Şefaat Üzerine

Şefaat Üzerine

Takdim Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. Salât ve selâm varlıkların en üstünü Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya (s.a.a) ve O’nun tertemiz Ehlibeyti’ne olsun. Peygamber efendimizin (s.a.a) hayatta olduğu dönemde, onun varlığı itikadî konularda Müslümanlar arasında ihtilaf ve kargaşayı önemli ölçüde engelliyordu. O dönemde Ehli-kitab’ın Müslümanlar arasında yaydığı şüphelerin, ayetlerin yanlış anlaşılmasının ve algılanmasındaın fazla bir etkisi söz […]

  • Allâme M. Hüseyin TABATABAÎ
Şefaat Üzerine
Rate this post
about this book
  • overview

    Takdim Hamd âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Salât ve selâm varlıkların en üstünü Peygamberimiz Muhammed Mustafa'ya (s.a.a) ve O'nun tertemiz Ehlibeyti'ne olsun. Peygamber efendimizin (s.a.a) hayatta olduğu dönemde, onun varlığı itikadî konularda Müslümanlar arasında ihtilaf ve kargaşayı önemli ölçüde engelliyordu. O dönemde Ehli-kitab'ın Müslümanlar arasında yaydığı şüphelerin, ayetlerin yanlış anlaşılmasının ve algılanmasındaın fazla bir etkisi söz konusu değildi. Ancak Resul-i Ekrem'in (s.a.a) vefatından sonra du-rum farklıydı; özellikle gerçekleşen fetihler, İslâm coğrafyasındaki genişlemeler ve İslâm düşünürlerinin Fars ve Yunan felsefelerinden alıntılar yapması, kelâmî ve itikadî konularda ihtilafa davetiye çıkaran sebeplerden sadece birkaçıdır. Bunun yanında, Peygamber efendimizin (s.a.a) vefatından sonra birçok Müslümanın tutkularına yenik düşmesi, araştırmalarda metodolojik yanılgıya kapılmalar, daha elîm ve tehlike arz eden husus, Resulullah'ın (s.a.a) kendisinden sonra ilim mercii ve emaneti sayılan Ehlibeyt'in tazyif ve terk edilmesi, artık itikadî konularda ihtilafın baş göstermesini kaçınılmaz kılıyordu. O kadar ki bundan, ittifakla kabul edilen kelâmî konular bile payını almıştı. Yukarıda sıralanan nedenlerden dolayı kelâmî konular arasında birtakım akidevî ihtilaflar çıktı. Bu da Müslümanların gerçek İslâm çizgisinden çıktığını ve dolayısıyla İslâmî düşünceyi anlayabilmek için Resul-i Ekrem'in (s.a.a) Kur'-ân'dan sonra sarılmamızı emrettiği ikinci ağır emaneti olan Ehlibeyt'e müracaatta kusurumuzun sonucunun ne kadar ağır olduğunu gösteriyordu. Kur'ân-ı Kerim'in açık ifadesi ve mütevatir hadislere dayanarak Müslümanlar arasında ittifakla kabul edilen şefaat konusu da, bu musibetten nasibini aldı ve birtakım eğri düşünceye sahip şüphecilerin bunu inkâr etmelerine ve ilgili ayet ve hadisleri mesnetsiz yorumlamalarıyla tartışmaya kalkışmalarına kadar ilerledi. Bu yüzden İslâmî konularda insanlara ışık tutmayı yayın ilkesi hâline getiren Kevser Yayıncılık olarak, bu hususta da büyük İslâm âlimlerinin kaleme aldıkları eserlerini size sunarak bu alandaki görevimizi yerine getirmek istedik. Bu kitapta ilkönce akademik çevrelerce tanınan Muham-med Hâdi ESEDÎ'nin konuyu genel olarak ele alıp değerlendirdiği makalesini, daha sonra Ustad Murtaza MUTAHHARİ'nin konuyu "Adl-i İlâhî" çerçevesinde değerlendirdiği makalesini ve daha sonra da konuyu değerli ve eşsiz "el-Mizân" tefsirinde başlı başına daha geniş ve derinlemesine işlemiş olan Allâme TABATABAÎ'nin makalesini sırasıyla getirdik. Şefaat konusuna farklı açılardan yaklaşan ve bu konuda hiçbir şüpheye yer bırakmayan bu eserin faydalı olması ümidiyle. Tevfik Allah'tandır

  • details
    • Allâme M. Hüseyin TABATABAÎ
  • reviews