İslam kaynakları

    1. home

    2. book

    3. Ehli Beyt Öğretisi

    Ehli Beyt Öğretisi

    Ehli Beyt Öğretisi

    • 2 Aylık Düşünce ve Kültür Dergisi
    download

      Download

    Ehli Beyt Öğretisi
    Rate this post
    description book specs comment

    Takdim
    Su ve gıda almadan insanın maddi hayatını sürdürmesi mümkün olmadığı gibi insanın madde ötesi yönü olan ruhu da hayatını koruyabilmesi ve gerekli olan kemaline erişmesi için gıdaya ihtiyaç duymaktadır. Gıdasız bırakılan ruh, gıdasız kalan beden gibi ölmeye mahkumdur. İnsan ruhunun gerçek gıdası ise bilinçtir. Bilincin insanda oluşmasının en önemli yollarından biri insanın hayat ve evren hakkında edindiği bilgilerdir.
    İnsan her şeyden önce kendi yaratılış gayesi hakkında doğru bir yorum aramalı ve bu çerçevede diğer çabalarına yön vermelidir. Bilinçsiz bir insan ne uğuruna hayatını sarf edeceğini ve neye bağlanacağını, neyi ve ne için seveceğini bilmez ve sadece geçici tutkularla bir süre kendini avutur.
    İnsan, bu hayattaki çabalarıyla sonsuza dek kendi geleceğini belirlediğine göre yukarıda söz konusu edilen bilinci elde etmenin önemi iyice ortaya çıkar. Çünkü insan, yaratılış gayesi yolunda kendisine kılavuzluk edecek bilgilerle donanmazsa, ebedi hayattaki geleceğini kendi eliyle tehlikeye düşürmüş olur ve sonuçta bedbahtlar grubuna karışabilir. Bu yüzden insanın hayattaki ilk hedefi en sağlam kaynaklara başvurarak kendi hayatına yön ve anlam verecek bilinci elde etmesidir.
    Bu arada önemli olan bu bilincin doğru kaynağını tespit etmektir.
    Bizce insanın bu bilinci elde etmek için başvuracağı en sağlam kaynak Ehli Beytidir.
    Ehli Beyt’ten ilim ve marifet almayanlar, ilim ve nurdan yoksundurlar ve arkaları sıra gidenleri daha fazla karanlığa doğru çekerler. Çünkü Yüce Allah son Peygamberden sonra Ehli Beyt’in ilim ve marifet kaynağı olmalarını istemiştir. İlahi irade yalanlanamayacağına göre başka yerlerde nur ve kurtuluş arayanlar serap peşindedirler.
    Allah’ın emri üzere Peygamber (s.a.a) defalarca ve özellikle hayatının son günlerinde ve özellikle veda haccında ümmetine kendinden sonra sapıklığa düşmemeleri için başvuracakları tek kaynağın Kur’an ve Ehli Beyt olduğunu açıklamış ve şöyle buyurmuştur:
    “Ehli Beytten öne geçmeyin yoksa helak olursunuz ve onlardan geri de kalmayın yine helak olursunuz. Onlara bir şey öğretmeye kalkışmayın; çünkü onlar sizden daha bilgindirler.”
    Bizzat Ehli Beyt İmamları da bu gerçeği defalarca ifade etmişlerdir. Örneğin İmam Cafer Sadık (a.s),  şöyle buyurmuştur:
    “İnsanlar, alimler, öğrenenler ve çerçöpler olarak üç kısma ayrılırlar. Biz Ehli Beyt alimleriz, bize uyanlar öğrenenlerdir ve diğerleri ise çerçöptür.[1]
    İmam   Muhammed Bakır (a.s) da iki büyük Kur’an Müfessiri olan Selmet b. Kuheyl ve Hakem b. Uteybe’ye hitaben şöyle buyurmuştur:
    “Doğuya da gitseniz Batıya da gitseniz, biz Ehli Beyt’ten kaynaklanan ilimden başka doğru bir ilim bulamazsınız.”[2]
    Biz herhangi bir bağnazlığa kapılmadan gerçek hayat bilinci peşinde olan araştırmacı kimseleri, Ehli Beyt’i tanımaya ve sonra ister nesnel hayat bazında ve isterse ortaya koydukları ilim ve öğreti yönünden diğer mektep ve okul sahipleriyle ve kurtarıcı vasfını taşıyan şahsiyetlerle mukayese etmeye çağırıyoruz.
    Elinizdeki bu mütevazı çalışmadan gayemiz de inşaallah siz kardeşlerimizi Ehli Beytin nurlu şahsiyetleriyle ve kutlu öğretileriyle tanıştırmaktır. Bundan başka hiçbir gaye gütmüyoruz; Allah buna şahittir ve O şahit olarak yeter.

    • 2 Aylık Düşünce ve Kültür Dergisi