İslam kaynakları

    1. home

    2. book

    3. GERÇEK SÜNNET EHLİ ŞİA’DIR

    GERÇEK SÜNNET EHLİ ŞİA’DIR

    GERÇEK SÜNNET EHLİ ŞİA’DIR

    • PRF. DR. MUHAMMED TİCANÎ SEMAVÎ
    download

      Download

    GERÇEK SÜNNET EHLİ ŞİA’DIR
    Rate this post
    description book specs comment

    ÖNSÖZ
    Âlemlerin gerçek sahibine şükürler olsun. Onun salâtı, selamı ve rahmeti peygamber ve resullerin en yücesi olan efendimiz Muhammed’e (sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem) ve onun tertemiz Ehlibeyt’ine (aleyhimü’s-selam) olsun.
    Peygamber efendimiz (s.a.a) şöyle buyurur: “Allah katında âlimlerin mürekkebi, şehitlerin kanından daha hayırlıdır.” [1]
    Bu yüzden her yazar birlik, beraberlik, barış ve huzur adına insanları hidayet edici şeyler yazar; bu yolla onları karanlıktan aydınlığa çıkarmaya çalışır. Çünkü Allah’ın dinini tebliğ etmek ve adaleti hâkim kılmak için canını feda eden ve şehit düşen bir kimse, sadece kendi çevresinde toplanan insanlara etkili olabilir. Ama insanlara ders veren ve onlar için bir şeyler yazan kimse, gerek yetiştirdiği öğrencilerle, gerekse yazdığı bilgilerle bunu nesilden nesle aktaran insanlar aracılığıyla daha fazla bir kitleye etki eder. Bu hayır, kıyamete kadar onunla birlikte olur. Her şey harcandıkça azalır, ama ilim harcandıkça (aktarıldıkça) daha da artar. Nitekim Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
    “Eğer Allah bir kişiyi senin elinle hidayet ederse, bu, senin için güneşin değdiği her şeyden veya dünya ve içindeki her şeyden daha hayırlıdır.” [2]
    Nice yazarlar var ki yıllar önce ölüp gittiler ve kemikleri çürüdü. Ama düşünceleri ve bilgileri geride bıraktıkları kitaplarıyla hâlâ yaşıyor. Bunlar arasında yüzlerce kez, tekrar tekrar basılan ve insanlar arasında onlara ışık tutmaya devam eden kitaplar var.
    Eğer şehit yaşıyor ve Allah katında çeşitli nimetlerle nimetlendirili-yorsa, âlimler de halkı aydınlattıkları için Allah katında canlıdırlar ve halkın gözünde aynı konuma sahiptirler. İnsanlar onları rahmetle anıyor ve onlar için hayır dualarda bulunuyorlar.
    Ama ben âlim değilim ve böyle bir iddiam da yok. Bencillikten Allah’a sığınırım. Bilakis ben, onların hizmetkârıyım ve onların birikimlerinden faydalanıyorum. Sofralarındaki kırıntıları topluyor, adım adım onları izliyorum.
    Yüce Allah beni Nasıl Hidayete Kavuştum [3] kitabını yazmaya muvaffak edince birçok yazar ve araştırmacı arkadaşım, Doğrularla Birlikte [4] adlı kitabı da yazmam için beni teşvik etti. Bu kitap da yoğun ilgi gördü. Tüm bunlar beni daha çok araştırma yapmaya sevk etmişti. Derken üçüncü kitap olarak Zikir Ehline Sorun adlı kitabımı yazdım. Bu kitapta İslam’ı ve İslam Peygamberini savundum. Peygamberimize edilen iftiralara cevap verdim. O dönemde kendisine ve Ehlibeyt’ine reva görülen birtakım oyunları belgeleriyle okuyucuya sundum.
    Arap ve İslam dünyasından sevgi, saygı ve kardeşlik içeren çok sayıda dostane mektuplar aldım. Ardından, dünyanın çeşitli yerlerinde konferans ve panellere davet edildim. Amerika, İran, İngiltere, Pakistan, Kenya, Doğu Afrika ve İsveç’te düzenlenen konferanslarda hazır bulundum.

    • PRF. DR. MUHAMMED TİCANÎ SEMAVÎ