık, 148. Konu; el-Ma’rife (2), 346. Konu ve el-Ma’rife (3), 347. Konu

    109. Bölüm
    Allah

    Kur’an:
    “Andolsun ki, onlara, “Gökleri ve yeri yaratan kimdir?”diye sorsan: “Allah’tır”derler.”

    8.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah, insanların hakkında şaşkınlığa düştüğü ve kendisine sığınılan mabud anlamındadır. Allah gözlerin derkinden gizli olandır. Allah vehim ve hayallerden örtülü olandır.”
    9.    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah, insanların mahiyetini derk etmekten ve niteliğini kuşatmaktan şaşkınlığa düştüğü mabud anlamındadır.”
    10.    İmam Askeri (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah; tüm varlıkların ihtiyaç ve şiddet anında; herkesten ümidini kestiği zamanda kendisine sığındığı varlıktır.”
    11.    İmam Kazım (a.s) Allah kelimesinin anlamı hakkında şöyle buyurmuştur: “Küçük ve büyük her şeye egemen olandır.”

    19. Konu el-İmaret Emirlik Yöneticilik

        Kenz’ul Ummal, 5/584, el-Hilafe ve’l İmare
        Kenz’ul Ummal, 6/4, el-İmare ve s. 9, el-Kaza
        Sünen-i Ebi Davud, 3/130, Kitab’ul Harac ve’l-İmare ve’l-Feyy
        Sahih-i Müslim, 3/1451, Kitab’ul İmaret

    bak.
        el-Velayet (1), 560. Konu; es-Sultan, 240. Konu; el-Mulk 494. Konu; el-İmamet, 32. Konu; ed-Devlet, 165. Konu; es-Sefer, 182. Bölüm; el-Mir’et 3658. Bölüm

    110. Bölüm
    Yöneticiliğin Gereği

    12.    İmam Ali (a.s) Hakemiyet olayı hakkında şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz onlar, “Yöneticilik yoktur”diyorlar. Oysa müminin, yöneticiliği altında amel ettiği ve facir kimsenin kendi nasibini edindiği bir yöneticinin varlığı zaruridir.”
    13.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanlar iyi veya kötü bir yönetici olmaksızın düzelmez.”
    14.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz çok geçmeden Muaviye sizlere galip gelecektir.”Kendisine, “O halde neden savaşıyoruz?”dediklerinde ise şöyle buyurdu: “İnsanlar için iyi veya kötü bir yönetici gereklidir.”
    15.    İmam Ali (a.s) “Hüküm sadece Allah’a aittir.”diyen Haruriye (Hariciler) hakkında şöyle buyurmuştur: “Evet hüküm Allah’a aittir ve yeryüzünde de bir takım hakimler vardır ama onlar aslında, “Devletin gereği yoktur”diyorlar. Oysa insanlar için müminlerin amel ettiği, facir ve kafirlerin faydalandığı ve Allah’ın onda herkesi eceline ulaştırdığı bir idarenin varlığı zaruridir.”
    16.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanlar iyi veya kötü bir idareciye muhtaçtırlar. Mümin onun idaresinde amel eder, kafir onda faydalanır, Allah herkesi onda mukadder eceline ulaştırır, onun vasıtasıyla vergiler toplanır, onunla düşmana karşı savaşılır, onunla yollar güvene kavuşur, onunla güçlüden zayıfın hakkı alınır. İyiler rahata erer ve kötülerden güvende olurlar.”
    17.    Ebu’l Bahteri şöyle diyor: “Adamın biri mescide girerek, “Hüküm sadece Allah’a aittir”dedi. Sonra başka birisi de, “Hüküm sadece Allah’a aittir.”dedi. Bunun üzerine Ali (a.s) şöyle buyurdu: “Şüphesiz hüküm sadece Allah’a aittir.”Allah’ın sözü şüphesiz gerçektir kesin olarak inanmayanlar seni hafife almasınlar. (Rum/60)”Şüphesiz ki onların ne dediğini bilmiyorsunuz. Onlar “idarecilik yoktur.”diyorlar. Ey insanlar iyi veya facir bir emiriniz olmadıkça işleriniz asla düzelmez.”Halk, “İyiyi tanıdık da facir kimse nasıl?”deyince, Hz. Ali (a.s) şöyle buyurdu: “Mümin amel eder, facir istifade eder, Allah (herkesi) mukadder eceline ulaştırır, yollarınız güvene erer, pazarlarınız ayakta durur vergileriniz toplanır, düşmanlarınıza karşı savaşılır ve sizden şiddetli olanlardan zayıfların hakkı alınır.”
    18.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yırtıcı aslan zalim sultandan daha hayırlıdır. Zalim sultan ise devam eden fitneden daha hayırlıdır.”

    111. Bölüm
    Kötülerin Hakimiyeti (Yöneticiliği)

    19.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ne zaman iyileriniz emirleriniz, zenginleriniz cömertleriniz ve işleriniz aranızda şura ile olursa yeryüzü size altından daha hayırlı olur. Ama eğer, kötüleriniz emir, zenginleriniz cimri olursa ve işleriniz kadınlara bırakılırsa o zaman da yerin altı sizler için üstünden daha hayırlıdır.”
    bak. eş-Şura, 2138. Bölüm

    112. Bölüm
    Hükümetin Değeri

    20.    Emir’el Mü’minin (a.s) ayakkabısını tamir ile meşgul iken İbn-i Abbas yanına gelerek, “Hacılar toplanmış senden bir şeyler duymak istiyorlar.”deyince Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’a andolsun ki bir haddi icra etmek veya bir batılı uzaklaştırmak dışında bu ikisini (ayakkabımı) sizin işinizden (emiriniz olmaktan) daha çok seviyorum.”
    21.    İmam Ali (a.s) hakeza İbn-i Abbas’a şöyle buyurmuştur: “Bu ayakkabının değeri ne kadardır? Kendisine, “hiç bir değeri yoktur.”deyince şöyle buyurdu: “Allah’a andolsun ki bunu bir hakkı ayakta tutmak veya batılı def etmek dışında sizlere emir olmaktan daha çok seviyorum.”
    22.    İmam Ali (a.s) İbn-i Abbas’a yazdığı bir mektubunda şöyle buyurmuştur: “Allah’a hamd ve senadan sonra…Sakın hükümetinden nasibin bir mal elde etmek veya bir öfkeyi dindirmek olmasın. Aksine hükümetten nasibin bir batılı öldürmek veya hakkı ihya etmek olmalıdır.”

    20. Konu el-Emel Emel-Arzu

        el-Bihar 73/160, 128. Bölüm, el-Hırs ve Tul’ul Emel,
        Vesail’uş Şia 2/650, 24. Bölüm,Tul’ul Emel
        Kenz’ul Ummal, 3/490, 818, Tul’ul Emel

    bak.
        el-Ecel, 4. Konu

    113. Bölüm
    Emel Rahmettir

    23.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Emel (arzu) ümmetim için bir rahmettir. Emel olmasaydı, hiç bir anne çocuğunu emzirmez ve hiçbir bahçıvan bir ağaç dikmezdi.”
    24.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Emel kendisi ile ünsiyet edilen arkadaştır.”
    25.    İsa b. Meryem (a.s) oturduğu bir sırada yaşlı birisi küreği ile çalışıyor ve toprağı eşeliyordu. İsa (a.s) şöyle dua etti: “Allah’ım! Ondan arzuyu al”Bunun üzerine o yaşlı adam küreğini kenara atarak yere uzandı. Bir müddet öylece bekledi, bunun üzerine Hz. İsa (a.s) “Allah’ım! Ona arzuyu geri ver.”Diye dua edince yaşlı adam kalktı ve yeniden çalışmaya başladı.”
    26.    İmam Zeyn’ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey Allahım! Ey alemlerin Rabbi! Senden en uygun arzuları dilerim.”

    114. Bölüm
    Arzular Bitmez

    27.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzu için bir son yoktur.”
    28.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzular sona ermez.”
    29.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kesin bir şekilde bil ki sen arzularına ulaşamazsın, ecelini geçemezsin ve şüphesiz sen öncekilerin gittiği yoldasın.”
    30.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim yarın da yaşamayı arzu ederse şüphesiz ki ebedi yaşayacağını arzu etmiştir.”
    bak. 712. Bölüm

    115. Bölüm
    Boş Arzulardan Sakındırmak

    Kur’an
    “Bırak onları yesinler, zevk alsınlar, emelleri onları oyalayadursun, yakında öğrenecekler”
    31.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Boş arzulardan sakının; zira bir çok kimse yarını ümit ettiği halde onu geride bırakamadı. Bir çok kimseye gecenin başında imrenildiği halde, gece sonunda kendisine ağlanıldı.”
    32.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aldatıcı arzulardan sakının. Bir çok kimse (daha iyi) günü ümit ettiği halde ona ulaşamamıştır. Bir çok bina inşa eden içine oturamamıştır ve bir çok mal toplayana yemek nasip olmamıştır.”
    33.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzular serap gibidir. Göreni aldatır, ümit edeni ümitsiz kılar.”
    34.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzu kandırıcı, saptırıcı ve zarar vericidir.”
    35.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzular, basiret gözlerini kör eder.”
    36.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzular şeytanın gafillerin kalbine egemen olmasıdır.”
    37.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzu sürekli yalan söyler.”
    38.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzuların neticesi işlerin bozulmasıdır.”
    39.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz arzu kalbi sapıklığa sürükler, yalan şeyler va’d eder, gafleti artırır ve geriye hasret bırakır.”
    40.    İmam Sadık (a.s) Arefe Günü Duası’nda şöyle buyurmuştur: “Allahım! Ahiretin hayrını engelleyen dünyadan, en hayırlı ölüme engel olan hayattan ve en hayırlı amele engel olan arzulardan sana sığınırım.”
    41.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki arzular aklı giderir, boş vaatlerde bulunur, gaflete teşvik eder ve hasret doğurur. O halde arzuları yalanlayın, zira arzular aldatıcıdır ve arzuların sahibi kandırılmış kimsedir.”
    42.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bilin ki şüphesiz arzular aklı giderir ve Allah’ın zikrini unutturur. O halde arzuları yalanlayın. Şüphesiz arzular aldatıcıdır ve sahibi aldatılmıştır.”
    43.    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ne mutlu yalan arzulara kapılmayan kimseye.”
    44.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah kuluna nice arzu etmediği nimetler verir. Nice bir şeyi arzu edene de aksi nasip olmuştur.”
    116. Bölüm
    Arzu ve Ecel

    45.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsan ecelini ve ecelinin hızını görecek olsaydı arzulara düşman kesilirdi.”
    46.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim yarını eceli sayarsa ölümü layık olduğu yere oturtmuştur.”
    47.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim arzularının meydanında koşturursa eceliyle sürçer.”
    48.    İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eceller ortaya çıksaydı arzular rüsva olurdu.”
    49.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzu eceli unutturur.”
    50.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzu ecelin örtüsüdür.”
    51.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzu ameli bozar ve ömrü zayi eder.”
    52.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En doğru şey eceldir, en yalan şey ise arzu.”
    53.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En yakın şey ecel, en uzak şey ise arzudur.”
    54.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ecel arzuların biçicisidir.”
    55.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ecel emelleri rüsva eder.”
    56.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ben arzularımla savaşıyorum ve ecelimi bekliyorum.”
    57.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Nefisler ecel gelip çatıncaya kadar arzulardan boşalmaz.”
    58.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsan (bazen) arzularına yakınlaşır; ama (aniden) eceli gelip çatar ve arzularına ulaşmasına engel olur.”
    59.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzunun afeti eceldir.”
    60.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bilin ki şüphesiz siz arkasında ecel olan arzu günlerindesiniz. Arzu günlerinde eceli gelmeden amel eden kimseye ameli fayda verir ve eceli zarar veremez.”
    61.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En uzak arzusuna ulaşan kimse en yakın ecelini beklemelidir.”
    62.    Rivayet edildiği üzere Resulullah (s.a.a) eline üç parça çubuk alarak birini tam karşısına, birini yanına ve üçüncüsünü ise uzağa gömdü ve şöyle buyurdu: “Bunların ne olduğunu biliyor musunuz?”Oradakiler, “Allah ve Peygamberi daha iyi bilir”deyince de şöyle buyurdu: “Bu insandır, bu ecel ve o diğeri de insanın peşinden gittiği arzular. Ama ecel gelip çatar ve o arzularına ulaşamaz.”
    63.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ecel emele nede yakındır.”
    64.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzularınızın nihayetine ulaşınca aniden ölümleri hatırlayın.”
    65.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eceller gelip çatınca emeller rüsva olur.”
    66.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Adem sürçünceye kadar da eceli gözlerinin karşısında arzuları ise arkasındaydı. Ama sürçünce Allah arzularını gözlerinin karşısına ecelini ise arkasına attı. İşte bu yüzden insan ölünceye kadar da arzu eder.”

    117. Bölüm
    Uzun Emellerin Neticeleri

    67.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kul amellerini kötü kılmadıkça arzularını uzatamaz.”
    68.    Aziz ve celil olan Allah Musa’ya şöyle hitap etti: “Ey Musa! Dünyada uzun emellere kapılma; yoksa kalbin katılaşır ve katı kalpli kimse benden çok uzaktır.”
    69.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzuları çok olan kimseler ölümü en az hatırlayanlardır.”
    70.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanlardan en uzun emelleri olanlar amel açısından en kötü olanlardır.”
    71.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Arzuları geniş olanın amelleri kısa olur.”
    72.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ama uzun emeller, şüphesiz insana ahireti unutturur.”
    73.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim yarın da yaşamayı arzu ederse şüphesiz ebedi yaşamayı arzu etmiştir. Her kim de ebedi yaşamayı arzu ederse kalbi katılaşır ve dünyaya yönelir.”
    bak. vesail’uş Şia 2/650, 24. Bölüm

    118. Bölüm
    Kısa Arzular

    74.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim dostlarından ayrılacağına, toprakta sükunet edeceğine, sonunda hesaba çekileceğine, geride bıraktıklarına ihtiyaçsız olacağına ve önceden gönderdiklerine ihtiyaç duyacağına yakin ederse, arzularını kısa, amellerini uzun kılması yaraşır.”
    75.    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Dünyadan arzularınızı kısaltarak (ahiret için) azık alın”
    76.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Zühdün tatlılığını elde etmek için emellerinizi kısaltın.”
    77.    Resulullah (s.a.a) İbn-i Mes’ud’a şöyle buyurmuştur: “Emelini kısalt ve sabah olunca şöyle de: “Ben akşama varamayacağım.”Akşama erince de şöyle de: Şüphesiz ben sabaha erişemeyeceğim. Ben dünyadan ayrılacağım hususunda kararlıyım ve Allah ile görüşmeyi seviyorum.”
    78.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güven ve sağlamlıkla çalış. Arzulara kapılmaktan sakın. Yarının hüznünü bugünden taşıma. Eğer kalbini arzulardan boş tutarsan şüphesiz ciddi olarak amel edersin. Bugünün arzularını yarına taşımak sana iki açıdan zarar verir: İşlerini sürekli ertelersin ve bununla gam ve hüznünü artırırsın.”
    79.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Muhammed’in nefsi kudret elinde olan Allah’a andolsun ki gözümü her kırptığımda kirpiklerimin birbirine değmeyeceğini ve Allah’ın ruhumu alacağını zannettim.”

    119. Bölüm
    Allah’tan Gayrisine Ümit Bağlamaktan Sakındırmak

    80.    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz benden başkasına ümit bağlayan her müminin ümidini mutlaka ve mutlaka keseceğim.”
    81.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “(Her şeyden koparak) Sadece münezzeh olan Allah’a bağlan. Zira şöyle buyurmuştur: “İzzetim ve celalime andolsun ki benden başkasına ümit bağlayan herkesin ümidini ümitsizliğe çeviririm.”
    82.    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim bir insana ümit bağlarsa şüphesiz onu ululamıştır.”
    bak. et-Tevekkül; 4189, 4190 ve 4192. Bölümler