GADİR-İ HUM

GADİR-İ HUM

MÜTERCİMİN ÖNSÖZÜ Allah-u Teala kerim ve hekim olduğundan, lütfü gere-ğince kullarını, imamsız ve kılavuzsuz bırakmaz şüphesiz. İlk yaratıkla birlikte, Allah’ın tekvini hidayeti; nefs içgüdü ve sosyal olmayı da beraberinde getiren bilinçli yaratığın ortaya çıkmasıyla da ilahi önderler vasıtasıyla O’nun teşriî hidayeti başlamıştır. Yeryüzü var oldukça bu hidayet, yüce yaratıcının sonsuz lütuf, rububiyyet ve uluhiyyetinin gereği […]

  • Allame EMİNİ
GADİR-İ HUM
Rate this post
about this book
  • overview

    MÜTERCİMİN ÖNSÖZÜ Allah-u Teala kerim ve hekim olduğundan, lütfü gere-ğince kullarını, imamsız ve kılavuzsuz bırakmaz şüphesiz. İlk yaratıkla birlikte, Allah’ın tekvini hidayeti; nefs içgüdü ve sosyal olmayı da beraberinde getiren bilinçli yaratığın ortaya çıkmasıyla da ilahi önderler vasıtasıyla O’nun teşriî hidayeti başlamıştır. Yeryüzü var oldukça bu hidayet, yüce yaratıcının sonsuz lütuf, rububiyyet ve uluhiyyetinin gereği olarak devam edecektir. Kaynağı alemlerin Rabbi’nin sonsuz ilmi olan İslam dini, beşerin kişisel ve toplumsal yaşantısı hakkında emirler sadır etmiş ve kendi takipçilerini mükemmel bir toplumsal düzen içinde dünya ve ahiret saadetine doğru davet etmiştir. Hekim olan Allah-u Teala bu nizamın düzenli ve doğru bir şekilde icrası için, asıl kaynakla irtibatı olan rehber ve İmamlar tayin etmiş ve imameti, hiç bir asırda geçerliliğini kaybetmeyecek ve sürekliliğini koruyacak olan İslam’ın esaslarından karar kılmıştır. Çünkü İslam dini ebedidir ve ilahi ahkamları ortadan kalkmayacak ve geçerliliğini koruyacaktır. Bu konuya dair Kur’an ve hadisten yüzlerce delillerimiz vardır. Allah Resulü (s.a.a) yaşadığı dönemde bu tevhidi niza-mın rehberliğini kendisi üstlenmiştir. Bizzat kendisi İslam Ümmetinin insanlara ulaşmasında aracı olmuştur. Hz. Peygamber (s.a.a) kendinden sonra ümmete rehber tayin etmek için Hz. Ali b. Ebu Talib’i küçüklüğünden itibaren kendi özel terbiyesi altına almış, dinin sırlarını ona öğreterek can gözünü gayb alemine açmış ve onu ilim kaynağıyla tanıştırmıştır. Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Peygamber (s.a.a) bana bin ilmin kapısını açtı. Her bir kapıdan bin kapı daha açılıyordu. Allah Resulü bana binlerce ilmin kapısını açtı. Bu yüzden benim geçmiş ve gelecekten haberim vardır.”  Hz. Ali (a.s) da yüce Peygamber’in kendisine öğrettiği ilmi, kendisinden sonraki İmam’a kendisinden sonrakide, bir sonrakine, o da bir sonrakine... ta Ehl-i Beyt’in on ikinci masum İmamı Hz. Mehdi (a.s)’a kadar öğretmekle yükümlü idiler.

  • details
    • Allame EMİNİ
  • reviews