*ALİ*

Kalbin en çok sevdiği kelime…

Kalbe en hoş terennüm ve kalbi en iyi tedavi eden merhem…

Kalbi öldürüp dirilten en yüce hekim…

Ali arzudur,Ali aşktır,Ali haktır,Ali doğruluktur…

Ali evveldir,Ali âhirdir,Ali zahirdir,Ali bâtındır…

Ali….Ali….Ali….

Benim beyanım acizdir ey muhip.

Kelimelerim yetmez,işaretlerim kusurludur hayranlığım ve hayretim derindir.

Ali’nin sıfatlarının dalgaları beni öyle vuruyor ki dalgaların yüksekliğini göz göremiyor.

İşit bak Safiyyüddin el Hillî nasıl yazmış:

Sıfatlarında zıt şeyler toplanmış,

Bu yüzden benzerlerin sana boyun eğmiş.

Zâhidsin,hâkimsin,sabırlısın,cesursun,

Şecaatlisin, âbitsin, fakirsin ,cömertsin.

Bu sıfatlar hiç bir beşerde toplanmadı,

Kullar asla buna sahip olmadı.

Ahlakının yumuşaklığından meltem yeli utanır,

Şiddetinin karşısında kaya parçaları erir.

Ey benim Hz.Ali aleyhisselam’ı seven aziz kardeşim!

Hz.Ali aleyhisselam’ı tanıyan irfan âbidesi ve zamanın en büyük fakihi olan büyük alim

Seyyid Muhammed Hüseyn el İsfahani el Ğerâvi r.a. yi dinle:

-223-

Aliyyül Murtezâ’yı yücelikle an,

Kelimenin tam anlamıyla beşerin mevlâsını.

Hatta o velayetin doruk noktasındadır,

O velayetin ne haddi vardır ne de sınırı.

İlahi vasıfların tecelligâhıdır Ali

Yaratma iradesi ve çıkış noktasıdır Ali

Yaratış ve oluşumun kaynağıdır

Emrine itaat edilmesi gereken rehberdir.

Yüce kalemdir o,hikmet levhidir,

Kitabın özüdür o,imamların babası.

Hatta o nazil olan kitapların aslıdır,

Besmelenin be harfinin noktasıdır.

Zatı ehed olan nurun kandilidir,

İsimlerin ve sıfatların muallimidir.

Kifayetli elindedir zafer anahtarları,

Hatta kaza ve kaderin anahtarları.

Elindedir ezel feyzinin ipleri,

Çünkü onun yüce eli Allah’ın yüce elidir.

Onun ayın(harfi)marifetin aynıdır,

Hatta bütün sıfatlarda odur Allah’ın gözü.

*** *** ***

Sırlar onun kulağında ayandır,

Çünkü hiçbir şey ona gizli kalmaz,kalamaz.

Onun kalbi bütün varlıkların kalıbı,

Bütün imkan aleminde varlıkların hayatı.

Güzel yüzü lâhut aleminin kopyasıdır,

Musa da ona ulaşmak istese denir ki; Asla!

Nuru güneşe benziyor görünse de,

Ali güneşe benzemekten münezzehtir.

Neden mi?Çünkü O’dur sabah ışığını yayan,

Hem ruhlar hem de zerr alemlerinde.

*** *** ***

Yüce Allah kendi adını ona verdi,

Bu ona keramettir ve fazilettir.

Bu isim ona isimler aleminde verildi,

Yıldızlar göğünde tıpkı güneş gibidir.

-223-

Kaza ve kader belaları yazsa dahi,

Öyle bir isim ki belalar onunla bertaraf olur,

Öyle bir isim ki ağaçlar o isimle yeşerir,

Öyle bir isim ki meyveler o isimle olgunlaşır.

Yedi gök direksiz olarak yükseldi, Ali’nin ismiyle

Çünkü onun ismi en hayırlı dayanak ve direktir.

*** *** ***

Öyle bir isim ki alem onun etrafında döner,

Öyle bir isim ki melekler ondan yardım ister.

Öyle bir isim ki azamet bahçesini o nurlandırır,

Öyle bir isim ki dünya evi onunla düzenlenir,

Öyle bir isim ki Adem onunla seçkin kul oldu,

Rabbi tarafından ve o isimle affoldu.

Öyle bir isim ki Nuh onunla kurtuldu,

Ve Nuh gemisi en hayırlı mecrada yüzdü.

Öyle bir isim ki Halil onunla halilliğe ulaştı,

Allah onu bu yüce şerefle şereflendirdi.

Öyle bir isim ki onunla ateş soğudu,selamet oldu,

Hatta o isim sayesinde imamet onun oldu.

Öyle bir isim ki Musa onunla Kelim oldu,

Ve o isim sayesinde kerim bir menzile ulaştı.

Kendinden geçince o isimle tekrar doğruldu,

Allah’la mülakatta tecelli anında.

Öyle bir isim ki Mesih onunla yüce insan oldu,

Belalardan kurtulup güvenle göğe çekildi.

Öyle bir isim ki Ahmed o isimden meded istedi,

Olaylar şiddetlenip sıkıntı esnasında.

*** *** ***

Öyle bir isim ki bütün nebi ve vasiler,

İmtihan oldukları beladan onunla kurtuldular.(1)

Şimdi ey muhip!

Kalbinin kulaklarını aç ve benimle birlikte bir takva abidesi

ve irfan mabedi olan ve Necef’in âbidi ve zahidi Şeyh Hüseyin Necef(r.a.)’in şu sözlerine kulak ver.

Bu büyük alim Seyyid Bahr ul ûlûm’un en seçkin talebesidir ve Seyyid,

cenazesine bu büyük alimin namaz kılmasını temenni etmiştir(2):

(1) “Envar ul Kudsiyye” adlı manzumesinden .sf,25, 26, 27, 28.den.

(2) Bkz.Fevâid ur Ricâliyye c1 sf 41.

-224-

Ey yaratılışın sebebi fikir sende hayrandır,

Zatının manasını anlamakta iş zora düşmüştür.

Bir kavim hiçbir örtüye riayet etmeden

Rabb dedi sana ama gerçek bu değil.

Bu sırrın bir hikmeti var,sırrı var,

Bu sırrın yüzünden bütün sırlar hicaba büründü.

Eğer o sırr olmasaydı hepimiz gulat(aşırı) olurduk,

Sırda iman vardır ve o sırrı açmak küfrdür.

Arşın rabbi sıfatlarından sana bahşetti,

Senin buna layık gördü bu büyük bir iftihardır.

Kendine mahsus vasıflardan sana has vasıf verdi,

Seninle tanıdık onu ,iş bize aşikar oldu.

Sana verdiği vasıflardan biri şu ki,

Sen bir şeyin olmasını istediğin zaman o iş oldu.

Seni ilah olarak ananlara şaşmamak gerek,

Onu mazur görenlere de şaşmamak gerek.

Nuraniyyet ile tanıma hadisinde vasilerin efendisi

Hz.Ali aleyhisselam Selman ve Ebu Zerr’i muhatap alarak şöyle buyurmaktadır:

“Ey Selman ve ey Cundeb!Dediler ki ;Lebbeyk ya Emirelmuminin!

O hazret buyurdu ki: Rabbimin emriyle Nuh’u gemisinde taşıyan benim.

Ali bir beşerdir ama nasıl bir beşer,

Rabbi onda tecelli etmiş ve zahir olmuş.

O ve kaynak tıptı güneş ve nuru gibi,

O ve İlah ,nur ile kamer gibi.

O Allah değil örneği Allah verdi,

Tıpkı ateş ve taş gibi buyurdu.

Alemin yaratılış nedeni odur,eğer.

O olmasaydı alemde ne bir iz ne de bir şey olurdu.

Senin düşündüğünün her zaman üstündedir,

Akıl ve nefis ve düşünceden üsttedir.

Bütün varlıkların cevheridir Ali ve evlatları

On bir tane hepsi de tüm alemin başıdır.

Her kim ölmeden onu tanıyamazsa,

Onun ölümü inek ve eşek ölümüdür.(2)

Merhum Şeyhimiz Muhammed Hüseyn el İsfahâni r.a. bunun gibi manaları ne güzel söylemiş;

Eğer perdelerin yırtılsa görülmez

Senden gayrı bir mihver ne de merkez.

Bu devranın rabbine andolsun ki

Üstünsün,hiçbir şey sana benzemez.(1)

Vasilerin efendisi aleyhisselama yazdığı kasidede ise şöyle der:

Gaybın ve hazırın merkezidir O,

Varlık aleminin kutbudur O,

Kamil akıl ve nefislerin babası,

Benzeri olmayan mesel-i â’lâdır O.

(1)?imdiki ?iirle bu ba?l???n aras?ndaki ili?kiyi ak?

l sahiplerine anlatmaya gerek yoktur.

YA ALI

Ey k?nay?p ele?tiren b?rak beni, gel i?it benim bu halimi.

Ben hâdimim Aliyyel Murtaza’ya Veliler velisi mevlal mevâli.

Onu her ne kadar övdüysem dediler a??r?ya gittin ey gâli!

Hakk? yakinle gördükten sonra art?k ne farkeder ki.

Allah’?n öyle âyeti ki her söz O’nun helali.

Sen art?k benimle nereye dek cedelle?irsin ki,

Beni bu yolda k?nayan adam,kendi halime b?rak beni.

Seni kurtarana git ve sap?kl???mla b?rak beni.

Mustafâ’n?n vasisini sevmek kemalin ta kendisidir.

K?yametteki zahiremdir, arzular?m?n kayna??d?r.

Dinimi onunla tamamlad?m,sözümü O’nunla bitirdim.(1)

1) Şimdiki şiirle bu başlığın arasındaki ilişkiyi akıl sahiplerine anlatmaya gerek yoktur.

*YA ALİ*

Ey kınayıp eleştiren bırak beni, gel işit benim bu halimi.

Ben hâdimim Aliyyel Murtaza’ya Veliler velisi mevlal mevâli.

Onu her ne kadar övdüysem dediler aşırıya gittin ey gâli!

Hakkı yakinle gördükten sonra artık ne farkeder ki.

Allah’ın öyle âyeti ki her söz O’nun helali.

Sen artık benimle nereye dek cedelleşirsin ki,

Beni bu yolda kınayan adam,kendi halime bırak beni.

Seni kurtarana git ve sapıklığımla bırak beni.

Mustafâ’nın vasisini sevmek kemalin ta kendisidir.

Kıyametteki zahiremdir, arzularımın kaynağıdır.

Dinimi onunla tamamladım,sözümü O’nunla bitirdim.(1)

‘Kîsâ’ hadisinin sonunda Hz.Ali aleyhisselam da şöyle buyuruyor:

“Öyleyse vallahi kurtulduk ve mutluluğa erdik.Aynı şekilde şiamızda kurtuldu

ve dünya ve ahirette mutluluğa erdi,Kâbe’nin rabbine andolsun ki.”(2)

Diyorum ki:Seyyidim ey Emirülmüminin.


more post like this