İslam kaynakları

    1. home

    2. book

    3. ELMÜRACAAT

    ELMÜRACAAT

    ELMÜRACAAT

    • ELMÜRACAAT
    download

      Download

    ELMÜRACAAT
    Rate this post
    description book specs comment

    ÇEVİR ENİN ÖNSÖZÜ
    Bu kitap H. 1355 (1936) yılında yayınlandığı zaman İslam âleminde çok büyük yankılar uyanıklar uyandırmış, okuyucular tarafından olağanüstü ilgiyle kapışılmıştır. Üç kez basılması islam okurlarına yetmemiş olacak ki, bütün kütüphânelerden en çok aranan eser haline gelmiştir. Aradan yıllar geçtiği halde bugün bile hala çok aranan ve az bulunan bir eserdir.
    Farsça, Urduca hatta İngilizce’ye çevirildiği halde bu güne kadar Türkçe’ye çevirecek bir himmet sahibinin çıkmayışı hayret vericidir.
    Uzun zamandan beri bu kitabın Türkçe’ye çevrilmemesini bir eksiklik, bir kayıp olarak düşündüm. Nihayet hiç kimsenin böyle bir çabaya giriştiğini görmeyince, kolları sıvamaktan başka çare kalmadığını anladım. Bu dalda deneyimli olduğumu iddia edemem. Buna rağmen, “iyi” denecek şekilde çeviri yapacağıma inanıyorum. Bu inançla yola çıkıyor ve Cenab-ı Allah’ın beni Türk islam okurları huzurunda mahcup etmemesini temenni ediyorum. Bu kitabın, Türkiye’de mevcut olan Sünni-Alevi problemini çözmeye yardımcı olabilecek mâhiyette olduğuna inanıyorum.
    Daha doğrusu, Türkiye’de bulunan yirmi milyona yakın Alevi’nin hor görülmesi şöyle dursun, onların dayandıkları Ehl-i Beyt mezhebinin en büyük mezhep olduğunu ve ona saygı duyulmasının gerekli olduğunu da meydana çıkaracağını umuyorum.
    Hatta, öyle sanıyorum ki, “Şîi-Caferi” Mezhebinin diğer dört Mezhep gibi resmen tanınması halinde, zaman zaman baş göz- teren mezhep kışkırtmaları azalacak ve zamanla yok olacaktır. Zira kışkırtmacılar ellerindeki malzemeyi kaybedeceklerdir. Bununla birlikte biz, Cenab-ı Allah ve Resül-ü Ekrem ine (s.a.a) sığınıp kitabın çevirisini yapalım. Okurlar ve bilhassa din adamları arasından asıl bir yankı uyandıracağına tanık olalım.
    Şunu da açıklamamız gerekir: Sayfaların çocuğun altındaki dipnotta dahil, kitapta ne varsa, yazara aittir. Bizden herhangi bir ilave yapılmadığı gibi, aksine uzun ve tekrarı çok olan konuları sıkıcı olmasın diye kısaltmayı uygun gördük.
    S.SONAY Abdulhüseyin Şerefüdin’in Hayatta Şia aleminin en büyük alimlerinden biri olan “Abdülhüseyin Şerefüddin,
    Hicri 1290 yılında Irak’ın Kâzımmiye şehrinde doğmuştur. Bahası, Şerif Cevad oğlu, ,Şerif Yusuf isminde tanınmış bir zattır. Annesi ise, babasının amca kızlarından Zehra’dır.
    Küçük yaşta ailesi tarafından büyük bir inatla eleştirilen Abdülhüseyin bilhassa din ilminde asrın tanınmış şeyh z’e imamlarından çok istifade etmiştir. Ve büyüdükçe ilmi de büyümüş, nihayet muhitinde parmakla gösterilen en büyük alimlerden biri olmuştur. Hocaları Irak’ın başta gelen alimleri sayılan Tabatabâi, Horasâni, Fethullah İsfahâni, şeyh Muhammed Tâha Necefi ve şeyh Hasan Kerbelâî gibi tanınmış büyük isimlerdir.
    Tahsilini bitirip bir çok ilmi muzakere ve Rınazaralara katılınra yıldızı parlamış ve adı islam dünyasının her tarafında iluulur hale gelmiş daha sonra da, otuz iki aşında, esas vatanı olan Lubnan’a gittiyindeki “Amile,
    bölgesine dönmüş, hemşehrileri tarafından coşku ve sevgiyle karşılanmıştır. Büyük alim, burada da boş durmamış, kısa zamanda h erkesin takdirini kazanmış ve her ilmi mesele hasıl olduğu zaman, başta aranan kişi olmuştur. Ayrıca çok büyük hatip olan üstad, her konuşmasında dtnle`’icilerini büyülemiş ve nihayet bütün dlimler tarafından ziparet edilmeye başlayınca evi blr ilim merkezi haline gelmi,ctir.

    • ELMÜRACAAT