İslam kaynakları

    1. home

    2. article

    3. Seyyid Ali Hamaney’in Oruçla ilgili yeni Fetvaları

    Seyyid Ali Hamaney’in Oruçla ilgili yeni Fetvaları

    Seyyid Ali Hamaney’in Oruçla ilgili yeni Fetvaları
    2.5 (50%) 2 votes

     

    Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamaney’in Oruçla ilgili yeni Fetvaları

    İslam inkılabı rehberi Seyyid Ali Hamaney’in Oruçla ilgili yeni Fetvaları

    Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Ramazan ayı hilalinin görülmesine bir kaç gün kala İslam inkılabı rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamaney’in sitesinin yeni fetvaları bölümünden oruçla ilgili yeni fetvalarını siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

    Hilali görme

    Gün içinde ramazan ayının girdiğini fark etmek

    Soru: Eğer öğleden önce ramazan ayının ilk günü olduğu ilan edilirse, o günün orucunun hükmü nadir?

    Cevap: Eğer orucu batıl edecek bir şey yapmamışsa ihtiyatı vacip gereği oruca niyetlenip o günün orucunu tutmalı ve daha sonra o günün orucunu kaza etmelidir. Ama orucu bozacak şeylerden birisini yapmışsa o günün orucu batıldır, ama (ramazan ayının hürmetini korumak için) akşam ezanına kadar orucu batıl eden şeylerden uzak durması gerekir ve ramazan ayından sonrada bu günün orucunu kaza etmelidir.

    Ramazan ayının başlangıcını bilme yolları

    Soru: Eğer bir kaç adil şahıs iki adil insanın ayı gördüklerine şahitlik ederlerse buna dayanarak ramazan ayının ilk günü veya bayram günü olduğu kanısına varılabilir mi?

    Cevap: Hayır, iki adil kişinin ayı gördüklerine dair bizzat şahsın kensine şahitlik etmeleri gerekir ve eğer ayı gören başka birisinden naklederlerse yeterli değildir. Elbette onların bu sözlerinden itminan hasıl olursa ayın ilk gününün belirlenmesi için yeterlidir.

    Ayın görüldüğünü bilme şekli

    Soru: Eğer bir grup insanın sözlerinden dolayı yarının bayram olacağına ihtimal verirsek yarın oruç tutabilir miyiz?

    Cevap: İnsan yarının bayram olduğuna mutmain olmadığı sürece orucunu iftar edemez.

    Ufukların bir olmasındaki ölçü

    Soru: Aynı ufukta olmaktan maksat nedir ve hangi bölgelerin ufuku birdir?

    Cevap: Aynı ufukta olmaktan maksat, ayın görülüp görülmeme ihtimali açısından aynı konumda olan şehirlerdir.

    Güneş batmadan hilalin görülmesi

    Soru: İsveç gibi bazı ülkelerde güneşin batışından sonra yeni ayın görülebilmesi bazen iran gibi ülkelerde ayın görülmesinden iki üç gün sonra mümkün oluyor; çünkü bu bölgelerde ay güneşten önce batmaktadır. Bu durumda adı geçen bölgelerde güneş batmadan ayın görülmesi şevval ayının başladığını ıspat etmek için yeterli midir?

    Cevap: Güneş batmadan önce ayın görülmesi bir sonraki günde yeni ayın başladığını ıspat etmek için yeterlidir.

    Taklit merciileri bayram gününde ihtilafa düştüklerinde mükellefin görevi

    Soru: Eğer taklit merciileri bayram günü hakkında ihtilafa düşerlerse mükellefin görevi nedir? Acaba her mükellef kendi taklit merciinin görüşüne mi uymalıdır?

    Cevap: Ayın ilk gününün belirlenmesinde taklit söz konusu değildir. Dolayısıyla bir taklit merciinin ayın ilk gününü ilan etmesi eğer mükellefte itminan hasıl olmasına neden olursa o günün orucunu yemelidir, ama şüphe ederse o günün orucunu tutması gerekir.

    Orucu Batıl Eden Şeyler

    Yemek İçmek

    Diş ve diş eti kanı

    Soru: Acaba ramazan ayında ağızdan ve diş etlerinden kan gelirse, ağızın içini yıkamak gerekir mi?

    Cevap: O kanı yutmak caiz değildir ve eğer oruçluyken bilerek o kanı yutarsa haram yoldan orucunu bozmuş hükmüne girer. Elbette ağızın içini yıkamak şart değildir.

    Bilmeden iftar etmenin hükm

    Soru: Eğer oruçlu birisi unutarak bir şey yerse onu uyarmak gerekir mi?

    Cevap: Hayır, onu uyarmak gerekmez.

    Gargara yapılırken suyun yutulmasının hükmü

    Soru: Oruçluyken gargara yapmanın hükmü nedir?

    Cevap: Eğer gargara yaparken su boğaza kaçarsa oruç batıl olur.

    Oruçluyken sakız çineme

    Soru: Oruçluyken sakız ve kündür çiğnemenin hükmü nedir?

    Cevap: Eğer boğaza bir şey kaçmazsa sakızın sakıncası yoktur, ama kündür orucu batıl eder.

    Oruçluyken diş macunuyla dişleri fırçalama

    Soru: Acaba oruçluyken diş macunuyla dişleri fırçalamak sakıncalı mıdır?

    Cevap: Sakıncası yoktur, ama diş macunuyla karışmış ağız suyunun boğaza kaçmamasına dikkat edilmelidir.

    Oruçluyken serum takdırma

    Soru: Ramazan ayında serum taktırmanın hükmü nedir?

    Cevap: İhtiyatı vacip gereği serum taktırmaktan sakınmanız gerekir; ister bu serumun besleyici özelliği olsun ve isterse sadece ilaç ünvanıyla kullanılmış olsun.

    Oruçluyken diş ipi kullanma

    Soru: Floroit ve nene tadı üzerinde olan diş iplerini oruçluyken kullanmanın hükmü nedir?

    Cevap: Eğer ağız suyu yutulmazsa sakıncası yoktur.

    Ramazan ayında bir ilacı devamlı kullanmaya mecbur olmak

    Soru: Eğer birisi hasta olursa ve doktorun desturuyla gün içerisinde üç kez bir hapı içmesi gerekirse, oruç tutabilir mi?

    Cevap: Oruç tutamaz.

    Oruçluyken aşı yaptırma

    Soru: Oruçlu iken hepatit aşısı yaptırmanın hükmü nedir? Acaba orucu batıl eder mi?

    Cevap: Eğer bu aşı kasa yapılıyorsa sakıncası yoktur.

    Oruç ve ağız kanaması

    Soru: Ben dün dişime dolgu yaptırdım ve bugün oruç olduğum halde ağzımda biraz kanama oldu. Acaba bunun hükmü nedir? Ağızdaki kanla karışmış olan tükürüğü yutmak caiz midir ve bu halde ne yapmak gerekir? Orucun hükmü nedir?

    Cevap: Eğer gelen kan tükürükte kaybolup gidecek kadar azsa paktır ve onu yutmanın sakıncası yoktur.

    Cenabet ve İstimna

    Ramazan ayında fecirden sonra cenabet olmak

    Soru: Ramazan ayında sabah namazından sonra cenabet olursam ne yapmam gerekir?

    Cevap: Orucunuz sahihtir ve öğle namazı için cenabet guslü almanız gerekir.

    Sabah ezanına kadar bilerek cenabet guslünü geciktirmek

    Soru: Acaba sabah ezanından önce uykudan cenabetli şekilde uyanan birisi bilerek gusülü geciktirip, gusül yerine teyemmüm yapabilir mi?

    Cevap: Eğer vakit daralıncaya kadar gusülü geciktirirse günah işlemiştir. Bu durumda sabah ezanından önce teyemmüm etmelidir ve orucu sahihtir.

    Oruç halinde kadın erkek ilişkileri

    Soru: Ben oruç tutamıyorum, acaba oruçlu olan eşimle cinsel ilişkiye girebilir miyim?

    Cevap: Hayır caiz değildir.

    Oruçluyken cenabet olma

    Soru: Eğer oruçlu birisi ramazan ayında sabah namazından sonra veya öğle namazından sonra uyur ve elinde olmadan uykuda cenabet olursa vazifesi nedir?Acaba bu şahsın orucu batıl olur mu?

    Cevap: Orucu sahihtir.

    Ramazan ayında fecirden sonra cenabet olmak

    Soru: Ramazan ayında sabah namazından sonra cenabet olursam ne yapmam gerekir?

    Cevap: Orucunuz sahihtir ve öğle namazı için cenabet guslü almanız gerekir.

    Süt veren kadının orucu

    Soru- Süt veren kadının vazifesi nedir?

    Cevap: Eğer oruç tutmak sütün azalmasına neden olur ya kendisinin rahatsız olmasına sebep olur veya kendisine zararı olursa ona oruç tutmak vacip değildir. Birinci durumda her gün için fakire bir mud (yaklaşık 750 gram) yiyecek vermesi gerekir, ama ikinci durumda bu işi yapmak ihtiyatı vacip gereğidir. Elbette her halükarda bu oruçları sonradan kaza etmesi gerekir.

    Böbrek hastalığı olan hastanın orucu

    Soru: Böbreklerim taş ürettiğinden uzman doktorun tavsiyesine göre oruç tutmamam gerekiyor, ama oruçlarımı bozmaya gönlüm varmıyor. Eğer bir veya üç kere üç bardak su içsem sorunun halloluyor. Bu durumu göz önünde bulundurarak orucumu tutmaya devam edebilir miyim?

    Cevap: Eğer böbrek hastalığını önlemenin yolu gün boyu su ve diğer sıvı içecekleri tüketmekse, oruç tutmak size vacip olmadığı gibi caiz de değildir. Su içtiğiniz takdirde de orucunuz batıldır.

    Orucu Terk Etmek veya Batıl Etmek

    Orucu bilerek yemek

    Soru: Bilerek orucunu yiyenin vazifesi nedir?

    Cevap: Tutmadığı miktarda ki oruçlarını kaza etmeli ve buna ilave olarak her gün için keffare vermelidir. Yani her gün için ya altmış gün oruç tutmalı ya altmış fakiri doyurmalı veya her bir fakire yaklaşık 750 gram yiyecek vermelidir.(Bu yiyecek buğday, arpa veya benzeri bir şey olabilir)

    Buluğun ilk yıllarında tutulmayan oruçların hükmü

    Soru: Buluğun ilk yıllarında yerine getiremediğin oruçları kaza ettikten sonra keffarede gerekir mi?

    Cevap: Tutamadığınız oruçları kaza etmelisiniz. Eğer oruçları bilerek tutmamışsanız kazaya ilave olarak, hergün için keffarede vermeniz gerekir. Yani her gün için ya altmış gün için tutmalı ya altmış fakiri doyurmalı veya herbir fakire yaklaşık 750 gram yiyecek vermelidir.(Bu yiyecek buğday, arpa veya benzeri bir şey olabilir)

    Sünnet orucu batıl etme

    Soru: Acaba sünnet orucu batıl etmek caiz midir?

    Cevap: Evet, sakıncası yoktur; ama öğleden sonra olursa mekruhtur.

    Ramazan Orucunu Yeme

    Soru: Acaba futbol maçı olduğundan dolayı aşırı susuzluk ve açlık çekmemek için oruç yenebilir mi?

    Cevap: Dediğiniz şey orucu yemeyi caiz etmez.

    Kaza Orucu

    Ramazanda yolculuk

    Soru: Acaba ramazan ayında yolculuk yapan kazaya ilave olarak keffarede vermeli midir?

    Cevap: Hayır, sadece oruçların kazası vaciptir. Elbette bu kazaları bir dahaki ramazana kadar tutmazsa geciktirmeden dolayı her gün için yaklaşık olarak 750 gram yiyecek keffare olarak vermelidir.

    Soru: Ramazan ayında oruçtan kaçmak için yolculuk yapılabilir mi?

    Cevap: Oruçtan kaçmak için dahi olsa ramazan ayında yolculuk yapmanın sakıncası yoktur; ama bu iş ramazanın yirmi üçünden önce mekruhtur.

    Kaza ve keffare arasındaki tertip

    Soru: Acaba ramazan ayının kazası ve keffaresi ard arda mı yapılmalıdır?

    Cevap: Kaza oruçlarının ard arda yerine getirilmesi şart değildir. Ancak keffarede eğer mükellef iki ay peş peşe oruç tutma kararı alırsa bu orucun otuzbir gününü peş peşe tutması gerekir.

    Orucun kazasında gevşek davranma

    Soru: Oruçlarının kazasını yerine getirmede gevşek davranan birisi, şu anda da hasta olduğu için kazalarını yerine getirememektedir. Bu şahsın vazifesi nedir?

    Cevap: Eğer oruçların kazasını yerine getirmede gevşek davranmışsa ve şu anda da önümüzdeki ramazana kadar hastalığından dolayı oruç tutamayacaksa, her gün için kazaya ilave olarak yaklaşık 750 gram yiyecek keffare olarak vermelidir.

    Kaza orucunu batıl etmek

    Soru: Kaza orucu tutan birisi herhangi bir nedenden dolayı orucunu batıl edebilir mi?

    Cevap: Eğer öğleden önce olursa sakıncası yoktur, ama öğleden sonra caiz değildir ve kim öğleden sonra kaza orucunu bozarsa keffare vermesi gerekir. Keffaresi on fakire her birine 750 gram yiyecek verecek şekilde keffare vermektir ve eğer yiyecek veremiyorsa üç gün oruç tutmalıdır.

    Zimmette olan oruç

    Soru: Kaza orucu olup olmadığını bilmeyen birisi, zimmemde olan oruç (ma fi zimme) niyetiyle oruç tutabilri mi? Yani şu niyetle tutsa ki eğer boynumda kaza orucu varsa onun yerine geçsin ve eğer yoksa sünnet orucu yerine geçsin?

    Cevap: Evet, bu niyetle kaza tutabilirsin.

    Babanın kaza orucunda şüphe etme

    Soru: Babamın bir kaç yıl oruç kazası vardı, ama onları kaza edip etmediğini bilmiyorum. Bu meseleyle ilgili herhangi bir vasiyete de bulunmadı. Bu durumda evin büyük oğlunun vazifesi nedir?

    Cevap: Eğer büyük oğlan babasının oruç kazası olduğuna yakini varsa onları kaza etmelidir.

    Babanın mirasından onun kaza oruçlarını tutturmak için birini kiralama

    Soru: Eğer büyük oğul, ölmüş babasının oruçlarını tutturmak isterse bunun için babanın bırakmış olduğu mirastan kullanabilir mi?

    Cevap: Hayır, büyük oğlan babasının oruçlarını kendisi kaza etmeli veya kendi malını kullanarak birisini bu işi yapması için kiralamalıdır. Eğer baba vasiyet etmemişse bu iş için babanın bıraktığı mirastan kullanma hakkına sahip değildir.

    Kendisinin yada babasının kaza orucunu tutmak durumunda kalan şahsın hükmü

    Soru: Hem kendisi kaza orucu olan ve hemde ölmüş babasının kaza orucu boynunda olan birisi önce hangisini yerine getirmelidir?

    Cevap: Her ikiside vacip olduğundan, onlar arasında belli bir sıra söz konusu değildir.

    Kız için babanın oruçlarının kazası

    Soru: Eğer babanın sadece kız çocuğu olursa, ölümünden sonra büyük kızın babasının oruçlarını kaza etmesi gerekir mi?

    Cevap: Hayır, vacip değildir.

    Birkaç yıl oruç tutmayan hastanın vazifesi

    Soru: Birkaç yıl hasta olduğundan dolayı oruç tutamayan şahsın vazifesi nedir?

    Cevap: İyileştiği yıl bir sonraki ramazana kadar kaza etmek için vakti varsa tutamadığı son ramazan ayının oruçlarını kaza etmelidir. Ancak geçmiş yılların oruçlarını kaza etmesi şart değildir ve sadece her gün için 750 gram yiyecek bir fakire vermelidir.

    Buluğ alametlerini bilmeme

    Soru: Ben ondört yaşından önce cenabet oluyordum ve cenabet olmanın buluğ alameti olduğunu bilmiyordum. Dolayısıyla onbeş yaşına kadar oruç tutmadım. Acaba bu oruçları kaza etsem yeterli midir, yoksa keffarede mi vermem gerekir?

    Cevap: Oruçların kazası vaciptir ve eğer kasir cahilse keffare gerekmez. (Kasir cahil, bir hükmü bilmeyen ve bilme imkanı olmayan şahsa denir. Mütercim)

    Orucun Keffaresi

    Orucun keffaresini yerine getirme şekli

    Soru: Acaba orucun keffaresi hemen mi yerine getirilmelidir, yoksa zaman içerisinde yavaş yavaş yerine getirilebilir mi?

    Cevap: Keffareyi vermek mali açıdan da vacip oruç açısından da acele etmeği gerektirmez ve onu yerine getirmek için gelecekte de fırsatınız vardır. Ancak erteleme bizi bu meseleden gafil etmemelidir.

    Bilerek iftar etmenin keffaresiyle hastalıktan dolayı iftar etmenin keffaresi arasındaki fark

    Soru: Acaba orucu bilerek bozanla hastalığından dolayı bozanın keffareleri arasında fark var mıdır?

    Cevap: Evet, iki açıdan bir birlerinden farklıdırlar:1- miktar açısından, 2- kullanıldığı yer açısından.

    Bilerek bozulan orucun keffaresinde her gün için 60 fakir doyurulmalı (yada herbir fakire yaklaşık 750 gram yiyecek verilmeli) veya hergün için 60 gün oruç tutulmalıdır. Ama hastalıktan dolayı verilen keffarede eğer hastalık bir sonraki ramazana kadar devam ederse, hergün için yaklaşık 750 gram yiyecek fakire verilmelidir.

    Bilerek bozulan orucun keffaresinde eğer 60 fakire ulaşmak mümkünse her fakire 750 gram yiyecekten fazla veremez. Ama hastalıktan kaynaklanan keffarede bu şart değildir.

    Orucu geciktirmenin keffaresi

    Soru: Boynunda oruç keffaresi olan birisi onu geciktirebilir mi?

    Cevap: Evet, keffarenin hemen ödenmesi gerekmez. Ancak onu ödemede tenbellik edilmemelidir.

    Soru: Eğer birisi orucun keffaresini bir kaç yıl geciktirirse, bu keffare miktarında artış olur mu?

    Cevap: Hayır, onda bir artış olmaz.

    Oruç keffaresinin kullanılması

    Soru: Acaba orucun keffaresini, nafakası bize vacip olan birisine verebilir miyiz?

    Cevap: Orucun keffaresini nafakası size vacip olan birisine veremezsiniz, ama onu akrabalara vermenin sakıncası yoktur.

    Oruç keffaresini seyide vermek

    Soru: Acaba seyit olmayan birisi seyide oruç keffaresi verebilir mi?

    Cevap: Evet, vermesinin sakıncası yoktur; ama seyide vermemesi (ihtiyatı müstehap) daha iyidir.

    Keffarenin kültürel faliyetlerde kullanılması

    Soru: Acaba oruç keffaresini kültürel faaliyetlerde ve evlilik gibi işlerde kullanabilir miyiz?

    Cevap: Hayır, bu gibi işlerde keffareyi kullanmak caiz değildir. Keffareyle fakirlerin doyurulması gerekir.

    Başkası tarafından geçimi sağlanan birisinin orucunun keffaresi

    Soru: Eğer birisi çocukken babasının evinde boynuna oruç keffaresi gelirse, bu keffareyi vermek kimin vazifesidir?

    Cevap: Buluğa ermemiş çocuğa keffare vacip olmaz ve eğer buluğa erdikten sonra keffare boynuna gelmişse bunu kendisinin ödemesi gerekir, ama keffareyi acilen vermek gerekmez.

    Kaza orucu olduğu halde adak orucu tutma

    Soru: Boynunda ramazan orucu kazası olan birisi oruç adak adayabilir mi?

    Cevap: Eğer adak orucunu kaza orucunu tuttuktan sonra yerine getirmeğe niyet ederse, yapmış olduğu adak sahihtir.

    Çocuk emiziren kadının orucunun keffaresi

    Soru: Çocuk emziren bir kadına, oruç zararlı olduğundan dolayı orucunu tutmazsa daha sonra bu kadının keffarede mi vermesi gerekir?

    Cevap: Orucunu yediği hergün için yaklaşık 750 gram yiyecek (buğday, ekmek, pirinç ve benzeri) fakire vermeli ve oruçlarıda kaza etmelidir.

    Orucu bozan şeyleri bilmeme

    Soru: Eğer birisi bir şeyin orucu bozduğunu bilmediğinden dolayı onu yaparsa, bu durumun hükmü nedir?

    Cevap: Orucunu kaza etmelidir, ama keffare vermesi gerekmez. Elbette bu şer’i meseleyi öğrenmede tenbellik etmişse keffarede vermesi gerekir.

    Sünnet Oruç

    On Gün İkamet Edilecek Yere Öğleden Sonra Varmak

    Soru: Eğer bir yere on gün kalmak üzere yolculuk yaparsam ve öğleden sonra oraya varırsam o günün orucunu tutabilir miyim?

    Cevap: o günün orucu sahih değildir ve o gün oruç tutabilmek için öğleden önce oraya varmanız gerekir.

    Kaza orucu olanın sünnet oruç tutması

    Soru: Boynuda kaza orucu olan birisi sünnet oruç tutabilir mi?

    Cevap: Boynunda kaza orucu olan birisi sünnet oruç tutamaz.

    Yolcunun sünnet oruç tutması

    Soru: Acaba yolcu sünnet oruç tutabilir mi?

    Cevap: Hayır, yolculukta sünnet oruç tutmak caiz değildir. Sadece Medine şehrinde yolcular hacetlerini elde edebilmek için üç gün sünnet oruç tutabilirler. Elbette oruç tutulan bu günlerin çarşamba, perşembe ve Cuma günleri olması gerekir.

    Oruca niyet etme zamanı

    Soru: Oruca niyet etmenin başlangıç ve sonu normalda ne zamandır?

    Cevap: Ramazan orucu ve adakla belirlenimiş muayyen orucun niyetinin vakti akşam ezanından sabah ezanına kadardır, ama vakti muayyen olmayan oruçların (kaza orucu ve mutlak adak orucu gibi) niyet vakti akşam namazından bir sonraki günün öğlesine kadardır.

    Sünnet orucunun niyet vakti akşam ezanından bir sonraki günün akşamına niyet edecek vakit kalıncaya kadardır.

    Oruca niyet etme şekli

    Soru: Ramazan ayında hergün için ayrı ayrı niyet mi etmek gerekir, yoksa ayın başında bir kez niyet etmek yeter mi?

    Cevap: Eğer ramazan ayının ilk gecesinde bütün ayı oruç tutmağa niyet ederse yeterlidir. Ancak her akşam yarının orucunu tutmağa niyet etmek daha iyidir (ihtiyatı müstehap).

    Kiralık orucun zamanı ve şekli

    Soru: Eğer birisi kiralık oruç tutmağı kabul ederse onu tutmak için acele etmesi gerekir mi? Ayrıca bazı sebeplerden dolayı o orucun tamamını tutamazsa, acaba kalan kısmını başka birisine tutturabilir mi?

    Cevap: Eğer sizi oruç için kiralayan bir vakit belirlemişse veya acele tutulması gerektiğini ima etmişse, belirlenen vaktin geçirilmemesi gerekir. Ancak böyle bir vakit bilirleme olmamışsa onu geciktirmenin sakıncası yoktur. Elbette bu geciktirme ihmal derecesine ulaşmamalıdır. Ayrıca bu orucun bir kısmını başkasına tutturmak istiyorsa kendisini kiralayanın izniyle bu işi yapmalıdır.