Velayet

Velayet

Çevirmenin Önsözü Tüm ümmet, Resulullah’tan sonra Hz. Ali (a. s. ) ve diğer Ehl-i Beyt İmamları’na (a.s) tabi olmakla yükümlüdür. Nite¬kim Resulullah (s.a.a) da “Ali’nin taraftarları kurtuluşa erenlerin ta kendi¬leridir.” diye buyurmuştur. Ayrıca Allah-u Teala da Şura suresinin 23. ayetinde Resulullah’ın adına; “(De ki) sizden tebliğime karşılık bir ücret is¬temiyorum, istediğim ancak yakınlara sevgidir.” diye […]

  • Ayetullah Cevadi Amuli
Rate this post
about this book
  • overview

    Çevirmenin Önsözü Tüm ümmet, Resulullah’tan sonra Hz. Ali (a. s. ) ve diğer Ehl-i Beyt İmamları’na (a.s) tabi olmakla yükümlüdür. Nite¬kim Resulullah (s.a.a) da “Ali’nin taraftarları kurtuluşa erenlerin ta kendi¬leridir.” diye buyurmuştur. Ayrıca Allah-u Teala da Şura suresinin 23. ayetinde Resulullah’ın adına; “(De ki) sizden tebliğime karşılık bir ücret is¬temiyorum, istediğim ancak yakınlara sevgidir.” diye buyurmuştur. Yani Resulullah 23 yıl boyunca çektiği zahmet ve çabalara karşılık sadece Ehl-i Beyt’ini sevmeyi istemektedir. Dolayısıyla Ehl-i Beyt’i sevmek bir meslek değil, dini bir görevdir. Resulullah (s.a.a) Gadir-i Hum’da ise şöyle buyurmuştur: “Ey in-sanlar! Sizin aranızda iki paha biçilmez şey bırakı¬yorum. Bu iki paha biçilmez şey Allah’ın kitabı ve Ehl-i Beyt’imdir.” Bütün bu bilgiler ışığında anlıyoruz ki Resulullah’tan (s.a.a) sonra Ehl-i Beyt’i sevmek ve Kur’an’ın gerçek müfes¬sirleri olan bu nurlu insanlara tabi olmak dini bir yü¬kümlülüktür. Dolayısıyla bazılarının, “Ehl-i Beyt’i sevmek bir meslek¬tir. Herkes bir mesleği seçebilir. Bazıları Ehl-i Beyt’i sev¬meyi meslek edinmiştir. Ehl-i Sünnet ise ayrı bir mesleği seçmiş¬tir.”demesi doğru bir düşünce tarzı değildir. Her Müslüman Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’ini sevmek zorundadır. Resulullah, risaleti karşılığında bizlerden sadece bunu is-temiştir. Hz. Ali’yi sevmeyen bir insana Muaviye ve Yezid’i sevmek kalır. Zira her ikisini sevdiğini iddia et¬mek, nur ile zulmeti sevmek gibi saçma bir iddiadır. Bu hem şer’i hem de akli açıdan doğru bir inanç değildir. Bilindiği gibi Kur’an-ı Kerim’de Ehl-i Beyt kelimesi üç yerde kullanılmıştır. 1-Hz. Musa’nın (a.s) kıssasında. . . Hz. Musa (a.s) bebek iken Allah’ın emri üzere annesi tarafından bir sandık içerisine bırakılıp Nil nehrine atılmış ve Firavun ailesi tarafından, Kur’an’ın ifadesiyle, kendilerine bir düşman ve üzüntü kaynağı olsun diye sudan alınmıştı. Bu küçük çocuk hiç bir kadının sütünü emmeyince Firavun ailesi şaşırıp kalmışlardı. O sırada Hz. Musa’nın (a.s) kız kardeşi gelerek onlara: “. . . Ben si¬zin adınıza onun bakımını üstlenecek ve onun hayrını isteyecek bir Ehl-i Beyt’i (ev halkını) size tanıtayım mı?”demişti.”

  • details
    • Ayetullah Cevadi Amuli
  • reviews