İslam kaynakları

    1. home

    2. book

    3. Ali b. Ebi Talib’in (a.s) Kur’an-i Hekim’i Tanıtma liyakati

    Ali b. Ebi Talib’in (a.s) Kur’an-i Hekim’i Tanıtma liyakati

    Ali b. Ebi Talib’in (a.s) Kur’an-i Hekim’i Tanıtma liyakati

    • Ayetullah Cevadi Amuli
    download

      Download

    Ali b. Ebi Talib’in (a.s) Kur’an-i Hekim’i Tanıtma liyakati
    Rate this post
    description book specs comment

    Kur’an’ın çeşitli boyutlarını incelemek hususunda Müminlerin Emiri’nin liyakat ve uygunluğu iki açıdan ispat edilebilir:
    1- Hz. Ali (a.s) tertemiz Ehl-i Beyt’ten (a.s) sayılmaktadır. Dolayısıyla o mukaddes zatların Kur’an ve marifetleri hususunda liyakatini ve ehliyetini ispat eden deliller, Hz. Ali’yi (a.s) da kapsamaktadır.
    2- Hz. Ali’nin (a.s) ilmi ve ameli salahiyeti hususunda çok özel naslar mevcuttur.
    Ehl-i Beyt’in tayin edilmesinin önceliğinin ve Kur’anî kavramlar ve ilimleri açıklamak için kesin ehliyetinin delillerinden biri de, Sünni ve Şia’nın senet ve metnine kesin olarak inandıkları Sekaleyn hadisinin yanı sıra, Hz. Ali’nin (a.s) , ismet Ehl-i Beyt’inin azameti hakkındaki sözleridir. Nitekim Hz. Ali (a.s) Nehc’ul Belağa’da şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın sırrının yeri, emrinin sığı¬nağı, ilminin kay¬nağı, hükümlerinin merkezi, kitapları-nın barınağı, dininin dağları Ehl-i Beyt’tir. Dinin bel büküklüğü onlar ile doğ¬rulur ve titremesi onlar saye¬sinde gider, dincelir.”
    Hakeza: “Bu üm¬metten hiç kimse Muhammed (s. a. v) ‘in Ehl-i Beyt’iyle mukayese edi-lemez. Hiç bir zaman (Ehl-i Beyt’in) nimetlerinin üzerine aktığı kimseyle (Ehl-i Beyt) bir sayıl¬maz. Onlar dinin esası, yakinin direğidir…Velayet hakkının özellikleri sa¬dece onlarındır. Vasiyet ve veraset de onlar¬dadır.”
    Hakeza: “Hidayet bizimle istenebilir, körlük bizimle giderilebilir.”
    Hakeza: “Kur’an’ın yücelikleri onlardadır. Onlar, rahmanın hazineleridir; konuştukları zaman doğru söylerler. Sus¬tuklarında kimse onları geçemez.”
    Hakeza: “Onlar, (Ehl-i Beyt) ilmin hayatı ve dirilişi, cehaletin ölümüdürler. Hilimleri, si-ze ilimlerinden, zahirleri batınlarından ve sessiz kalışları konuşmalarındaki hikmetlerinden haber verir. Hakta ay¬rılığa düşmez, ona karşı durmazlar. Onlar, İslam’ın di¬rekleri ve halkın sığınaklarıdır. Hak, onlarla yerine ge¬lir, batıl onlarla yerinden ayrılır ve dili kökünden kesi-lir. Dinin hükümlerini işitip rivayet ederek değil, kavra¬yıp uygulayarak anlamışlardır. Çünkü, ilmi rivayet eden çoktur, ama riayet/amel eden çok azdır.”

    • Ayetullah Cevadi Amuli