EHL-İ BEYT MEKTEBİNDE “TAKLİT”

EHL-İ BEYT MEKTEBİNDE “TAKLİT”

Şia’ya göre her mükellef insan, hükmü herkesce bilinecek derecede açık olmayan şer’i hükümlerde, ister namaz, oruç, zekat ve hac gibi ibadi hükümlerle olsun ve ister muamelat denilen gayri ibadi hükümlerle ilgili olsun, hatta bütün davranış ve haraketlerinde aşağıda zikredilen üç yoldan biriyle amel etmek zorundadır. a) Eğer kendisinin ilmi yönden ehliyeti varsa kendisi içtihat edip […]

  • ŞİA
EHL-İ BEYT MEKTEBİNDE “TAKLİT”
Rate this post
about this book
  • overview

    Şia'ya göre her mükellef insan, hükmü herkesce bilinecek derecede açık olmayan şer'i hükümlerde, ister namaz, oruç, zekat ve hac gibi ibadi hükümlerle olsun ve ister muamelat denilen gayri ibadi hükümlerle ilgili olsun, hatta bütün davranış ve haraketlerinde aşağıda zikredilen üç yoldan biriyle amel etmek zorundadır. a) Eğer kendisinin ilmi yönden ehliyeti varsa kendisi içtihat edip delillerine rücu ederek o hükmü elde etmelidir. Müçtehit olan birisini taklit etmesi caiz değildir. b) Veya amellerinde ihtiyat üzere amel etmelidir. c) Ya da şartlara haiz olan bir müçtehiti taklit etmelidir. Taklit mercii olan müçtehitte gerekli olan şartlardan bazılan şunlardır: Müçtehit bâliğ, adil, alim, Şia-i isna aşeriyye, (Oniki imam şiası) erkek, dinin koruyucusu, kendi heva ve hevesine muhalefet eden ve mevlasının emrine muti' olan

  • details
    • ŞİA
  • reviews