Muhsin KIRAATİ 1.Cilt

Muhsin KIRAATİ 1.Cilt

Çeviren’in Önsözü Allah-u Teala teşrii iradesinin gerçekleşmesi için Kur’an-ı Kerim’i indirmiştir. Ardından da Peygamber’i göndermiştir ki davranışlarıyla Kur’an-ı Kerim’i hayata ge-çirsin ve hem de Allah-u Teala’dan aldığı ezeli ilim saye-sinde Kur’ani gerçek¬leri açıklasın. Bu manada din bilimcilerin iki kaynağı vardır; Kur’an-ı Kerim ve sünnet. Yani önce Kur’an-ı Kerim’e, sonra da Kur’an-ı Kerim’i hakkıyla anlamak için […]

  • Hacı Şeyh Muhsin KIRAATİ
Muhsin KIRAATİ 1.Cilt
Rate this post
about this book
  • overview

    Çeviren’in Önsözü Allah-u Teala teşrii iradesinin gerçekleşmesi için Kur’an-ı Kerim’i indirmiştir. Ardından da Peygamber'i göndermiştir ki davranışlarıyla Kur’an-ı Kerim’i hayata ge-çirsin ve hem de Allah-u Teala’dan aldığı ezeli ilim saye-sinde Kur'ani gerçek¬leri açıklasın. Bu manada din bilimcilerin iki kaynağı vardır; Kur’an-ı Kerim ve sünnet. Yani önce Kur’an-ı Kerim’e, sonra da Kur’an-ı Kerim’i hakkıyla anlamak için sünnete müracaat etmelidirler. O halde dini araştırmalarda sünnet bilim ve siret bilim ibret almak için tarihi olayları araştırmak gibi sıradan bir şey de-ğildir. Aksine bizzat Kur’an-ı Kerim’i tanımak demektir. O halde Peygamber-i Ekrem’in sünneti olmaksızın sağlıklı bir din bilim ortaya koyulamaz. Siretten habersiz araştır-macılar bid'at çukuruna düşerler. Mevlana'nın dediği gibi: “Ondan ayrılan herkes, Ne kadar zengin de olsa fakirdir.” Evet deniz okyanusa karışınca sahilsiz olur. Enbiya ve ilahi evliyalar da Allah-u Teala’nın okyanusuna karışıp sa-hil¬siz olmuş büyük zatlardır. Dolayısıyla Peygamber-i Ek-rem’in ve Ehli Beyt'in bütünüyle tanınması Anka kuşunu avlama rüyasına benzer ki, “Anka kuşu avlanmaz tuzağı kal-dır.” Bu esas üzere Kur’an-ı Kerim’in tam bir  şekilde bilin-mesi de sadece ilimde derinleşmiş olanlar için mümkün-dür. Bu özellikler tecelli yoluyla Allah-u Teala’nın diğer gerçek velilerine ve marifet erbabına da sirayet eder. Nite-kim Mevlana şöyle diyor: “Ağaçlar kalem, denizler mürekkep olsa, Mesnevi'nin sonu gelmez.” Hafız ise bu hususta şöyle diyor: “Hafız kadar hiç kimse düşünce perdesini açmadı. Ta gelinlerin örüğüne söz tarağı vursunlar.” Bunları zikretmekten maksadım şudur ki, Peygamber-i Ekrem’in gerçek sünnet ve sireti de Kur’an-ı Kerim gibi sa¬hilsiz birer okyanustur ve bu konuda konuşmak sadece su¬suzluğu gidermek için denizden su içmeye benzer. De-nizi tümüyle almak mümkün değilse de susuzluğu gidere-cek öl¬çüde istifade etmek mümkündür. Sünnetin lügat ve ıstılahta çeşitli manaları mevcuttur. Din bilimde Peygamber-i Ekrem’in söz, davranış ve ikrar mana¬sına gelen sükutuna denir. Başka bir tabirle sünnet, Pey¬gamber-i Ekrem’in hadisleri, filleri ve beyanlarıdır. İs-lam alimleri ictihadın kaynakları olarak Kur'an, siret, akıl ve icmaı göstermektedirler. Bu manada sünnet ve siret birbi¬rinden farklıdır. Sünnet, fiil, söz ve sükut için kullanı-lırken, siret sözlü davranış biçimini ifade eder; söz veya davranışın kendisini değil. O halde Peygamber-i Ekrem’in sireti Pey¬gamber-i Ekrem’in söz ve davranış biçimidir. Bu hususta üstad Mutahhari şöyle diyor: “Bazı insanlar biçimsiz ve şekilsiz¬dir. Rast gele davranırlar ama, büyük şahsiyetlerin ha-yatı kanun ve usul üzeredir.”

  • details
    • Hacı Şeyh Muhsin KIRAATİ
  • reviews