İTİKADÎ ESASLAR VE DİNÎ BUYRUKLAR

İTİKADÎ ESASLAR VE DİNÎ BUYRUKLAR

BİRİNCİ CİLT ÖNSÖZ DİN Peygamberlerin, Allah tarafından insanları doğru yola iletmek için getirmiş oldukları itikadî esaslara, ilmî değerlere ve ahlakî buyruklara din denir. Onların getirmiş oldukları itikadî esasları öğrenmek ve ahlakî buyruklarını yapmak, insanların iki dünyada da mutlu olmalarına neden olur. Bizler, dindar olursak; Allah’ın ve peygamberin buyruklarına uyarsak; hem bu fani dünyada, hem de […]

  • Allâme Muhammet Hüseyin TABATABAÎ
Rate this post
about this book
  • overview

    BİRİNCİ CİLT ÖNSÖZ
    DİN
    Peygamberlerin, Allah tarafından insanları doğru yola iletmek için getirmiş oldukları itikadî esaslara, ilmî değerlere ve ahlakî buyruklara din denir. Onların getirmiş oldukları itikadî esasları öğrenmek ve ahlakî buyruklarını yapmak, insanların iki dünyada da mutlu olmalarına neden olur. Bizler, dindar olursak; Allah’ın ve peygamberin buyruklarına uyarsak; hem bu fani dünyada, hem de sonsuz olan öteki dünyada mutlu oluruz. Açıklama: Yaşamını yanlışlar içinde geçirmeyen, güzel ahlaklı olan ve iyi işler yapan kişinin mutlu bir kişi olduğunu biliyoruz. Allah’ın dini bizleri, işte bu mutluluğa iletmekte ve şöyle emretmektedir: İlk olarak; doğru olan itikadî esasları aklınızla ve vicdanınızla kavramalısınız. Onları, saygın ve mukaddes saymalısınız. İkinci olarak; örnek ve güzel işler yapabilmeniz için güzel ahlaklı olmalısınız. Dolayısıyla din üç kısma ayrılmaktadır: 1: İtikadî esaslar 2: Ahlak 3: Amel 1-İtikadî Esaslar Aklımıza ve vicdanımıza başvurursak, çok şaşırtıcı bir düzene ve uyuma sahip olan varlık âleminin kendi kendine var olamayacağını, küçüğünden büyüğüne var olan düzenlerinin (sistemlerinin) düzenleyicisiz olmayacağını anlarız. Dolayısıyla bu büyük varlık âleminin sonsuz kudrete ve sonsuz ilme sahip olan; evrendeki sistemleri, işlerin hepsinde karar kılmış olduğu değişmez yasalar vesilesiyle mükemmel bir adaletle ve eksiksiz bir dengeyle yöneten; bir yaratıcısı vardır. Hiçbir şey boşuna ve hedefsiz yaratılmamıştır. Hiçbir varlık, Allah’ın yasalarının dışında değildir. Yarattığı varlıklara vermiş olduğu bunca lütuflara ve ihsanlara sahip olan böyle bir Allah’ın (genellikle heveslerinin esiri olan ve sonunda da sapıtıp bedbaht olan) insanları kendi hallerine başıboş bırakmış olduğuna inanmak olanaksızdır. Bundan dolayı yanlış yapmaktan uzak olan peygamberler vesilesiyle, uyguladıkları zaman mutluluğa ulaştırması için insanlara yönelik bazı emirler göndermelidir. Yaratıcının emirlerine ve buyruklarına uymanın ödülleri bu dünyada bütünüyle belli olmayacağından dolayı, güzel amel işleyenlerin amellerinin ödüllerini görmeleri ve kötü amel işleyenlerin de amellerinin cezalarını çekmeleri için, insanların amellerinin karşılıklarının ödeneceği başka bir âlem olması gerekir. Sonraki sayfalarda geniş bir şekilde açıklayacağımız gibi; din, insanları işte bu ve buna benzer hak olan itikadî esaslara yönlendirip cehaletten ve gafletten sakındırmaktadır. 2-Ahlak Din, bizlere şöyle söylemektedir: Yaşarken güzel sıfatlara sahip olun. Kendinizi övülmüş ve hoş özelliklerle süsleyin. Sorumluluk sahibi, hayırsever, barışsever, şefkatli, güler yüzlü ve adil olun. Hakkı savunun. Sizin için belirlenmiş olan sınırları aşmayın. İnsanların canlarına, mallarına ve namuslarına saldırmayın. İlim ve bilim öğrenme konusunda gerekli olan özveriden kaçınmayın. Netice olarak yaşamın bütün konularında adalet ve itidal (orta yol) sahibi olun. 3-Amel Din, şöyle emretmektedir: Yaşarken kendinizin ve toplumun hayrına olan işler yapın. Fesada ve bozgunculuğa neden olan işlerden uzak durun… Yine şöyle söylemektedir: Yaratıcıya kulluk etmek unvanıyla, kulluğun ve itaatin alameti olan namaz, zekât v.b. gibi amelleri yerine getirin. İşte bunlar, dinin davet etmiş olduğu yasalar ve emirlerdir. Bilindiği gibi; bunların bazıları itikadî, bazıları ahlakî ve bazıları da ameli (eylemsel) konulardır. Açıklandığı gibi; insanların yegâne mutluluk vesilesi, kabul etmek ve uygulamaktır. Çünkü bizler insanların gerçekçi olmak, hoş ahlak edinmek ve güzel amel işlemek dışında mutluluk sahibi olamayacaklarını biliyoruz.

  • details
    • Allâme Muhammet Hüseyin TABATABAÎ
  • reviews